7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .... ESAS
SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN :
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA BAKIMINDAN;
TALEP
davacı vekili özetle; 19/08/2017 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı araçla ... Mah. .... yol üzeri .... Kampı civarında tam ve asli kusurlu olarak, müvekkilin sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucu oluşan yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, 20/09/2001 doğumlu henüz 17 yaşında olan müvekkili ...'ın yaralandığını ve sakat kaldığını, .... Polis Merkezi Amirliği ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma nolu evraklarının celbini talep ettiklerini, ... Hastanesi engelli sağlık kurulu raporluyla müvekkilinin maluliyet oranının %48 olarak belirlendiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun usul ve yasaya aykırı olarak trafik poliçesi genel şartları yerine kasko poliçesi genel şartları gerekçe gösterilerek reddedildiğini, Borçlar Kanunu 46. Maddesi bedensel zarara uğrayan kimsenin büsbütün veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını isteyebileceğini, geçici iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masrafların ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların, haksız eylem ve kaza sonucu yaralanan kişinin, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşunca kadar yaptığı ve ilerde yapacağı tüm masraflarını isteyebileceğini, meydana gelen olay nedeniyle müvekkillerinin %48 malul kaldığını ve yaşam boyu daha fazla efor sarfetmek zorunda kaldığını, müvekkilinin eğitim süreci ve tüm yaşamının sarsıldığını, gelecek hayatında madden ve manen büyük kayıplar yaşayacağının açık olduğunu, kaza nedeniyle 17 yaşında desteğe muhtaç hale geldiğini, bu nedenle manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine akrar vereceği parae tutarının adalete uygun olması gerekeceğini, müvekkilleri açısından 80.000,00 TL manevi tazminat talepleri bulunduğunu, davalıların KTK 85. Maddesi ve Borçlar Kanunu uyarınca davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun düzenlendiğini, Borçlar Kanunu 46. Maddesi uyarınca geçici ödeme taleplerinin bulunduğunu, davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu, müvekkillerinde oluşan cismani zarar nedeniyle oluşacak maddi tazminat nedeniyle 1.500,00 TL maddi tazminatın, kalıcı maluliyet, bakıcı giderleri, bakım yol ve tedavi giderinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 80.000,00 TL manevi tazminat öncelikle 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin, dava konusu trafik kazası nedeniyle son derece üzgün olduğunu, kazanın istemeyerek meydana geldiğini, zarar görenlerden özür dilediklerini, sorumlu olduğu ölçüde taraflara ödemeler yaptığını, yine mağdurların tedavileriyle ilgilendiğini, tedavi süreçlerini takip ettiğini ve elinden geldiği kadarıyla yardımcı olduğunu, davacı vekilinin, davalı ...'nın olayda %100 kusurlu olduğunu, ileri sürmüş ise de bu iddianın doğru olmadığını, davacılardan ...'ın kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, ehliyeti olmadığını, motorsiklet kullanma yetkisi olmadığını, yine motorsiklet sürücüsünün tedbirli ve dikkatli bir sürücü olarak kendi şeridinin en sağ kısmından seyretmiş olsa idi, kazanın meydana gelmeme ihtimalinin olduğunu, diğer yandan motorsikletteki her iki mağdurun da kaskları, dizlikleri ve korucuyu yelekleri olmadığını, bu eksiklikler olmasaydı da kazada mağdurların daha hafif yaralanmış olacaklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'Nın %100 kusurlu olmadığını, mağdur motor sürücüsünün kendi şeridinin en sağında seyretmediğini, .... hastanesinden alınan maluliyet oranına itiraz ettiklerini, tedavinin devam ettiğini, tedavi devam ederken, alınan raporun geçerli olmadığını, tedaviler tamamlandıktan sonra ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davanın SGK'ya ihbarını talep ettiklerini, KTK madde 98 ve Sigorta Genel şartlarına göre tedavi tamamlanıncaya kadar bütün tedavi giderleri ve bakıcı masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu, davacı tarafın bu yöndeki taleplerini SGK'dan talep etmesi gerektiğini, davacıda kalıcı mağduriyet olursa da bu hususun .... Plakalı aracın sigortacısı olan .... Sigorta'nın sorumlu olduğunu, davalının kendi sorumluluğunu dikkate alarak 29/12/2017'de mağdur ... 'ın babası ...'ın banka hesabına 30.000,00 TL havale ettiğini, ancak dava dişlekçesinde iş bu ödemeden hiç bahsedilmediğini, yapılan ödemenin mahsup edilmediğini, manevi tazminata mahsuben makul bir ödeme dava öncesi yapıldığından, manevi tazminat yönünden davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca kaza nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini, ... plakalı aracın 19.08.2017 tarihi itibariyle ... nolu poliçe ile .... SİGORTA'ya sigortalı olduğunu, .... Sigorta vekilinin müvekkili ... için "galericilik yapmaktadır" beyanının doğru olmadığını, uzun yıllar Fransa'da yaşadığını, ülkesine döndükten sonra ise Fransızca tercümanlık işleriyle uğraştığını, tercümanlık işi nedeniyle müşterisi ve ayrıca aile dostu olan .... plakalı araç sahibi ....'ın, ... plakalı aracında meydana gelen elektronik arızanın tespit ve tamiri için otomobilini ...'ya teslim ettiğini, ... rica üzerine otomobildeki arızayı tespit ve tamir ettirdiğini, tamir sonrası aracı bir iki gün test amaçlı kullandığını, dava konusu kazanın bu arada meydana geldiğini, davalı ...'nın hayatının hiçbir döneminde galericilik yapmadığını, ...'nın ehliyeti olduğunu, , Kaza sırasında Alkollü olmadığınıu, ... hiç alkol kullanmayan bir kişi olduğunu, .... Sigortanın, sorumluluktan kaçmaya yönelik beyanlarının doğru olmadığını, kabul etmediklerini beyanla, müvekkilinin dava öncesi 30.000,00 TL ödeme yaptığı dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davanın reddine, maddi tazminat ve tedavi giderleri hususunda SGK ve .... Sigorta şirketi sorumlu olduğundna, davalı için maddi tazminat yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili olan mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının zararından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, dosya kapsamındaki ifade tutanağından, aracı kullanan ...'nın aracın müşterisine ait olduğunu, test etmek için aldığını belirttiğini, ...'nın oto galerici olduğunu, aracın alım satım için kendisine verildiği sırada kullanılması ve dava konusu kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi m bendi gereğince 2918 sayılı Kanunun 104 ünci ve 105 inci maddelerinde düzenlenen sorumlulukların teminat harici olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile maluliyet hesabında genel şartlarda da açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranının nazara alınması gerektiğini, sürekli maluliyet tespiti yapılana kadar geçici iş göremezlik zararından, tedavi giderlerinden ve bakıcı giderinden sorumluluklarının olmadığını, genel şartlar ile bu durumun değiştiğini, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin talepleri ve bakıcı gideri talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, yeni genel şartların 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konsuu kazanın yeni genel şartlar kapsamında olduğunu, yeni trafik sigortası genel şartları A.5.b maddesi uyarınca tedavi giderleri nedeniyle tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, sigorta polçiesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrutdan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tespitini ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kuruluna sevk edilerek maluliyet raporunun alınmasın talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacıları mali ve içtimai durum araştırmasının yapılması gerektiğini, davacının mesleğinin maluliyetten önceki ve sonraki gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer faktörler tespit edilerek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılması gerektiğini, teknik faiz'in %1.8 olarak kullanılması gerektiğini, hesaplamalarda vergilendirilmiş belgelerin kullanılması gerektiğini, belge olmaması halinde asgari ücretin nazara alınması gerektiğini, tazimatın AX,N formulü ile hesaplanması gerektiğini, tazminat hesaplanırken devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü alınması gerektiğini, trafik sigortası ve maluliyet teminatının mevcut olduğu motorlu taşıtlara ilişkin sorumluluk sigortalarında teminat kapsamında gerçekleştirilecek tazminat ödemelerinde münhasıran 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik ölçü alınması gerektiğini, TC: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 20/09/2010 tarih ve 44390 sayılı Motorlu Araçlara İlişkin Zorunlu Sigortalarda Tazminat ödemelerine esas olan maluliyet oranları hakkında sektör duyurusu uyarınca, arazların oransal değerlendirmelerinde iş bu yönetmeliğin esas alınarak hazırlanan raporların kabulü gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinden faizden dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, müvekkiline davadan önce başvuru yapıldığını, ancak gerekli evrakın ibraz edilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyetnin hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 iş günü sonra başlayacağını, söz konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun da poliçe nedeniyle olmadığını, haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhlerine vekalet ücreti ve mahkeme masraflarından sorumlu tutulmamaları gerektiğini, .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde poliçe evraklarını, teminatlarının poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluklarının teminatlarının 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu hususun Trafik Sigortası Genel Şartları A-1 ve B-2-b maddesinde düzenlendiğini, malul kalan kişinin motor üzerinde seyahat ederken, kask takmaması ve uygun kıyafetleri giymemesi nedeniyle müterafik kusurlu olması nedeniyle hesaplama yapılırken asgari %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, Borçlar Hukuku 44:maddesi gereği indirim yapılması gerektiğini, malul kalanın sigortasız, ehliyetsiz, tescilsiz, plakasız motorsiklet üzerinde seyahat etmesi nedeniyle de asgari %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, emsal Yargıtay kararları mevcut olduğunu beyanla davanın yetki yönünden reddini, haksız davanın reddine karar verilmesini aksi halde poliçe limitiyle sorumlu tutulmalarını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN :
TALEP
davacı vekili özetle; 19/08/2017 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Mah. ... yol üzeri .... Kampı civarında tam ve asli kusurlu olarak, müvekkilin sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucu oluşan yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, 20/09/2001 doğumlu henüz 17 yaşında olan müvekkili ...'ın yaralandığını ve sakat kaldığını, .... Polis Merkezi Amirliği ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu evraklarının celbini talep ettiklerini, ... Hastanesi engelli sağlık kurulu raporluyla müvekkilinin maluliyet oranının %48 olarak belirlendiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun usul ve yasaya aykırı olarak trafik poliçesi genel şartları yerine kasko poliçesi genel şartları gerekçe gösterilerek reddedildiğini, Borçlar Kanunu 46. Maddesi bedensel zarara uğrayan kimsenin büsbütün veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını isteyebileceğini, geçici iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masrafların ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların, haksız eylem ve kaza sonucu yaralanan kişinin, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşunca kadar yaptığı ve ilerde yapacağı tüm masraflarını isteyebileceğini, meydana gelen olay nedeniyle müvekkillerinin %48 malul kaldığını ve yaşam boyu daha fazla efor sarfetmek zorunda kaldığını, müvekkilinin eğitim süreci ve tüm yaşamının sarsıldığını, gelecek hayatında madden ve manen büyük kayıplar yaşayacağının açık olduğunu, kaza nedeniyle 17 yaşında desteğe muhtaç hale geldiğini, bu nedenle manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine akrar vereceği parae tutarının adalete uygun olması gerekeceğini, müvekkilleri açısından 80.000,00 TL manevi tazminat talepleri bulunduğunu, davalıların KTK 85. Maddesi ve Borçlar Kanunu uyarınca davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun düzenlendiğini, Borçlar Kanunu 46. Maddesi uyarınca geçici ödeme taleplerinin bulunduğunu, davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu, müvekkillerinde oluşan cismani zarar nedeniyle oluşacak maddi tazminat nedeniyle 1.500,00 TL maddi tazminatın, kalıcı maluliyet, bakıcı giderleri, bakım yol ve tedavi giderinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 80.000,00 TL manevi tazminat öncelikle 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin, dava konusu trafik kazası nedeniyle son derece üzgün olduğunu, kazanın istemeyerek meydana geldiğini, zarar görenlerden özür dilediklerini, sorumlu olduğu ölçüde taraflara ödemeler yaptığını, yine mağdurların tedavileriyle ilgilendiğini, tedavi süreçlerini takip ettiğini ve elinden geldiği kadarıyla yardımcı olduğunu, davacı vekilinin, davalı ...'nın olayda %100 kusurlu olduğunu, ileri sürmüş ise de bu iddianın doğru olmadığını, davacılardan ...'ın kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, ehliyeti olmadığını, motorsiklet kullanma yetkisi olmadığını, yine motorsiklet sürücüsünün tedbirli ve dikkatli bir sürücü olarak kendi şeridinin en sağ kısmından seyretmiş olsa idi, kazanın meydana gelmeme ihtimalinin olduğunu, diğer yandan motorsikletteki her iki mağdurun da kaskları, dizlikleri ve korucuyu yelekleri olmadığını, bu eksiklikler olmasaydı da kazada mağdurların daha hafif yaralanmış olacaklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'Nın %100 kusurlu olmadığını, mağdur motor sürücüsünün kendi şeridinin en sağında seyretmediğini, ..... hastanesinden alınan maluliyet oranına itiraz ettiklerini, tedavinin devam ettiğini, tedavi devam ederken, alınan raporun geçerli olmadığını, tedaviler tamamlandıktan sonra ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davanın SGK'ya ihbarını talep ettiklerini, KTK madde 98 ve Sigorta Genel şartlarına göre tedavi tamamlanıncaya kadar bütün tedavi giderleri ve bakıcı masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu, davacı tarafın bu yöndeki taleplerini SGK'dan talep etmesi gerektiğini, davacıda kalıcı mağduriyet olursa da bu hususun ... Plakalı aracın sigortacısı olan ... Sigorta'nın sorumlu olduğunu, davalının kendi sorumluluğunu dikkate alarak 29/12/2017'de mağdur ... 'ın babası ....'ın banka hesabına 30.000,00 TL havale ettiğini, ancak dava dişlekçesinde iş bu ödemeden hiç bahsedilmediğini, yapılan ödemenin mahsup edilmediğini, manevi tazminata mahsuben makul bir ödeme dava öncesi yapıldığından, manevi tazminat yönünden davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca kaza nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini, .... plakalı aracın 19.08.2017 tarihi itibariyle .... nolu poliçe ile ... SİGORTA'ya sigortalı olduğunu, .... Sigorta vekilinin müvekkili ... için "galericilik yapmaktadır" beyanının doğru olmadığını, uzun yıllar Fransa'da yaşadığını, ülkesine döndükten sonra ise Fransızca tercümanlık işleriyle uğraştığını, tercümanlık işi nedeniyle müşterisi ve ayrıca aile dostu olan ... plakalı araç sahibi ...'ın, .... plakalı aracında meydana gelen elektronik arızanın tespit ve tamiri için otomobilini ...'ya teslim ettiğini, ... rica üzerine otomobildeki arızayı tespit ve tamir ettirdiğini, tamir sonrası aracı bir iki gün test amaçlı kullandığını, dava konusu kazanın bu arada meydana geldiğini, davalı ...'nın hayatının hiçbir döneminde galericilik yapmadığını, ...'nın ehliyeti olduğunu, , Kaza sırasında Alkollü olmadığınıu, ... hiç alkol kullanmayan bir kişi olduğunu, .... Sigortanın, sorumluluktan kaçmaya yönelik beyanlarının doğru olmadığını, kabul etmediklerini beyanla, müvekkilinin dava öncesi 30.000,00 TL ödeme yaptığı dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davanın reddine, maddi tazminat ve tedavi giderleri hususunda SGK ve .... Sigorta şirketi sorumlu olduğundna, davalı için maddi tazminat yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili olan mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının zararından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, dosya kapsamındaki ifade tutanağından, aracı kullanan ...'nın aracın müşterisine ait olduğunu, test etmek için aldığını belirttiğini, ...'nın oto galerici olduğunu, aracın alım satım için kendisine verildiği sırada kullanılması ve dava konusu kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi m bendi gereğince 2918 sayılı Kanunun 104 ünci ve 105 inci maddelerinde düzenlenen sorumlulukların teminat harici olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile maluliyet hesabında genel şartlarda da açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranının nazara alınması gerektiğini, sürekli maluliyet tespiti yapılana kadar geçici iş göremezlik zararından, tedavi giderlerinden ve bakıcı giderinden sorumluluklarının olmadığını, genel şartlar ile bu durumun değiştiğini, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin talepleri ve bakıcı gideri talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, yeni genel şartların 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konsuu kazanın yeni genel şartlar kapsamında olduğunu, yeni trafik sigortası genel şartları A.5.b maddesi uyarınca tedavi giderleri nedeniyle tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, sigorta polçiesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrutdan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tespitini ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kuruluna sevk edilerek maluliyet raporunun alınmasın talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacıları mali ve içtimai durum araştırmasının yapılması gerektiğini, davacının mesleğinin maluliyetten önceki ve sonraki gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer faktörler tespit edilerek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılması gerektiğini, teknik faiz'in %1.8 olarak kullanılması gerektiğini, hesaplamalarda vergilendirilmiş belgelerin kullanılması gerektiğini, belge olmaması halinde asgari ücretin nazara alınması gerektiğini, tazimatın AX,N formulü ile hesaplanması gerektiğini, tazminat hesaplanırken devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü alınması gerektiğini, trafik sigortası ve maluliyet teminatının mevcut olduğu motorlu taşıtlara ilişkin sorumluluk sigortalarında teminat kapsamında gerçekleştirilecek tazminat ödemelerinde münhasıran 