Esas No
E. 2024/2116
Karar No
K. 2024/7229
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2024/2116 E.  ,  2024/7229 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle öldürme

Hüküm : Mahkumiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2013/150 Esas, 2014/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2013/150 Esas, 2014/389 Karar sayılı kararının 18.07.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 31.05.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasın da tanımlanmış olan kasten yaralama suçunu işlediği ve Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın kesin olarak mahkumiyetine karar verdiği, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile açıklanarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Dairemizce "yetersiz hüküm" nedeniyle bozma kararı verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak sanık hakkında TCK'nın 85/1,62,50,52,53/6.maddeleri gereğince 26000 TL adli para cezasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; hükmedilen adli para cezasına ödeme gücü olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay günü saat 11:00 sıralarında sanık ... pazar yerine mal götürmekte olduğu idaresindeki kamyonet ile sokak üzerinde seyir halindeyken aracını geri manevra ile pazar tezgahına yanaştırmakta olduğu esnada, aracın gerisinde bulunan yaya ...'a çarpması sonucu yaya öldüğü olayda kovuşturmada Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre; idaresindeki kamyonet ile olay mahalli pazar yerinde pazar tezgahına mal bırakmak üzere geri manevra yapmakta olduğu sırada, olay mahalli özelliklerini de dikkate alarak gerekirse aracın gerisinde gözcü bulundurmak suretiyle manevralarını yapması gerektiği hususuna riayet etmediği, kontrolsüz bçimde gerçekleştirdiği manevrası esnasında ise aracının gerisinde bulunan yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede tamamen kusurlu olduğunun kabulü ile sanığın TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Sanık hakkında tayin adilen hapis cezasının günlüğü 40 TL'den adli para cezasına çevrilmesinde bir isabetlik görülmemiştir.

CMK'nın 231/11. maddesi gereğince, sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan 12.06.2014 tarihli hükümde bir değişiklik yapılmadan hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış olup; önceki hükmün aksine,

TCK'nın 53/6. maddesi gereğince, sanığın sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınması, bu husus, güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Diyarbakır 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog