Esas No
E. 2024/1017
Karar No
K. 2024/12487
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2024/1017 E.  ,  2024/12487 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/351 E., 2017/840 K.
SUÇ: Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1599 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 318/1. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda, ilk yargılamada görev alan Hâkim Afak İlleez'in yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yanlış gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE - KARAR

Sanığın yokluğunda verilen 26.09.2017 tarihli kararın cezaevindeki sanığa 05.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin "okunup anlatılmak" suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 05.10.2017 tarihli tebellüğ belgesi içeriğine göre, gerekçeli kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması ve ayrıca tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde aynı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ işleminin usûlsüz olduğu, yine katılan ...'in yokluğunda verilen hükmün katılanın kovuşturma aşamasında alınan beyanında bildirdiği bilinen son adresine MERNİS şerhi bulunmaksızın tebliğe çıkartılması gerektiği gözetilmeden, katılanın doğrudan adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinde MERNİS şerhi yazılı olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca ilgili muhtarlığa yapılan karar tebliği işlemlerinin geçersiz olması karşısında; hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; sonradan verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin 07.05.2018 tarihli ek kararın da hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2018 tarihli ve 2017/351 Esas, 2017/840 Karar sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog