Esas No
E. 2023/5592
Karar No
K. 2024/24509
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/5592 E.  ,  2024/24509 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

26.04.2016 tarihli eylem sebebi ile; Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli, 2017/537 Esas ve 2018/431 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Ankara Bölge Adliye

Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli, 2018/2217 Esas ve 2019/344 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve Dairemizin 19.01.2021 tarihli, 2020/11841 Esas ve 2021/583 Karar sayılı ilamı ile temyiz istemlerinin esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği,

17.05.2017 tarihli eylem sebebi ile; Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli, 2017/898 Esas ve 2018/799 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli, 2019/886 Esas ve 2019/544 Karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği ve Dairemizin 11.11.2021 tarihli, 2020/11628 Esas ve 2021/11606 Karar sayılı ilamı ile temyiz istemlerinin esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği,

Sanık müdafiinin Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu 03.01.2022 tarihli yargılamanın yenilenmesi konulu isteminin karar düzeltme-itiraz olarak değerlendirilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2022 tarihli yazısı ile itiraz yoluna gidilmediğinin bildirildiği,

Sanık müdafiinin 29.06.2022 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2022 tarihli yazısı ilgi tutularak yeniden yargılamanın yenilenmesi konulu dilekçe verdiği ve Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/898 Esas sayılı dosyasında 26.07.2022 tarihli ek karar ile talebin tayin ve takdiri hususunda yetkili mahkemenin Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafiinin 27.07.2022 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği ve Yalova 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.08.2022 tarihli ve 2022/1094 D.iş sayılı dosyasında itirazın kabulüne karar verildiği, Akabinde, Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/898 Esas sayılı dosyasında 16.09.2022 tarihli ek karar ile; sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ve infazın durdurulmasına karar verildiği,

Ek kararın akabinde dosyanın 2022/437 Esas sırasına kaydı yapılıp, Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli, 2017/898 Esas ve 2018/799 Karar sayılı kararı kaldırılarak, yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 4-a, 43 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezasından, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli, 2017/537 Esas ve 2018/431 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 4-a ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasının mahsubu ile neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın süresinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemize geldiği anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; 17.05.2017 tarihli eyleme ilişkin, Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/898 Esas sayılı dosyasındaki mahkûmiyet hükmü ile 26.04.2016 tarihli eyleme ilişkin Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/537 Esas sayılı dosyasındaki mahkûmiyet hükmünün her ikisinin de Dairemizin temyiz incelemesi sonrası temyiz istemlerinin esastan reddine dair ilamlar ile kesinleştikleri birlikte değerlendirildiğinde, Yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinde; "(1)Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

1.Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

2.Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

3.Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

4.Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.

5.Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

6.Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır." şeklinde düzenlendiği, Kanun metninde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin dosya kapsamında bulunmadığı, bu eylemlere ilişkin ancak 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yolunun işletilebileceği ve bu bağlamda da sanık müdafiinin talebine yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2022 tarihli yazısı ile itiraz yoluna gidilmediğinin bildirildiği anlaşıldığından, 26.04.2016 ve 17.05.2017 tarihli eylemler arasındaki zaman farkı ve suç yerlerinin farklı olması birlikte değerlendirildiğinde, her iki eylem müstakil suç olduğu gibi, 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesindeki yargılamanın yenilenmesi şartları da oluşmadığından, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla zincirleme suç hükümleri uygulanıp kesinleşen 26.04.2016 tarihli eyleme ilişkin mahkûmiyet hükmünün mahsubuna karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Sanığın her iki eylemine konu dosyaların temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmaları ve Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin incelemeye konu kararının infaz aşamasında verilmiş olması sebebi ile sanık yönünden 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil etmediği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Karardan bir örneğinin Hakimler ve Savcılar Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog