12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.... Tüketici Mahkemesi... Sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen ve mahkememizin 2025/12 Esasına kaydı yapılan İtirazın İptali davasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında ... Abonelik Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme ile ... abonelik numarası ile GSM hattını kullanmaya başladığını, davalı tarafın ödemelerini tam ve zamanında yapılmamış olması nedeniyle borçlu bulunduğunu, davalının kullanmış olduğu hatta istinaden almış olduğu hizmete ilişkin olarak düzenlenen faturalarının ödememesi üzerine ...'nin ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun takip konusu alacağa karşı kötü niyetli olarak ve takibi durdurmak maksadıyla yasal süresinde itirazda bulunduğunu ve takibi durdurduğunu, söz konusu itirazın haksız ve yasal dayanaklardan yoksun olduğunu, tarafların aralarında imzaladıkları sözleşme ile ödeme şekli ve faiz oranı ve miktarını belirlediklerini, borç miktarının ve faiz hesabının sözleşmeye ve ilgili kanunlara uygun olarak tespit edildiğini, itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu,16/02/2024 tarihinde UYAP üzerinden İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ataması sonucu ... dosya numarası ile başlayan arabuluculuk sürecinin 01/03/2024 tarihinde karşı tarafın mazeret göstermeksizin toplantıya katılmaması sebebiyle görüşme yapılamadan anlaşamama olarak sonuçlandırıldığını beyan ederek ...'nin ...
E. Sayılı dosyası ile yapılan 1.073,68-TL'lik takipte yapmış olduğu;
takibe, borca, ferilerine, borcun faiz oran ve miktarına, vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
.... Tüketici Mahkemesi ...kararı ile görevsizlik kararı vererek mahkememize göndermiş, mahkememizin 2025/12 Esasına kaydı yapılmıştır. Dava, ödenmeyen fatura alacağına dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine yöneliktir.
Sözleşmenin davacı ile dava dışı şirket arasında yapıldığı, ancak takibin dava dışı şirket yerine gerçek kişi davalı hakkında yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının ise yine şirket yerine davalı gerçek kişi adına açıldığı, dava dilekçesi ve eklerinin davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. "...1- Husumet konusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü ve 115 inci maddesinde yer alan dava şartı olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden gözetilir.
2.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
3.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Bkz. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 288 ).
4.Diğer taraftan, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur..." (Yargıtay 3.HD'nin 2023 /5462 E 2024/3653 K sayılı içtihadından alınmıştır .)
Takip hukukuna göre takipte kim borçlu gösterildi ise itirazın iptali davasının o kişiye karşı açılması gereklidir.
Davacı tarafından taraf değişikliğinin yanılgıya dayandığı iddia edilmemiş ise de bu husus itirazın iptali davasında dinlenilemeyecek ve davanın niteliği gereği ıslahla taraf değişikliği de yapılamayacaktır. Tüm bu hususlar gözetildiğinde dosya üzerinden davanın pasif husumetten reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın pasif husumet yokluğundan reddine,-Alınması gerekli 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan bir yargılama bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 10/01/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)