10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/10789 E. , 2024/24451 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
başvurularının esastan reddi
b)Sanık ... yönünden beraaat
c)Sanık ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bursa 14.
Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar , , ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine; sanıklar ve r hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13 .
Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile;
1.Sanıklar ,, ve hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak beraatine ,
3.Sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, Karar verilmiştir. İ
A. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1.Tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işlediklerine,
2.Beraat eden sanıkların, atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,
3.Sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulama şartlarının oluşmadığına, İlişkindir.
A. Sanıklar ..., ..., ...
ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suçları sabit olmayan sanıkların beraatlerine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı araçta yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçmesi ve beraat eden sanık ...'nın uyuşturucu maddenin sanık ...'e ait olduğunu belirtmesi, beraat eden diğer sanıklar Serkan ve Seyfi'nin de sanık ...'in suçu üstlenmesi için sanık ...'ya baskı yaptığına dair beyanları sonrasında sanık ...'in 29.07.2021 tarihli celsede suçunu ikrar ettiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylem hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespiti kabul edilmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilebilmesi için 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ..., ...
ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni, tutuklu kalınan süre ve tutuklama koşullarında değişiklik olmaması dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
C. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2024 gününde karar verildi.