Aramaya Dön

17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/233
Karar No
K. 2025/21
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO: 2021/233 Esas
KARAR NO: 2025/21
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2021
KARAR TARİHİ: 15/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş hava, kara ve denizyolu taşımacılığı yaptığını, davalı firma ile olan uyuşmazlığın konişmentolardan da anlaşılacağı üzere deniz taşımasından kaynaklandığını, İstanbul’dan Arjantin'e ihracatı yapılacak olan emtiaların taşımasına ilişkin müvekkili şirket ile forwarderlik hizmeti kurulduğunu, bunun üzerine konteyner ile yüklemeler organize edildiğini, söz konusu nakliye işlemi tarafların anlaşmaya vardığı şartlar üzerinden gerçekleştirilmiş olup, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, fakat davalı söz konusu taşıma hizmetinden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, konu yüklere ait navlun ücreti, yurtdışı liman masrafları ve yurtdışından konteynerlerin zamanında çekilmemesinden dolayı oluşan demuraj ve ardiye ücretleri gibi masraflar hususunda davalı ile yapılan görüşmeler sonucu yazılı olarak bildirilen tutarlar üzerinde mutabakata varıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki mail yazışmalarından 13.11.2020 tarihli mailde; B/L başına yazılı olarak bildirilen tutarlar üzerinde anlaşma sağlandığının açıkça görüldüğünü, faturalar işbu nakliye işleminden doğan yurtdışı liman masrafları, nakliye ücreti ve demuraj konulu faturalar olup, davalı yana tebliğ edildiğini,

TTK 21/2 md gereğince davalı taraf 8 gün içinde faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığından kesinleştiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Cari Hesap Ekstresi'nden görüleceği üzere cari hesap ilişkisi olarak devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin cari hesaba dayalı toplam 148.465,93 USD borcunun olduğu anlaşıldığını, ticari defter kayıtları incelendiğinde de davalı firmanın, müvekkiline 148.465,93 USD borcu olduğunun görüleceğini, işbu dava müvekkili tarafından gerçekleştirilen hizmetler sonucu oluşan alacaklara ilişkin olup; alacağın geçmiş fatura ve defter kayıtları ile kesinleştiğini, kesinleşen fatura ve cari hesap alacağı ile müvekkilinin davalı şirketten toplam 148.465,93 USD alacağı bulunması nedeniyle 01.02.2021 ve 18.03.2021 tarihinde ihtarnameler çekilerek alacağın tahsili talep edildiğini, fakat herhangi bir sonuç alınamadığını, bu nedenle 01.04.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yukarıda anlatılan sebeplerle davanın kabulüne, müvekkilinin davalıdan olan 149.170,63 USD alacağına ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden USD olarak devamına, borç bakiyesinin en yüksek Kamu Banka USD faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında müvekkilinin Arjantin'de bulunan müşterisine 14 konteyner yük gönderilmesi hususunda fikir birliğine varıldığını ve bu doğrultuda ortak bir çalışma yürütülerek hizmet alındığını; ancak iş bu hizmetin şartlarını ve bedelini belirleyen yazılı bir sözleşme akdedilmediğini, bu bağlamda faturalandırmanın ne şekilde, hangi birim fiyat üzerinden yapılacağı kararlaştırılmadığını, davacı yan tarafından yapılan işin bedeline ilişkin olarak 17/11/2020 tarihli 97.232,00 USD, 17/11/2020 tarihli 73.645,00 USD, 17/11/2020 tarihli 24.470,00 USD, 17/11/2020 tarihli 26.241,00 USD miktarlı toplam 211.588,00 USD tutarlı dört adet fatura tanzim edildiğini ve müvekkili şirkete gönderildiğini, faturalara navlun ücreti, yurtdışı liman masrafları, demuraj ve ardiye ücretleri konu edildiğini, ancak söz konusu faturalara konu bedellerin faturalar kesildikten sonra görüldüğü üzere ve bölge özelinde yapılan araştırmalara ve alınan fiyat tekliflerine göre piyasadaki emsallerinin üzerinde fahiş bedeller olduğu tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından 31/12/2020 tarihinde davacı şirket tarafından kesilen faturaların yeniden düzenlenmesi talebiyle faturalara ilişkin iade faturaları tanzim edildiğini, bunun akabinde davacı şirketin vekili kanalıyla ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 15/01/2021 tarihli işlemi ile kesmiş oldukları iade faturaları müvekkili şirkete iade olunduğunu, devamında ... Noterliğinin 22/01/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek faturaların içeriğine itiraz edildiğini ve faturaların yeniden fiyatlandırılması tenzil edilmesi ihtaren bildirildiğini, davacı şirket tarafından v Noterliğinin 01/02/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı gönderilen ihtarname cevabında yeniden faturalandırma işlemi yapılması taleplerinin kabul edilmediği hususlarına yer verildiğini, ardiye, demuraj tanımları altında oluşan masraflar ve limandan ilgili müşteriye kadar teslim sürecinde oluşan tüm masraflar ile ilgili davacı şirket tarafından %21 KDV (vat) vergi ve ilaveten finansman eklentilerinin yapıldığı itirazlar sonucunda davalı yanla müvekkili şirket arasındaki yazışmalardan anlaşıldığını beyanla davasının reddine, yargılama giderleri vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememiz dosyasına sunulan 26/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin incelenen 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ... San. ve Ticaret A.Ş.’nin inceleme günü olan 26.04.2022 günü, saat 14:00’da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacı ... ve Ticaret A.Ş.’nin düzenlediği yurt dışı nakliye ücreti, yurt dışı liman masrafları ve demuraj faturalarından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 02.04.2021 tarihi itibariyle davalı ... San. ve Ticaret A.Ş.’den 148.465,93 USD karşılığı

1.236.097,64 TL bakiye alacağının bulunduğu, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, navlun sözleşmesinin tarafları olan davacı ve davalı arasında sözleşmenin kurulması sırasında ücret ve masrafların kararlaştırılmasının şart olmadığı, çoğu masraf kaleminin de zaten sözleşmenin akdi sırasında belirlenmesinin mümkün olmadığı; ayrıca konteyner taşımalarında genelde tarife üzerinden ücret/masraf talep edildiği, davaya konu taşıma işinde davacının akdi taşıyan sıfatının sahibi olduğu; dolayısıyla akdi taşıyanın işi fiili taşıyana gördüreceği ve fakat belirli bir kâr ekleyerek bedelleri kendi müşterisi asıl taşıtana yansıtacağı; dolayısıyla akdi ve fiili taşıyanın taşıma ücret ve masraflarının aynı olmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davada davalının yegane iddiasının talep edilen ücret ve masrafların yüksekliği/fahişliği olduğu, bu bakımdan konteyner demurajı dışında diğer alacak kalemleri açısından sözleşme özgürlüğüne müdahalenin, Türk Borçlar Kanununda yer alan istisnai müesseseler (aşırı yararlanma, ifa güçlüğü vb) söz konusu olmadığından, kural olarak mümkün görünmediği, konteyner demurajı hesabında esas alınan tarifenin ise, olsa olsa TBK m. 182/3 dahilinde fahişliğine kanaat getirilerek makul günlük bedellerin hesaplamada kullanabileceği; bu konuda örnek hesap doğrultusunda takdirin Mahkemede olduğu, konteyner demurajı da dahil davacı tarafından talep olunan tüm alacak kalemlerinin rakamsal açıdan yerindeliği, fahiş olup olmadıkları hususunda emsal “asıl taşıyanların/forwarderlerin” bedellerinin emsal alınması gerektiği; bu değerlendirme ayrı bir işletmesel uzmanlık gerektirdiğinden bahisle hukukçu/mali müşavir gözüyle yorum yapılamayacağı; söz konusu emsal bedelleri ve talep olunan bedellerin fahiş olduklarını ispatla davalı borçlu yükümlü olduğu ve fakat dosyada bu yönde bir ispata rastlanmadığı; nihayetinde davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.

18/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; İncelenen davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu ve elektronik defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, envanter defterlerinin noter açılış tasdiklerinin yaptırılmadığı göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan

02.04.2021 tarihi itibariyle davacı yana 320 Satıcılar Hesabındaki 89.613,03 USD bakiye borcu ile 198-Diğer Dönen Varlıklar alt hesabında Satıcılara Fatura Edilecek Harcamalarda/420 Hesaplarla İhtilaflı Borçlar hesabındaki 58.852,00 USD’nin toplamı ile toplam 148.465,03 USD borcunun bulunduğu, davacı şirketin temerrüt tarihi olan 24.03.2021 tarihi ile icra takip tarihi olan 02.04.2021 tarihinde 148.465,93 USD için davalı yandan talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 140,94 USD olarak hesaplandığı, teknik yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davacının davalıdan 12.765 USD'lik alacağının olabileceği, alacak talebi ile ilgili diğer hususların ispata muhtaç olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 29/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Faturalardaki navlun ücreti ve demuraj ücreti bakımından dava dosyasına sunulan belge ve bilgiler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu bu ücretlerin fahiş olmasından bahsedilemeyeceği, sunulan belge ve bilgiler kapsamında davacının davalıdan 37.935 USD konteyner demurajı alacağının olabileceği, konteyner demuraj ücreti alacak talebi ile ilgili olarak diğer hususların ispata muhtaç olduğu, dosyaya sunulmayan diğer konteyner hareketlerinin dava dosyasına sunulması durumunda demuraj hesabının konteyner hareketleri dava dosyasına sunulmayan konteynerler için ayrıca yapılabileceği, yurt dışı liman masrafları, ardiye ücretlerinin fahiş olup olmadığı noktasında herhangi bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı kanaati bildirilmiştir.

22/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Navlun bakımından davacının 14 konteyner ve 4 konişmento ile taşıma süreci bakımından navlun ücretlerine ilişkin akdi ilişkiye dayanan alacak tutarlarına göre bir fahişlik hesap ve değerlendirmesi yapılamayacağı, ardiye ücreti bakımından davacının kendi katlandığı ardiye bedeline finansman ve kar saiki ile ek yaparak yansıtmasından dolayı ardiye ücretinden 14.112,90 USD, fahiş yansıtmada bulunduğu, demuraj ücreti bakımından dosyada sunulan faturalar gözetilerek yapılan hesaplamada bulunan demuraj miktarı bakımından davacının katlandığı ücrete ek yaparak yansıttığı demuraj ücretinden dolayı 20.241 USD fazla yansıtma yaptığı, varma liman masrafları bakımından: ardiye ve demuraj dışından ve bunlara ek olarak varma limanı masraflarının Arjantin yurtiçi masraflar olduğu, KDV eklenmesine itiraz edilemeyeceğinin değerlendirildiği, bu bağlamda davacının katlandığı varma limanı masraflarını davalı yana yansıtmasının dosya kapsamına uygun olduğu, 10.707,95 USD artırılarak yansıtmanın somut olaya uymadığı, davacının varma limanı tarife ve teamüllerine göre katlandığı tüm masrafları davalı yana yansıtahileceği, ancak masraflara finansman gideri, kar, gelir gibi eklemeler için taraflar arasında sözleşme ile bu yönde davalının önceden kabullerinin alınmış olması gerektiği, neticeten, davacının yansıttığı masraflardan 14.112,90 USD + 20.241 USD + 10.707,95 USD olmak üzere toplam 45.061,85 USD fahiş faturalandırma olduğu hesaplanmakla, davacı yanın dayanak faturalardan kalan bakiye bakımından bu miktarı davalı yana yansıtamayacağının değerlendirildiği, davalının ise ticari defter kayıtlarına göre 58.852,00 USD ihtilaflı görülmesine karşın, takip konusu 148.465,93 USD tutarında asıl alacak bakımından itirazının tüm borca olduğu, neticeten (148.465,93 USD - 45.061,85 USD)= 103.403,45 USD bakiye borcunun hesaplandığı, bu miktar asıl alacak bakımından itirazın yerine olmadığı değerlendirilmekle, bu hususun nihai değerlendirme ve takdirinin mahkemeye ait olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu, girişilen takibin faturalara dayanan alacak hususunda olduğu, noter ihtarında temerrüt için bir tarih belirtilmediği, bu nedenle tespit edilecek asıl alacak üzerinden ticari temerrüt faizi olarak USD faizi talep edilmesi hususunun yüce mahkeme değerlendirmesini gerektirdiği, tüm bu değerlendirme sonuçlarına karşın; mahkemece aksi kanaat ile tüm davacı ödemelerinin davalının emir ve talimatı ile akdi taahhüdü kapsamında yapıldığı değerlendirmesi ve bu ödemelere eklenen finansman maliyet, kar ve faiz kaynaklı yapılan eklemelerinde davalının akdi taahhüdü kapsamında olduğu yönünde görüş ve kanaate varıldığı bildirilmiştir. 03/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Faturalardaki navlun ücreti, ve demuraj ücreti bakımından dava dosyasına sunulan belge ve bilgiler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu bu ücretlerin fahiş olmasından bahsedilemeyeceği, sunulan belge ve bilgiler kapsamında davacının davalıdan 58.176 USD demuraj konteyner demurajı alacağının olabileceği davacının davalıya bu talebini yansıtırken bir kar eklemediği, yurt dışı liman masrafları, ardiye ücretlerine ilave olarak talep edilen kar bedelinin fahiş olmadığı değerlendirilmekle (bu kapsamda davacı talebinin ardiye ve varma liman masrafları bakımından yukarıda belirlendiği); davacının masrfa olarak talep ettiği miktarlara yapılan ekleme yönündeki bu talebinde haklı olup olmadığı hususunun hukuken ve sayın mahkemece değerlendirilmesinin yerinde olacağı, mahkemece davacının kar bedelini de talep edebileceğine hükmetmesi durumunda daha önce Mali Bilirkişi ... tarafından yapılan incelemeler sonucu; incelenen davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğu, envanter defterlerinin noter açılış tasdiklerinin yaptırılmadığı göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 02.04.2021 tarihi itibariyle davacı yana ... Hesabındaki 89.613,03 USD bakiye borcu ile 198-Diğer Dönen Varlıklar alt hesabında Satıcılara Fatura Edilecek Harcamalarda/420 Hesaplarla İhtilaflı Borçlar hesabındaki 58.852,00 USD’nin toplamı ile toplam 148.465,03 USD borcunun bulunduğu, davacı şirketin temerrüt tarihi olan 24.03.2021 tarihi ile icra takip tarihi olan

