10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı ile davalı arasındaki ilişki ekte sunulu Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi başlıklı sözleşme ve eklerine dayandığını, ilgili sözleşme uyarınca davalının "..." isimli elektronik ticaret sitesinde davacının ürünlerinin satışı yapılmakta olduğunu, davalı bu ilişkide yer sağlayıcı konumunda olduğunu, İlgili sözleşme uyarınca davacı satıcı sıfatıyla dava dışı üçüncü kişilere ürün satışı gerçekleştirmekte olduğunu, davalı bu ürün bedelini üçüncü kişi alıcılardan davacı adına tahsil ettiğini, ürünün iade edilmemesi üzerine ürün bedelini davacıya ödemekte, kargo gönderi ücretlerini yine ilgili kargo firmalarının davalıya ilettiği faturalar üzerinden davalı alacağından mahsup etmek üzere ilgili kargo firmasına ödediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki sözleşme ile kararlaştırıldığı şekilde olduğunu, yine sözleşme uyarınca alıcıların ayıplı ürün/hizmet gerekçesiyle iade ettiğini ürünlere ilişkin olarak davalı tarafından davacı hakkında cezai işlem uygulanmakta aylık olarak bu iadelerden kaynaklı cezai işlem bedelleri davacının alıcılardan olan hakedişlerinden mahsup edildiğini, ancak ekte sunulan hatalı kargo faturaları uyarınca davalıya iade kesilen fautralar davalı tarafından dikkate alınmadığını, davacı tarafından desi hatasından kaynaklı kargo bedelleri hususunda davalıya mail yoluyla bilgi verildiğini, hatalı olarak davacının alacağından mahsup edilen kargo bedellerinin iadesi talep edilmişse de davalı tarafından yalnızca ilgili kargo firmalarından dönüş beklendiğini şeklinde talebe cevap verildiğini, ancak icra takibinin ve işbu davanın açıldığı tarihe kadar halen ilgili kargo bedellerine ilişkin davacıya bir dönüş yapılmadığını, davacı her ne kadar kargo bedellerine ilişkin iade faturası düzenlemişse de bu fatura da haksız olarak davalı tarafından kabul edilmediğinden alacaklı konumunda olan davacı , davalı kayıtlarına göre borçlu durumuna düştüğünü, yine ilgili sözleşmenin Finansal Şartlar başlıklı Ek-3 metni uyarınca müşterilerin ayıplı ürün gerekçesiyle iade ettiğini, ürünlere ilişkin olarak davalı tarafından cezai işlem bedeli davacı alacağından mahsup edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede cezai işlem bedeli uygulaması öngörüldüğünü, ve davacı bu duruma itiraz etmemişse de davalı tarafından uygulanan cezai işlem mahsupları hatalı olarak uygulandığını, Davalı yan tarafından haksız olarak takibe itiraz edilmesi üzerine, İstanbul Arabuluculuk Bürosu' na ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk kapsamında 01.09.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, 16.09.2021 tarihinde süreç anlaşmazlık ile sona erdiğini, davacının alacağına kavuşması için arabuluculuk sürecinin de yetersiz kalması üzerine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptali ile takip çıkışı asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının tahsili talebiyle işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket, 23.08.2021 tarihinde, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya üzerinden 81.144,41.-TL alacaklı olduğunun iddiası ile davalı şirket aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ise, ilgili birimlerin yaptığı incelemeler sonucu haksız şekilde başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, mahkememizin ... E. sayılı huzurdaki dosyası davalı şirketçe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, aşağıda bahse konu davaya cevaplarımız yer aldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın reddi talep edildiğini, davacı dava dilekçesinde; hatalı olduğunu beyan ettiğini kargo bedellerine yönelik iade faturalarının davalı şirket tarafından dikkate alınmadığını kabul edilmediğini, bunun yanında cezai şarta yönelik tutarların haksız olduğunu ve son olarak davalı şirket'in davacı firmanın kuruluş tarihinden öncesine dayalı geçmişe dönük fatura kesmiş olduğunu, davacı şirketin bahse konu iddialarının herhangi bir gerçeklik payı bulunmadığını, birlikte yargılamanın hukuka uygun biçimde yürütülmesi adına aşağıdaki açıklamaları yapma gerekliliği doğduğunu, davacı şirket, hatalı olduğunu beyan ettiği kargo bedellerine yönelik iade faturalarının davalı Şirket tarafından dikkate alınmadığının bu nedenle alacaklı konumdayken davalı şirket'e karşı borçlu konumuna düştüklerini iddia ettiğini, kargodan kaynakla hatalı desi hususunda öncelikle satıcı davacının desi itirazı kendileriyle de paylaşılan kural setine uymadığından değerlendirmeye alınamadığını, normal şartlar altında, bir satıcı tarafından davalı şirket'e desi bazlı iletilen itirazlarda uygulanan prosedür, itiraz tarihi itibariyle son 2 ay içerisindeki tüm itirazlar için kargoya danışıldığını, kargo şirketinin onayı beklendiğini, ürün çıkışında kargo desi bilgisinin davalı şirket tarafından bilinmesi mümkün olmadığını, bu nedenle desi hatası kaynaklı bir bedele yönelik kesilen faturada hata olup olmadığını, ancak kargo firması tarafından alınacak teyit ile mümkün olduğunu, akabinde kargo şirketinin hata olduğununu, tespit ettiği ve davalı şirket'e bildirdiği kayıtlar için ilgili satıcıya usulüne uygun biçimde iade yapılması ile yürütüldüğünü, davacı satıcı son olarak, davalı şirket'in davacı firmanın kuruluş tarihinden öncesine dayalı geçmişe dönük fatura kesmiş olduğunu cevap dilekçe ekinde sunulu cari hesap ekstresinden de görüleceğini , davacı firma aleyhinde kesilen ilk ceza faturası 16.10.2020 tarihli olduğunu, bu tarihten önce kendileri aleyhinde kesilen bir fatura bulunmamaktadır. Kaldı ki tacir olarak kendi bünyelerinde de cari hesap tutması gereken davacının, taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik borç - alacak kayıtlarının davalı şirket bünyesinde bulunduğunu ve bu nedenle ulaşılamadığını belirtmesinin herhangi bir dayanağı bulunmadığını, davacının 29.05.2020 tarihinden önce davalı şirket tarafından fatura kesildiğine yönelik beyanlarını ispatlayamadığını, birlikte hukuki bir dayanağı da bulunmadığını belirttiğini, davalı şirket tarafından kesilen faturalarda herhangi bir mükerrerlik, yanlışlık veya hata bulunmadığını, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir
DELİLLER VE GEREKÇE: Arabuluculuk Tutanağı, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, cari hesap ekstresi, ticari kayıt ve defterler, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif , satıcı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesi, davalıya bildirim yapıldığına dair mail yazışmalar dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi Mali Uzman ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'ın 10/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Tarafların ticari ilişkisinin 124.08.2020 tarihinde başladığı ve iş bu tarih öncesinde taraflar arasında her hangi bir ticari ilişkinin var olduğuna dair kaydi her hangi bir tespitte bulunulmadığını, her iki yana ait 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin incelenen ticari defter kaydı ve muavin defter kayıtları inceleme konusu yapıldığını, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan muavin hesap kayıtlarına göre 1.824,81 TL alacaklı, davalı ticari defter kayıt ve muavin kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 7.70 TL alacaklı durumda olduğunu, taraflar arasında ihtilafın cari hesaplar ile ilgili olmadığını, ihtilafın davalı tarafından davacı adına düzenlenen kargo faturalarının desi farklılığından, ürün teslimlerine ilişkin olarak davalı tarafından davacı adına düzenlenen cezai şart bedeli faturalarından kaynaklı toplam 81.144,41 TL alacak ile ilgili olarak şirket faaliyete geçmeden önceki tarihli faturalara ilişkin her hangi bir somut belge ibraz edilemediğini, diğer konulu faturaların her iki taraf ticari defter ve muavin kayıtlarında kayıtlı olduğu ve iş bu faturalara yönelik yazılı olarak itiraz veya iade faturası düzenlendiğine dair somut belge ve bilgi sunulmadığını, davacının icra takibinde talep edilen 81.144,41 TL ile ilgili olarak iş bu alacağın dayanağına ilişkin daha somut belge ve bilgilerin ibrazı ile davacı talebinin somutlanması gerektiğinin görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Mali Uzman ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'ın 14/01/2024 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle ; Davacının takipte talep edilen 81.144.41-TL'lik alacak talebi ile ilgili olarak özellikle desi farklılıklarından dolayı davalının fazladan faturalandırdığını kargo taşıma ücretlerinin cari hesap alacağından mahsup ile tahsil edildiğine ilişkin iddialarının tespiti ve değerlendirmesinin heyetimizde taşımacılık söktör uzmanı bulunmadığını, bu hususta tespit ve değerlendirme yapılamadığını, davacının desi farklılıklarına ilişkin talebinin taşımacılık sektör uzmanı tarafından incelenip, tespit ve değerlendirmesi ile somutlaşabileceği hususu mahkemeniz takdirlerinde olduğunu, tarafların diğer talepleri mahkemeniz takdirlerinde olduğunun, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava Hizmet Sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkide, davalıya ait e-ticaret portal üzerinden satışı gerçekleştirilen ürünlerin nihai tüketicilere satışı yapıldığı, bu ürünlerin kargo taşıma ücretlerinin davacı satıcı tarafından ödendiği, iş bu kargo taşıma ücretlerinin faturalandırması ise davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen faturalar ile davacının cari hesabından mahsup edildiği, yine siparş alınan ürünlerin tüketiciye gönderilmemesi, ayıplı gönderilmesi vb nedenlerden dolayı, davalı tarafından davacı adına Cezai şart bedeli adı altında (Sözleşme gereği) cezai şart bedellerinin de davacıya fatura edilip, davacı cari hesap alacağından mahsup edildiği şeklinde bir ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan ve denetime açık bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafından davalıya ait e-ticaret portalından nihai tüketicilere gönderilen kargoların, kargo ücretlerine ilişkin olarak, davalı tarafından fatura edilen kargo ücretlerinin olması gerekenden daha fazla tutarlarda fatura edildiği ve bu şekilde fazladan kargo ücret ödemesi yapıldığı, fazladan cari hesaptan mahsup edilen kargo ücretlerinin iadesini talep ettiği, satışı yapılan bir çift ayakkabı kutusunun 2 desi, iki çift ayakkabı kutusunun 4 desi olduğu ve iş bu desiler üzerinde kargo faturalarının düzenlenmesi gerektiği halde, davalı tarafından kargo faturalarının16, 18, 31 desi gibi fatura edildiği ve fazladan kargo taşıma ücretlerinin davalı tarafından cari hesaptan mahsup edildiği, yine taraflar arasındaki diğer ihtilafın ise, davalıya ait e-ticaret portal üzerinden alınan siparişlerin, nihai tüketicilere gönderilmesi ile ilgili olarak, ürünlerin hatalı, ayıplı olması nedeniyle iadesi, alınan siparişlerin tüketici alıcıya teslim edilmemesi, gönderilmemesi veya geç gönderilmesi gibi nedenlerden dolayı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı tarafından davacıya ürün bedeli baz alınarak 25 TL veya 50 TL üzerinden cezai şart bedeli kesilerek davalı cari hesabından mahsup edilmesi ile ilgili olduğu, davacı, ürünlerin zamanında ve ayıpsız olarak teslimlerinin yapıldığını, ürün teslimlerinde kendisinin herhangi bir kusuru olmadığı, kesilen cezai şart bedellerinin de haksız olarak kesildiğini, işbu cezai şart adı altında yapılan kesintilerin de davalıdan İade edilmesini talep ettiği, davacı yan, ayrıca davalı tarafından şirket kuruluş tarihinden önce olmak üzere bir kısım faturalar düzenlendiği ve işbu faturaların cari hesap alacağına mahsup edildiği yönünde iddialarda bulunarak, toplamda 81.144.41 Tl tutarında davalı tarafından haksız olarak cari hesap alacağından mahsup yapıldığı iddiası ile iş bu tutar üzerinden ... İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyasından İlamsız İcra takibi başlattığı, davalının itirazı ile huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aynı dönemi ( 2020 ve 2021 yılları) kapsayan Ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinden yapılan incelemede, her iki taraf kayıtlarından, ticari ilişkinin 14.08.2020 tarihli 27,60 TL bedelli faturanın taraf defterlerine ve muavin hesaplarına kaydı ile başladığı, İş bu tarih öncesinde taraflar arasında her hangi bir ticari ilişkinin varlığına dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, her iki yan ticari defter ve muavin kayıtlarına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkin nisan 2022 ayı itibariyle sonlandırıldığı, davacı kayıtlarına göre davalı yandan 1.824.81 TL alacaklı durumda olduğu, Davalı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre ise, davalının davacıdan 71,70 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki asıl ihtilafın yukarıda da açıklandığı üzere, cari hesaptan kaynaklanmadığı, davacı tarafından davalıya ait e-ticaret portal üzerinden nihayi tüketicilere satışı yapılan ürünlerin tesliminde kargo ücretlendirmesinde kullanılan desi ölçüsünün olması gerekenden daha fazla gösterilmesi ile fazladan kargo ücreti ödendiği, ayrıca davacı tarafından siparişlerin tüketicilere geç gönderildiği, teslim edilmediği, ayıplı ürün gönderildiği vb nedenlerle davalı tarafından davacı adına cezai şart bedeli adı altında fatura düzenlediği ve iş bu faturaların davacının cari hesabından mahsup yoluyla tahsil edilmek suretiyle davalının haksız yere tahsil ettiği bedeller toplamının 81.144.41 TL alacaklı durumda olduğu yönünde iddilarda bulunmuştur. Davacının işbu iddilarına ilişkin olarak, davalı tarafından davacı adına düzenlenen Kargo Faturaları ve Cezai şart bedellerine ilişkin olarak, taraflar arasındaki Ticari ilişkinin 14.08.2020 tarihi ila nisan 2021 tarihleri arasındaki dönem içinde her hangi bir itiraza veya iade faturası düzenlendiğine dair somut belge ve bilgi dosya kapsamında bulunmadığı, davacı yan, takip konusu tutar ile ilgili olarak - 22.437.24 TL hatalı düzenlenen faturalar, - 21.906.92 TL Desi hatalı Faturalar - 21.605.00 TL Eksik ve kusurlu faturalar - 10.564.69 TL Şirket açılış öncesi faturalar - 4.630.56 TL Desi hatalı faturalar olmak üzere toplam 81.144.41 TL olduğunu iddia ederek takip başlatmıştır. Öncelikle davacı şirket kuruluşundan önce düzenlendiği iddia edilen 10.564.69 TL tutarındaki faturalara ilişkin her hangi bir somut belge ibraz edilmediği, taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede 14.08.2020 tarihi öncesinde her iki taraf kayıtlarında da her hangi bir kaydi bilgi bulunmadığı, davalı tarafından davacı cari hesabından 14.08.2020 tarihi öncesine ait fatura mahsubu yapıldığına dair kesinti yapıldığına dair kayda rastlanılmadığı, davacının, hatalı fatura, desi hatalı faturalar, eksik ve kusurlu faturalar ve cezai şart bedeli faturaları ile ilgili taleplerine konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve işbu faturalara davacı yan tarafından yazılı olarak itiraz edilmediği veya iade faturası düzenlendiğine dair her hangi bir somut belge ve bilgi dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla davacının İcra takibinde talep edilen 81.144.41 TL İle ilgili olarak işbu alacağın dayanağına ilişkin somut belge ibraz edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 552,43-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)