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik ölçü alınması gerektiğini, TC: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 20/09/2010 tarih ve 44390 sayılı Motorlu Araçlara İlişkin Zorunlu Sigortalarda Tazminat ödemelerine esas olan maluliyet oranları hakkında sektör duyurusu uyarınca, arazların oransal değerlendirmelerinde iş bu yönetmeliğin esas alınarak hazırlanan raporların kabulü gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinden faizden dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, müvekkiline davadan önce başvuru yapıldığını, ancak gerekli evrakın ibraz edilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyetnin hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 iş günü sonra başlayacağını, söz konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun da poliçe nedeniyle olmadığını, haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhlerine vekalet ücreti ve mahkeme masraflarından sorumlu tutulmamaları gerektiğini, .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde poliçe evraklarını, teminatlarının poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluklarının teminatlarının 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu hususun Trafik Sigortası Genel Şartları A-1 ve B-2-b maddesinde düzenlendiğini, malul kalan kişinin motor üzerinde seyahat ederken, kask takmaması ve uygun kıyafetleri giymemesi nedeniyle müterafik kusurlu olması nedeniyle hesaplama yapılırken asgari %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, Borçlar Hukuku 44:maddesi gereği indirim yapılması gerektiğini, malul kalanın sigortasız, ehliyetsiz, tescilsiz, plakasız motorsiklet üzerinde seyahat etmesi nedeniyle de asgari %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, emsal Yargıtay kararları mevcut olduğunu beyanla davanın yetki yönünden reddini, haksız davanın reddine karar verilmesini aksi halde poliçe limitiyle sorumlu tutulmalarını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Kadıköy SGK yazı cevabı, Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dava dosyası, ...'a ait tedavi ve tıbbi evraklar, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında aldırılan 20/09/2018 tarihli bilirkişi raporu,
Mahkememizce aldırılan 27/07/2023 tarihli bilirkişi raporu
Mahkememizce aldırılan 05/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
Mahkememizce aldırılan ... hakkındaki, 02/12/... tarihli Adli Tıp raporu, 29/03/... tarihli Adli Tıp ek raporu
Mahkememizce aldırılan ... hakkındaki, 29/03/... tarihli Adli Tıp raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava trafik kazasının yapıldığı 19/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle talep edilen cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir. Birleşen dava trafik kazası neticesinde davacını uğradığı maddi ve manevi zarar, kusur durumunun ve maluliyet oranının, tespiti ile maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2019 tarih, ... esas, .... karar sayılı ilamı ile ... esas sayılı dosyanın mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen davada, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında aldırılan kusur tespitine ilişkin 20/09/2018 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan 27/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 05/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporları bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Asıl ve birleşen dava davalısı ..., olay sonrası polis merkezi amirliği'nde alınan beyanında; "Davalı Sürücü ... dosya içerisinde bulunan olay sonrası Polis merkezi Amirliğinde alınan beyanında; “19.08.2017 günü saat:23.00 sıralarında sevk ve idaremde bulunan müşterime ait olan .... plaka sayılı aracı test etmek için ikametim olan .... mahallesinden çıktım E-5 yan yolu kullanarak .... istikametine seyir halinde olduğu vakit ... mah. ... kampı civarına geldiğim vakit önümde bulanan plakalarını alamadığım bir aracı sollamaya geçtiğim esnada karşı yoldan gelene üzerinde herhangi bir ışık ve uyarı işareti bulunmayan plakasını polis merkezinde öğrendiğim ... plaka sayılı motor kullanmış olduğum aracın sol tarafından önce çamurluğa akabinde aynayı kırarak aracıma çarptı çarpmanın etkisi motosiklette bulunan isimlerini polis merkezinde öğrendiğim ... ve ... isimli şahıslar motordan düşüp yaralandılar ben de hemen yardım istemek için .... Kampına koştum onlardan yardım istedim sonrada polisler olay yerine geldi ben polis merkezine getirdi bu kazada benim sucum olmadığını düşünüyorum ben motorlu çocuklara bilerek çarpmadım zaten çarpmış olduğum motosiklet çok hızlıydı ve üzerinde ışık ve aydınlatmaya yönelik herhangi bir emare yoktu konu ile alakalı böyle bir kazaya karıştığım için pişmanım” şeklinde beyanda bulunduğu, Büyükçekmece ... Sulh Ceza Hakimliğince alınan beyanında ; “Ben belirttiğim adreste yaşarım, galericiyim, müşterime ait araç ile seyir halindeyken hafif sola şerit değiştirmeye yeltendiğimde karşımdan gelen motor ben aracıma çarpmış oldu. Olay anlattığım gibidir. Serbest bırakılmayı talep ediyorum ” şeklinde olayın oluşuna ilişkin beyanlarda bulunmuştur.
Davacı yolcu ... olay sonrası polis merkezi amirliğince alınan beyanında; “19.08.2017 günü saat 23:00 sıralarında arkadaşım ...'ın kullandığı benimde arkasında artçı olarak bindiğim ... plaka sayılı motosikletle .... doğru yola çıktık. Tam olarak ... Mah. ... Yol ... Kampı önünde seyir halinde iken, plakasını ve ismini daha sonra öğrendiğim .... plakalı aracı kullanan ... isimli şahıs, hatalı sollama yaparak bizim şeridimize geçti. Biz sadece aracın ışıklarını gördük ve kafa kafaya çarpıştık. Çarpışmanın etkisiyle ... motosikletin önüne doğru, ben ise sağ tarafa doğru düştüm. Kazanın etkisiyle yerde sol bacağımın ters döndüğünü, diz kapağımın kemiklerinin dışarıda olduğunu gördüm. Olay yerine gelen ambulansla önce B.çekmece ... Hastanesine oradan da ....Fakültesine geldim. Yaklaşık üç aydır, burada yatıyorum ve birkaç defa ameliyat geçirdim. Halen daha tedavim devam etmektedir. Ben meydana gelen kaza ile alakalı motosikletin sürücüsü ...'tan şikâyetim yoktur. Ancak bize çarpan ve yaralanmama sebep olan .... plaka sayılı aracın şoförü ... isimli şahıstan şikâyetçiyim.” Şeklinde olayın oluşuna ilişkin beyanlarda bulunmuştur.
Dosyaya celp edilen soruşturma evrakları içerisinde görüntüsü CD'si olmamakla birlikte, olay sonrası görevli polis memurları tarafından tutulan görüntü izleme tutanağında, "19.08.2017 günü idaremiz ... mah. ... yol üzeri ... kampı civarında meydana gelen Yaralamalı Trafik Kazası İle alakalı olay mahallini gören ... Kampına ait Kamera Görüntüleri İncelendiğinde; Kamera görüntülerine göre saat:22.55.51 de kamera kaydına giren ve kazaya karışan ön ve arka ışıkları açık gözüken ve kendi şeridinde giden motosikletin yoluna devam ettiği esnada beyaz çizgilerle ayrılmış yolun karşı şeridinden gelen aracın önündeki aracı sollamaya kalkıştığı anda saat:22.55.56 motosiklette çarpıştığı çarpışmanın etkisi ile motosikletin yerde sürüklendiği akabinde aracın yoluna devam ederek .... kampı civarına geldiği bir ara görüntüden çıktığı akabinde geri geri gelerek aracını park ettiğini akabinde arkadan gelen trafikteki araçların sağa çekerek yaralı şahıslara yardıma koştuğu görülmüş olup;” şeklinde görüntülerin çözümü yapılarak olay anında davacının kullandığı motosikletin ışıklandırma donanımın çalıştığı ve davalı araç sürücüsünün karşı istikamet yol /içerisine girerek davacının üzerinde bulunduğu motosiklete çarptığı tespit edilmiştir.
Olayın oluşuna ilişkin yapılan irdeleme neticesinde 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunun 5/B-4 ve 83/B maddeleri uyarınca düzenlenmesi gereken Trafik Kaza Tespit Tutanağının Büyükçekmece Trafik Denetleme Büro Amirliğine bağlı Trafik Ekiplerince düzenlendiği kaza noktasının Trafik Kaza Tespit Tutanağında gösterildiği gibi olduğu anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağı üzerinde kazanın oluşumu; “Sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı aracı ile cadde üzerinde seyrederken sollama yapılamaz düz çizginin olduğu bölümde aracını karşı yön istikamete geçtiği esnada aracının ön sol çamurluk kısmı ile karşı yönden seyrederken sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı motosiklette yolculara bulunan ...'e çarpması neticesi iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bahse konu kazada sürücü .../' nın 2918 sayılı K.T.K.
84.Maddesinde 56/1-A şerit izleme ve değiştirme kural ihlali sebebiyle 100 asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer sürücünün kusuru bulunmamaktadır.” Şeklinde kazanın oluşumu belirtilerek davalı sürücünün olayın gerçekleşmesinde tek ve tam kusurlu oldukları kanaatine varıldığı görülmüştür. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında aldırılan 20/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; kaza noktasının fiziki ve geometrik yapısının olay sonrası zaman içerisinde herhangi bir değişikliğe uğramadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Kaza sonrasında ... plakalı otomobil sürücüsü Davalı ...'nın alkol kontrolünün yapıldığı, alkolsüz olduğunun tespit edildiği, ayrıca B sınıfı otomobil kullanmak için yeterli sürücü belgesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Kaza sonrası ... plaka sayılı motorsikletin sürücüsü ...'ın alkol kontrolünün yapıldığı, alkolsüz olduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde bulunan belgeler kapsamında herhangi bir sürücü belgesinin bulunmadığı görülmüştür.
Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında aldırılan 20/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların kusurlarının tespit edildiği; asıl ve birleşen davada aynı trafik kazasına ilişkin açılan iki dosya olduğundan, kusur tespitinin asıl ve birleşen dosyada gerçekleşen aynı olaya ilişkin olduğu, Olay anında ... adına tescil kaydı bulunan asıl ve birleşen dava davalısı .... Sigorta A. Ş. tarafından sigortalı ... plaka sayılı otomobil sürücüsü asıl ve birleşen dava davalısı ...'nın bu trafik kazasının oluşumunda %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA ASLİ DERECEDE TAM KUSURLU olduğu, ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü asıl dava davacısı ... kendisinin de yaralandığı bu trafik kazasının oluşumunda ATFA KABİL BİR KUSURUNUN OLMADIĞI, ... plaka sayılı motosiklet üzerinde yolcu olarak bulunan birleşen dava davacısı davacı ...'ın kendisinin yaralandığı bu trafik kazasının oluşumunda ATFA KABİL BİR KUSURUNUN OLMADIĞI, Tespit edilmiş olup, mahkememizce bilirkişi raporuyla tespit edilen bu kusur oranlarının bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.
1180.bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi; trafik kaydı, işleteni belirleyen güçlü karine niteliğindedir. Ancak kayıt maliki, işletenin üçüncü kişi olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23/03/2022-.... karar nolu raporda; "20.09.2001 doğumlu ...’ın 19.08.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; - Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10(yüzdeon) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 1 (bir) ay bir başkasını yardımına ihtiyaç duyabileceği", oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23/03/... karar nolu raporda; "14.08.2001 doğumlu ...’ın 19.08.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; - Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %38(yüzdeotuzsekiz) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 36 (otuzaltı) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği" oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür."
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22.06.2021 tarihli 2021/3089 Esas 2021/3441 Karar sayılı ilamında; "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 – 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 – 20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." şeklinde belirtilmektedir.
Dava konu kazaya karışan .... plaka sayılı otomobilin, .... tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı ... şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık/ Sağlık giderleri teminatı 330.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 03.10.2023 tarihli dilekçesini aynı tarihte harçlandırarak, asıl ve birleşen dava yönünden HMK 107/2. maddesi gereğince dava değerlerini belirleyip mahkememize sunduğu görülmüştür. ASIL DAVA BAKIMINDAN MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Maddi zarar, kişinin isteği dışında malvarlığında meydana gelen eksilmesini ifade eder. Zarar miktarı malvarlığının hukuka aykırı eylemden önceki durumu ile eylemden sonra arz ettiği durum karşılaştırılarak belirlenir. Hukuka aykırı eylem malvarlığının aktifini azaltımda veya pasifini çoğaltımda yahut aktifin çoğalmasına veya pasifin azalmasına engel olmak suretiyle zararın oluşumuna sebebiyet verir. Diğer bir deyimle zarar, eylemli zarar veya kardan yoksunluk biçiminde gerçekleşir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2021 tarihli 2019/3292 Esas 2021/1848 K. Sayılı Kararında; “ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi %1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK’nun 90. Maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtay’da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplamalarda bakiye ömür belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 arttırılıp, %10 ıskonto edilmesi suretiyle hesaplanması ….” Karar verilmiş olması hasebiyle en son Yargıtay kararları doğrultusunda davacıların maddi zararı hesaplanmıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2003/3075 esas, 2003/3753 karar, 24.04.2003 tarihli kararında özetle: "...Şehirde ikamet eden hak sahibi kız çocuğun destekten yararlanma süresinin belirlenmesinde, evlenmesinin üstün olasılık dahilinde bulunduğu yaş, tarafların aksinin kabulü gerektirecek delil getirememeleri durumunda (22) yaş olarak kabul edilmelidir. Yargıtay kararlarıyla oluşturulan temel ilkelere göre, kural olarak, erkek çocuklar (18) yaşına kadar, kız çocuklar kentlerde yaşıyorlarsa (22) yaşına kadar ve köylerde (18) yaşına kadar anne ve babalarından destek görürler. Erkek çocuklar orta öğretim çağında iseler (20) yaşına kadar, yüksek öğrenim görüyorlarsa, kız erkek ayrımı yapılmaksızın (25) yaşına kadar destek görürler...."
Yüksek Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar dikkate alınarak, müteveffanın/ kazazedenin yıllık kazançlarından, hak sahiplerine işleyecek aktif/pasif devrede, destek süresi sonuna kadar meydana gelecek asgari artış oranı ve peşin ödeme nedeniyle yapılacak ıskontosu ayrı ayrı %10 olarak belirlenmiştir. Hesaplamanın yapıldığı tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınacak ve her yılın toplam geliri %10 oranında artırılmak ve yine %10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılacaktır. En basit anlatımı ile yıllık kazanç 1,1 ile çarpmakta daha sonra yine aynı sayıya bölünmektedir. Hesaplarda katsayı olarak verilen 0,909 rakamı, 1,1’in çarpmaya göre tersidir. Hiç peşin değer uygulaması yapılmadan yıllık gelir yaşama süresi ile çarpılarak tazminat belirlenmektedir.
Bu uygulama kaç yıl için yapılırsa yapılsın hep başlangıç değeri elde edilmektedir. Zira bilinen bir ücretin bir sonraki yıl artış oranıyla bunun Peşin Sermaye Değerine dönüştürülmesi ve aradan geçen zaman nedeniyle erken tahsil ıskontosuna tabi tutulması yani güncelleştirilmesi sonucu tazminat hesabında farklılık oluşmamaktadır.
Maddi tazminat hesabında benimsenen ilke ve yönteme göre, olay tarihi/ölüm tarihi ile karar tarihi arasındaki sürede zarar somut olarak gerçekleştiğinden, vadesi geldiği halde ödenmemiş bir alacağın ıskontoya tabi tutulmasının ıskonto kavramı ile bağdaşmaması ve "gerçek belli iken varsayıma gidilemez" ilkesi gereği, hüküm tarihine en yakın veriler dikkate alınarak rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın somut olarak hesaplanması gerekmektedir. ... Sigorta A. Ş. tarafından sigortalı ... plaka sayılı otomobilin kaza esnasındaki sürücüsü asıl ve birleşen dava davalısı ...'nın bu trafik kazasının oluşumunda %100 kusurlu olduğu, davacı ... Tarafından otomobilin sigorta şirketi olan ....'ye davacı tarafça destekten yoksun kalma tazminatı için başvuruda bulunulduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesine göre, başvuru tarihinden sonraki 8. İş günü olan 17/10/2017 tarihinin temerrüt tarihi olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında; davacı ...'ın 19/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; - Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10(yüzdeon) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 1 (bir) ay bir başkasını yardımına ihtiyaç duyabileceğinin adli tıp raporu ile tespit edildiği, ...'ın 20/09/2001 doğumlu olduğu, kaza tarihinde 15 yıl, 10 ay, 30 günden 16 yaşında olduğu, 18 aylık geçici iş göremezlik süresinin olduğu, Adli Tıp Kurumuna göre ...'ın 18 aylık geçici iş göremezlik süresinin sonunun 19/02/2019 tarihi olduğu, davacının 20/09/2019 tarihinde 18 yaşında olacağı, iş göremezlik döneminde gelir getirecek yaşta olmaması nedeniyle kaza tarihinden itibaren %10 maluliyet oranına göre, TRH 2010 Erkek tablosuna göre bakiye ömrü 52 yıl olduğu, ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası hesap edilen iş göremezlik/ efor kaybının mahkememizce aldırılan 05/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporuyla 1.083.871,34 TL olarak tespit edildiği,, 1 aylık bakıcı giderinin 1.777,50 TL olarak tespit edildiği, asıl davada davacı vekilinin 03.10.2023 tarihli dilekçesinde maddi tazminat yönünden dava değerini 703.927,77 TL olarak, bakıcı giderini ise 1.777,50 TL olarak belirlediği, mahkememizin 07/11/2024 tarihli celsesinde davacı vekilinin ayrı ayrı 10,00TL belgeli tedavi giderleri, 10,00TL belgelendirilmeyen tedavi giderleri, 10,00TL yol, 10,00TL pansuman masrafı ve 10,00TL paramedikal gider olarak ayrıştırıyoruz şeklinde beyanda bulunduğu, dosyaya dekontları ile sunulu davalı ... tarafından 29/03/2018 dava tarihinden önce davacı ... için yaptığı ödemenin hesap edilen güncel değerinin 45.097,81 TL olduğu, bu tutarın manevi tazminat hesabından düşülemeyeceği, maddi tazminata hesabından düşülmesi gerektiği anlaşıldığından, bu tutarın davacı vekilinin dava değeri belirleme dilekçesinde belirlediği 703.927,77 TL maddi tazminat talebinden mahsubu gerektiği, mahsubu neticesinde, davacı ... 