Esas No
E. 2010/3288
Karar No
K. 2011/1841
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/3288 E.  ,  2011/1841 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 105 ada 470 parsel sayılı 1097,76 m2 yüzölçümündeki ve tarla niteliğindeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Davaya konu 105 ada 470 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar da yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.

Somut olayda davaya konu taşınmazı çevreleyen komşu taşınmazların tutanak örnekleri getirtilmediğinden komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtları ya da tutanak içerikleriyle dava konusu taşınmazın niteliği denetlenememiştir. Öte yandan iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmaz başında yapılan keşifte mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmediği gibi tek mahalli bilirkişi dinlenmiş, tespit tutanağı içeriği ile keşifte belirlenen durum çeliştiği halde tespit bilirkişilerinin tümü dinlenmemiş, çelişki giderilmemiş, uzman ziraatçi bilirkişiden rapor alınmış ise de fotoğrafçı götürülmediğinden hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin raporunu denetleme olanağı da bulunamamıştır. Hal böyle olunca sözü edilen raporun yargı denetimine açık olmadığı da kuşkusuzdur. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu 105 ada 470 parsel sayılı taşınmaza komşu olan taşınmazların kadastro tutanak suretleri ile varsa dayanak kayıtları getirtilmeli, dosya keşfe hazır hale getirildiğinde yöreyi iyi bilen, el verdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler ve ziraat yüksek mühendisi ve ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ile dinlenmeyen tutanak bilirkişilerinin tümü ve mahkemece resen seçilecek konusunda uzman bir fotoğrafçı hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmaz mahkeme heyeti ile birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı meyil durumu, taşınmazda taş ya da toprak unsurundan hangisinin galip olduğu duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi de yapılmalı, bu olgular da keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, mahkeme heyeti ve uzman bilirkişi kurulu hazır olduğu halde taşınmazın fiziksel yapısını göstermeye elverişli gününü, ayını ve yılını gösterecek şekilde fotoğrafı çekilmeli, fotoğraf bizzat keşifte hazır bulunan hakim tarafından da çekildiği gün, ay ve yılı gösterecek biçimde onaylanmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı usulün 259.maddesi hükmü uyarınca dinlenerek varsa açık bir deyişle taşınmazın gözlemi sonucunda saptanan maddi, hukuki ve fiziki olgularla tespitte saptanan hukuki, maddi ve fiziksel olgular arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşif izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan ise mahkeme gözlemini aynen yansıtmaya elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, özellikle sözü edilen belgelerde komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise bu belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği üzerinde durulmalı, önceki günlü hükmün dayanağı keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraat bilirkişisinin ibraz ettiği ve uzman bilirkişi kurulunun ibraz edeceği raporlar denetlenmeli, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 17 ve 18.maddesi hükümleri eşliğinde sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K3402 md.18
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog