12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/2136 E. , 2024/7447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2, 62/1, 50/1-a,52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2020/8125 Esas, 2022/6699 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin tartışılarak uygulanmasına karar verildiği ancak sanığın itirazı üzerine genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek, yine 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; verilen kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 1.56 promil alkollü vaziyette araç kullanarak, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılamada, hükümden önce olağan zaman aşımı süresini kesen en son işlemin 10.03.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve 8 yıllık olağan zaman aşımı içerisinde mahkemece 25.01.2024 tarihinde mahkumiyet kararı kurulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki zaman aşımı dolduğu gerekçesiyle düşme öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi. .