'ın 658.826,96 TL kalıcı sakatlık tazminatına hak kazanmış olacağının anlaşıldığı, 1.777,50 TL bakıcı gideri, davacı vekilinin 07/11/2024 tarihli celsede beyanı doğrultusunda, 40,00 TL belgesiz tedavi gideri, yol, pansuman ve paramedik giderine hak kazandığı, dosya kapsamında incelenen tüm deliller nazara alındığından belgeli tedavi gideri bulunmadığı anlaşılmakla asıl davada maddi tazminat bakımından: 658.826,96 TL kalıcı sakatlık tazminatı, 1.777,50 TL bakıcı gideri ve 40,00 TL belgesiz tedavi gideri, yol, pansuman ve paramedik gideri olmak üzere toplamda 660.644,46-TL'nin davalılardan ... bakımından kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden, davalı .... Bakımından temerrüt tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte, (sigorta şirketi yönünden de poliçe limiti 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 10,00TL belgeli tedavi gideri talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir. ASIL DAVA BAKIMINDAN MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. 3095 sayılı kanun TTK'nun hükümlerine göre ticari işlerde ve tacirler arası ilişkilerde ticari faiz uygulanacaktır. Ancak her iki taraf için ticari sayılan işlerde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sözleşmeye aykırılıktan veya haksız eylemlerden kaynaklanan davalarda ticari faiz uygulanabilir.
Yolcu taşımak ticari bir iştir. Yolcu herhangi bir zarara uğramış ise taşımacıya karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında ticari faiz uygulanır. Dava konusu olayda kazaya karışan ... plakalı aracın sigorta poliçesinde özel otomobil olarak kaydedildiği, ticari faiz uygulanamayacağı, bu nedenle manevi tazminat talebine ilişkin hükümde yasal faiz uygulanmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı ...'nın davaya konu kazadaki kusur oranı, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacının olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; 60.000,00 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. BİRLEŞEN BAKIRKÖY .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME :
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında; davacı ...'ın 19/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; - Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %38(yüzdeotuzsekiz) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 36 (otuzaltı) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğinin adli tıp raporuyla tespitinin yapıldığı, Adli Tıp Kurumunun raporuna göre davacı ... için 36 aylık geçici iş göremezlik süresinin olduğu, davacının 18 yaşına kadar herhangi bir gelirinin olamayacağından, kaza tarihinden 14.08.2019 (18 yaşına) tarihine kadar %38 maluliyet oranı, 14.08.2019 tarihinden / 18 yaşından 19.08.2020 tarihine (kaza tarihinden itibaren 36 ay) kadar %100 maluliyet oranı /geçici iş göremezlik zararı, söz konusu tarihten sonra ise yine %38 maluliyet oranı esas alınarak maddi zararı hesaplanması gerektiği, TRH 2010 Erkek tablosuna göre bakiye ömrünün 52 yıl olduğu, ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası hesap edilen iş göremezlik/ efor kaybının mahkememizce aldırılan 05/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporuyla 4.127.568,54 TL olarak tespit edildiği, 3 aylık bakıcı giderinin 5.332,50 TL olarak tespit edildiği, birleşen davada davacı vekilinin 03.10.2023 tarihli dilekçesinde maddi tazminat yönünden dava değerini davalı ... tarafından yapılan ödemelerin 71.360.55 TL'sini maddi tazminat talebinden düşülerek 2.711.435,58 TL kalıcı sakatlık tazminatı, 27.195,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak, bakıcı giderini ise 5.332,50 TL olarak belirlediği, mahkememizin 07/11/2024 tarihli celsesinde davacı vekilinin ayrı ayrı 10,00TL belgeli tedavi giderleri, 10,00TL belgelendirilmeyen tedavi giderleri, 10,00TL yol, 10,00TL pansuman masrafı ve 10,00TL paramedikal gider olarak ayrıştırıyoruz şeklinde beyanda bulunduğu, dosyaya dekontları ile sunulu davalı ... tarafından 29/03/2018 dava tarihinden önce davacı ... için yaptığı ödemenin hesap edilen güncel değerinin toplamda 116.931,78 TL olduğu, bu tutarın 45.571,23 TL'sinin manevi tazminat hesabından düşülemeyeceği maddi tazminat hesaplamasından mahsubu gerektiği, davacı vekilinin dava değeri belirleme dilekçesinde belirlediği 2.711.435,58 TL kalıcı sakatlık tazminatı talebinden 45.571,23 TL'nin mahsubu neticesinde, davacı ...'ın 2.665.864,35 TL kalıcı sakatlık tazminatına hak kazanmış olacağının anlaşıldığı, 5.332,50 TL bakıcı gideri, davacı vekilinin 07/11/2024 tarihli celsede beyanı doğrultusunda, 40,00 TL belgesiz tedavi gideri, yol, pansuman ve paramedik giderine hak kazandığı, dosya kapsamında incelenen tüm deliller nazara alındığından belgeli tedavi gideri bulunmadığı anlaşılmakla birleşen davada maddi tazminat bakımından: 2.665.864,35 TL kalıcı sakatlık tazminatı, 27.195,87 TL geçici iş göremezlik, 5.332,50 TL bakıcı, 40,00 TL belgesiz tedavi gideri, yol, pansuman ve paramedik gideri olmak üzere toplamda 2.698.432,72-TL'nin davalılardan ... bakımından kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden, davalı .... Bakımından temerrüt tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte, (sigorta şirketi yönünden de poliçe limiti 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ödenmesine,10,00TL belgeli tedavi gideri talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir. BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME :
Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yolcu taşımak ticari bir iştir. Yolcu herhangi bir zarara uğramış ise taşımacıya karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında ticari faiz uygulanır. Dava konusu olayda kazaya karışan ..... plakalı aracın sigorta poliçesinde özel otomobil olarak kaydedildiği, ticari faiz uygulanamayacağı, bu nedenle manevi tazminat talebine ilişkin hükümde yasal faiz uygulanmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı ...'nın davaya konu kazadaki kusur oranı, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacının olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; 65.000,00 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin 07/11/2024 tarihli duruşma zaptında birleşen davada maddi tazminata ilişkin 4 no'lu maddesindeki yazım hatasına ilişkin ; "Her ne kadar 07/11/2024 tarihli duruşma zaptında birleşen dava bakımından, 665.864,35 TL kalıcı sakatlık ibaresi yazılmış ise de; bu rakamın klavye ve yazım hatası kaynaklı, başına "2" sayısı eklenilmediği ve toplama da "2" sayısının klavye ve yazım hatası olarak eklenmediği, dosya kapsamı, talepler ve bedel arttırım talepleri dikkate alındığında, taraflara kalıcı sakatlık oranının 2.665.864,35 TL olarak tefhim edildiği, tefhimden hemen sonra bu hususun fark edildiği, kısa karar değiştirilemeyeceğinden, usul ekonomisi gereği, taraf vekillerinin müracaatı ve re'sen yapılan inceleme sonucunda anlaşılmakla, mahkememize 07/11/2024 tarihli,.... esas sayılı dosyasının 18 no'lu celsesine ait kısa kararın 4 no'lu maddesindeki, 665.864,35 TL ve 698.432,72 TL miktarlarının başına "2" rakamı eklenerek, paraf edilmesine oy birliği ile karar verilmiştir." şeklinde 07/11/2024 tarihli tutanak ile düzeltilme yapıldığı görülmekle, hüküm bu aşağıda düzeltilmiş hali ile gerekçeli karara geçilmiş, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ASIL DAVADA davanın kısmen kabulü ile, ... bakımından;
1.)658.826,96 TL kalıcı sakatlık tazminatı, 1.777,50 TL bakıcı gideri ve 40,00 TL belgesiz tedavi gideri, yol, pansuman ve paramedik gideri olmak üzere toplamda 660.644,46-TL'nin davalılardan ... bakımından kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden, davalı .... Bakımından temerrüt tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte, (sigorta şirketi yönünden de poliçe limiti 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
2.)10,00TL belgeli tedavi gideri talebinin reddine, Manevi tazminat bakımından:
3.)60.000,00 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasında davanın kısmen kabulü ile, davacı ... bakımından; Maddi tazminat bakımından:
4.)2.665.864,35 TL kalıcı sakatlık tazminatı, 27.195,87 TL geçici iş göremezlik, 5.332,50 TL bakıcı, 40,00 TL belgesiz tedavi gideri, yol, pansuman ve paramedik gideri olmak üzere toplamda 2.698.432,72-TL'nin davalılardan ... bakımından kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden, davalı .... Bakımından temerrüt tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte, (sigorta şirketi yönünden de poliçe limiti 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ödenmesine,
5.)10,00TL belgeli tedavi gideri talebinin reddine, Manevi tazminat bakımından:
6.)65.000,00 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl davada Maddi Tazminat Bakımından Yargılama Ve Harç Giderleri;
7.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 45.128,63 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 2.683,93 TL harcın mahsubu ile eksik 42.442,70 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ....'nin 20.796,93 TL 'si ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile hazineye irad kaydına,
8.Davacılar tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 2.835,00 TL posta gideri, bilirkişi ücreti vb. masraflar ile toplam harç gideri 2.719,83 TL olmak üzere toplam 5.554,83 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı nazara alınarak 5.221,55 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ....'nin 2.558,56 TL'si ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacılara ödenmesine,
9.HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
10.Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 103.096,67 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ....'nin 50.517,37 TL'si ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya ödenmesine,
11.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,
12.Davalı ... tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 4.836,32 TL posta gideri, bilirkişi ücreti vb. Masraflardan oluşan yargılama giderinin, davanın kabul ret oranı nazara alınarak 290,18 TL'sinin davacılardan tahsili ile davalı ...'ya ödenmesine,
13.Davalı .... Tarafından dosyaya gider avansı depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
14.HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen ilgili davalıya iadesine, Asıl davada manevi tazminat bakımından yargılama giderleri ve harç giderleri;
15.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.098,60 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
16.Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine,
17.Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak hesap edilen 20.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ...'ya ödenmesine, Birleşen davada maddi tazminat bakımından yargılama ve harç giderleri;
18.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 184.329,94 TL harcın peşin olarak alınan 278,37 TL harcın mahsubu ile eksik 184.051,57 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ....'nin 22.454,30 TL 'si ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile hazineye irad kaydına,
19.Davacılar tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 5.385,00 TL posta gideri, bilirkişi ücreti vb. masraflar ile toplam harç gideri 278,37 TL olmak üzere toplam 5.663,37 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı nazara alınarak 5.550,11 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ....'nin 677,12 TL'si ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacılara ödenmesine,
20.HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
21.Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 356.827,60 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ....'nin 43.532,97 TL'si ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya ödenmesine,
22.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,
23.Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderleri ile ilgili olarak asıl dosya üzerinden hesaplama yapıldığından, birleşen dosyada bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
24.Davalı .... Tarafından dosyaya gider avansı depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
25.HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen ilgili davalıya iadesine, Birleşen davada manevi tazminat bakımından yargılama giderleri ve harç giderleri;
26.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.440,15 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
27.Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine,
28.Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak hesap edilen 15.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ...'ya ödenmesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar asıl ve birleşen dava davacı vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı ... vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)