7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2024/16 E. , 2024/10104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
A. Malen Sorumlu ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Malen sorumlu ...'ın 19.03.2013 günü talimat mahkemesinde alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini keza aracı sattığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı cihetle, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ...
ve ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri; malen sorumlunun iyiniyetli olduğuna, nakil aracının suçta kullanılacağını bilmediğine, suç kastı bulunmadığına, müsadere kararının orantısız ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; verilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle itiraz ettiğine, zamanaşımının dolduğuna, lehine olan kanunun uygulanmadığına, mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
3.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; arama işleminin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımının dolduğuna, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığına, lehine olan kanunun uygulanmadığına, mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR
01.01.2013 tarihinde, saat 22.30 sıralarında, kamyondan çuvallara sarılı eşya indirildiği ihbarı üzerine, sanık ...’ın sürücüsü olduğu, sanık ... ile hükümden sonra vefat eden sanık ... ve hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen ve araç sahibi olan sanık...'un hazır bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı 2004 model kamyondan indirilen çuvallar ve koliler içerisindeki toplam 5.836 karton ve 9 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmalarında; suça konu sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemek istemediğini, beraatine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında; sanıklardan...’a ait nakil aracında şoför olarak çalıştığını, sanık ...’ın ev eşyası nakliyesi olduğunu söyleyerek, araca eşyaları ...’in yüklediğini, suça konu sigaralardan haberinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise sanığa gönderilen duruşma davetiyesi tebliğ edilemediğinden, bozmaya karşı beyanının alınamadığı belirlenmiştir. Kovuşturma aşamasında tutanak tanıkları G. K., S. Ç., O. İ., M. E., A. K., G. K. ve İ. B.'nin dinlenerek, olay tutanağı içeriğinin doğru olduğunu beyan ettikleri belirlenmiştir. Olay tutanağı, savunmalar ve bilirkişi raporuna göre suça konu sigaraların kaçak olduğu, gümrüklenmiş değerinin ise 124.841,04 TL ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre "fahiş" değerde olduğu belirlenmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
III. GEREKÇE
A. Malen Sorumlu ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Malen sorumlu ...'ın 19.03.2013 günü talimat mahkemesinde alınan beyanında 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini, keza aracı sattığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı cihetle, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ...
ve ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden
Olay tutanağına göre, suç tarihinde sanık ...'ın sürücüsü olduğu, yanında sanık ... ve diğer sanıkların hazır bulundukları kamyondan indirilen ticari nitelikteki kaçak sigaraların ele geçirilmiş olması, savunmalar, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıkların eyleminin ele geçen eşyanın niteliğine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, dava konusu eşyanın değerinin fahiş olduğu da gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu ve mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) fıkraları olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle sanıkların lehine olan Kanun'un belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanık ...'a soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık ... hakkında, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3.01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü ve dokuzuncu, yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile üçüncü ve sekizinci fıkralarındaki değişiklikler ve onuncu fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Malen Sorumlu ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, malen sorumlu ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ...
ve ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2024 tarihinde karar verildi.