7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/4803 E. , 2011/2057 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar Bayram ve ... ile katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 133 ada 2, 6 ve 12, 145 ada 5, 8 ve 10 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 133 ada 2 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, diğer dava konusu taşınmazlar ise 1/2’şer paylı olarak davalı ... ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği dava konusu taşınmazların mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, davacı ile aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Bayram ve ... ile katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir
Dava ve temyize konu 133 ada 2, 6 ve 12, 145 ada 5, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalılar Bayram ve ...'ın ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin bulunmadığı gibi, taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği gibi Kadastro Mahkemesince taşınmazların hangi köye ait mera olduğuna dair aidiyet belirleyecek şekilde hüküm de kurulamaz. Meralar'a aidiyet belirleme, yenilik doğurucu haklardan olup görevli mahkeme Genel Mahkemelerdir. Mahkemece aidiyet belirlenmeden taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalılar Bayram ve ... ile katılan davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile Genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 ve 4 bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 2. bent olarak "Katılan davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına," sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 144,90 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 31.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.