02.04.2021 tarihinde 148.465,93 USD için davalı yandan talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 140,94 USD olarak hesaplandığı, davacı şirketin temerrüt tarihi olan 24.03.2021 tarihi ile icra takip tarihi olan

02.04.2021 tarihinde 89.616,93 USD için davalı yandan talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 85,07 USD olarak hesaplandığı, her türlü hukuki niteleme, takdir ve değerlendirme ile nihai kanaatin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava; davacı tarafça davalıya verilen forwarderlik hizmetinin ifası sırasında fiili taşıyanlara ödenen, demuraj ücreti, boşaltma limanında sarf edilen ardiye ve liman masraflarının davalıdan tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Davacı vekilinin 07/02/2022 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamalarda, dava ve takibin dayanağının 17.11.2020 tarihli ... nolu 24.470,00 USD bedelli, 17.11.2020 tarihli ... nolu 73.645,00 USD bedelli, 17.11.2020 tarihli ... nolu 26.241,00 USD bedelli, 17.11.2020 tarihli ... nolu 97.232,00 USD bedelli faturalar olduğu, davalı tarafından bu faturalara karşılık kısmi ödemeler yapıldığı, ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye 148.465,93 USD alacağının bulunduğu beyan edilmiştir.

Davalı tarafın davaya cevap dilekçelerinde, davacının iddia ettiği forwarderlik hizmeti ve alacak kalemlerine karşı bir itirazda bulunulmayıp, fatura içerikleri konusunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davacının yaptığını iddia ettiği işlerin bedelinin fatura içeriklerinde belirtilen miktar kadar olmadığı, ezcümle fatura bedellerinin fahiş olduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda, davacının davalıya forwarderlik hizmeti verdiği ve bu hizmet nedeniyle demuraj, ardiye ücreti ödeyip, liman masrafları yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmayıp, dosyada çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık fatura bedellerinin fahiş olup olmadığı ile istenebilecek alacağın miktarına ilişkindir.

Davacının tahsili gereken alacağının tespiti konusunda bilirkişi raporları alınmış olup, fiili taşıyan ... 'nın Türkiye acentesinden celp edilen taşıma belgeleri ve konteyner hareketleri incelenmek suretiyle düzenlenen 04.06.2024 tarihli Ek raporda, toplam demuraj alacağı 64.655,00 USD olarak saptanmıştır.

Davacı vekilinin 08.05.2024 tarihli dilekçesinde bildirdiği demuraj alacağı ile ilgili talebi 58.176,00 USD olduğundan, taleple bağlılık ilkesine göre hüküm altına alınacak demuraj alacağının 58.176,00 USD olduğu kabul edilmiştir.

Davacı vekili aynı dilekçede ardiye ücreti alacak miktarını 108.970,00 USD olarak, liman masraflarını da 54.242,00 USD olarak açıklamıştır. 04.06.2024 tarihli Ek raporda, davacının 94.857,10 USD ardiye bedeline katlanmasına rağmen davalıya 108.970,00 USD faturalandırma yaptığı, dolayısıyla 14.112,90 USD kar bedeli yansıttığı, varma yeri liman masrafları bakımından ise 51.486,90 USD ödeme yaptığı halde 54.242,00 USD üzerinden fatura düzenlediği, dolayısıyla bu kalem masraf için 2.755,10 USD kar payı eklediği belirtilmiştir. Davacı forwarderlik hizmetinin ifası sırasında davalı adına yapmış olduğu ödemeler ile sarf ettiği masrafları davalıya rücu etmek istediğinden, bu kapsamda davalıdan tahsil edeceği tutar yaptığı ödeme kadar olacaktır. Dolayısıyla davalıdan kar payı talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Öyleyse, ardiye ücreti bakımından tahsili gereken tutar ödediği 94.857,10 USD kadar, liman masrafları bakımından da 51.486,90 USD kadar olmalıdır. Bu kabul şekline göre davacının, davalıdan isteyebileceği toplam alacak miktarı 58.176,00+ 94.857,10+ 51.486,90 USD = 204.520,00 USD'yi geçmemelidir.

Davacı vekili 03/11/2024 tarihli dilekçesinde davacının kısmi ödemesinin 83.442,00 USD olduğunu beyan etmiş olduğundan buna göre, davacının bakiye alacak miktarı 204.520,00 - 83.442,00= 121.078,00 USD kadardır. Davacı, bakiye alacağının ödenmesi için ... Noterliğinden 18/03/2021 tarihinde ... nolu ihtarname çektiği, bu ihtarnamenin e-tebligat mazbatasının İbrahim Doğan tarafından 18.03.2021 tarihinde tebliğ alındığı, buna göre elektronik imzalı tebliğ evrakı, muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağından davalının 24.03.2021 tarihinde temerrüte düşmüş olduğu kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan 121.078,00 USD alacağın, temerrüt tarihinden, 02.04.2021 olan icra takip tarihine kadarki 9 günlük faizi 74,63 USD olarak ( 121.078x9x%2,50= 74,63 USD ) tespit edildiğinden, buna göre davalının ....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takibinde 121.078,00 USD asıl alacak ile 74,63 USD işlemiş faizden oluşan toplam 121.152,63 USD'ye yönelik itirazının haksız olduğu kanaatine varılmakla bu kanaat ışığında davanın kısmen kabulü ile davalının ....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, 121.078,00 USD asıl alacak ve 74,63 USD işlemiş faizden oluşan toplam 121.152,63 USD alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yıllık dolar faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, kabul edilen asıl alacak faturaya dayanıp likit olduğundan taktiren %20 oranı üzerinden hesap edilen ( takip tarihinde geçerli usd kuru 7.1560x121.078,00 USD = 866.434,17 TL %20 = 173.286,83 TL ) 173.286,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takibine itirazının KISMEN İPTALİNE, 121.078,00 USD asıl alacak ve 74,63 USD işlemiş faizden oluşan toplam 121.152,63 USD alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yıllık dolar faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 173.286,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,

3.Karar harcı olan 70.569,73 TL'den peşin alınan 15.615,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 54.954,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak yatırdığı 15.615,65 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 156.631,28 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 38.225,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 59,30 TL başvurma harcı, 29.000,00 TL bilirkişi ücreti, 368,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 29.427,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 23.900,11 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 100,00 TL posta gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.145,73 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

8.Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.072,07.-TL sinin davalıdan, 247,93.-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

9.Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.