2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 22/01/2024 tarihinde İzmir İli Buca İlçesinde, müvekkiline ait ... plakalı araç Özbekisten caddesinden 1107 sokak istikametine seyir halinde iken Yavuz Sultan Selim Caddesi kavşağına geldiği esnada aracın sol arka kısımları ile Yavuz Sultan Caddesi kavşağından Buca Stadına seyir halinde olan dava dışı ... Plakalı araç ile çarpışması sonucundan trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin... plakalı aracında hasar oluştuğunu, oluşan hasarı gidermek üzere müvekkil...numaralı kasko sigortası poliçesini düzenleyen davalı... Katılım Sigorta'ya başvurmuş ve... numaralı hasar dosyası açıldığını, davalı tarafça müvekkiline 16/04/2024 tarihinde 40.000,00-TL ödeme yapılmış ancak yapılan ödeme müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, uyuşmazlık gereği...Arabuluculuk büro numaralı ve... Arabuluculuk dosya numaralı dosya üzerinden arabuluculuk yoluna başvurulmuş fakat anlaşma bu kanal ile de sağlanamadığı için dava açma zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00-TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde;
Davacı taraf,... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde, kasko poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep ettiğini, davanın "HMK 107. md. gereği belirsiz alacak davası" olarak nitelendirilmesi halinde ise davanın reddi gerektiğini, davacı tarafa ödeme yaptığını, davacı her halde davasını ve zararını belgeler ile şek ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkili şirket nezdinde oluşturulmuş ilgili numaralı hasar dosyasının celbini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından davacı ile karşılıklı tanzim edilen poliçede açıkça yazılı teminat dışı hallere ilişkin savunma haklarını saklı tuttuğunu, dava konusu kazaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasının ardından buna ilişkin savunmalarını sunacağını, davacının kaza tarihinden itibarenve avans faiz talep etmesinin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, zira müvekkili şirket ödeme yaptığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket sigortalısı araç ticari olmadığını, davanın kabülü anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilir olduğunu, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, hasar dosyasının celbini, aleyhimize haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir
DELİLLER
Kaza tespit tutanağı, ... numaralı sigorta poliçesi ve ilgili ... numaralı hasar dosyası, davalının ödemesini gösteren dekont, sigortaya başvuruyu gösteren mail, bilirkişi incelemesi, tanık, ticari defter ve kayıtlar suretleri delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi incelemesi sonucunda 03.10.2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Sn. Mahkemenin ... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla,...plaka sayılı ... ... model minibüste meydana gelen hasar onarım bedelinin, 22.01.2024 riziko tarihi itibarıyla KDV dahil 274.139,99 TL olduğu, riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 290.000,00 TL mertebesinde olan davaya konu aracın hasar onarım bedeli dikkate alınarak tamirinin ekonomik olmadığı, pert- total uygulaması gerektiği, yapılan araştırmaya dayalı sovtaj değeri 90.000,00'TL mertebesinde olduğu tespit edilmiş ve...raçta meydana gelen gerçek zarar 200.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı Sigorta Şirketinin tenzili muafiyet talepleri mesleki uzmanlık alanımın dışında kalmakta olup, takdir Sn. Mahkemenindir.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere tespit, ve kanaatimi saygılarımla arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, Kasko sigorta sözleşmesi kapsamında bakiye hasar bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait... plakalı aracın dava dışı... plakalı araç ile 22/01/2024 tarihinde trafik kazası gerçekleştirdiğini, kaza sonrası davalı Kasko sigortacısı tarafından davacı sigortalıya 40.000,00-TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin oluşan hasar bedelini karşılamadığı, haricen öğrenilen bilgiye göre davalı şirketin, sigortalı aracın minibüs olarak kullanılması nedeniyle gerçek zararın karşılanmadığını, davalı sigorta şirketinin aracın ruhsat bilgisini bildiği halde poliçeyi düzenlediğini ve dürüstlük kurallarına uygun hareket etmediğini, davalının gerçek zararı karşılamakla sorumlu olduğunu ileri sürerek zararın tespiti ve tazminini talep etmiştir.
3.Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş, hasar nedeniyle poliçe şartları uyarınca %80 oranında muafiyet uygulanarak davacıya 40.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalının bakiye sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya ait aracın muafiyet klozu nedeniyle hasarın %80'inin indirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4.Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, dava konusu kazanın İzmir ili Buca ilçesinde meydana geldiği ve 6100 sayılı HMK'nın 16/1. Maddesi uyarınca haksız fiilden kaynaklanan davalarda haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
5.Bilindiği üzere kasko sigorta poliçeleri bir aracın işletilmesi sırasında oluşan hasarlardan dolayı sigortalının kusur durumuna bakılmaksızın aracın gördüğü zararın poliçe teminatı ile karşılanmasını amaçlayan, kusur temelli değil zarar esasına dayalı sigortalardır.
Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortanın konusu; "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.
a)Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
b)Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,
c)Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,
d)Aracın yanması,
e)Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi " şeklinde düzenlenmiştir.
5.Tarafların iddia ve savunmalarına göre, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve davacıya ait aracın şehiriçi hatlı minibüs olarak kullanıldığı sırada dava konusu hasarın gerçekleştiği her iki tarafın da kabulünde olup temel uyuşmazlık davacıya ait aracın hatlı minibüs olarak kullanılması nedeniyle poliçenin 2.maddesinde düzenlenen %80 oranındaki muafiyet klozunun uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
6.Dosyaya sunulan "... Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi" başlıklı poliçenin 22/03/2023-22/03/2024 tarihleri aralığına istinaden düzenlendiği, dava konusu 22/01/2024 tarihli kazanın poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği, poliçenin 3.sayfasında yer alan 2. Maddesinde; "2-) MUAFİYET UYGULAMALARI
Bu sigorta poliçesinde yukarıda kullanım tarzı beyan edilmiş olan sigortalı araç, hiçbir şekilde Kiralık Araç ( Rent A Car ), Uzun Süreli Kiralama veya taksi/dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen kanuni olmayan taşımacılıkta veya Kurye /Kargo Şirketi aracı veya sürücü kurslarında eğitim aracı olarak veya hiçbir şekilde biletli şehirlerarası yolcu taşımacılığında, şehir içi her türlü hatlı minibüs ve midibüs olarak yolcu taşımacılığında, bir hat dahilinde belediye yada sözleşmeli olarak özel teşebbüse ait hatlı dolmuş yada kanuni olmayan yolcu taşımacılığı amaçlı kullanılamaz. Ruhsat sahibi ve /veya sigortalı ve/veya katılımcıdan herhangi birinin Leasing( Finansal Kiralama) şirketleri hariç olmak üzere kısa ya da uzun süreli araç kiralama hizmetleri ile iştigal ediyor olması , veyahut taksi / dolmuş ya da korsan taksi olarak tabir edilen kanuni olmayan taşımacılıkta veya Kurye /Kargo Şirketi aracı veya sürücü kurslarında eğitim aracı olarak veya biletli şehirlerarası yolcu taşımacılığında, şehir içi her türlü hatlı minibüs ve midibüs olarak yolcu taşımacılığında, bir hat dahilinde belediye yada sözleşmeli olarak özel teşebbüse ait hatlı dolmuş yada kanuni olmayan yolcu taşımacılığı amaçlı kullanılmasının tespiti durumunda her hasarın % 80'i sigortalının / katılımcının kendisi tarafından karşılanmak üzere tazminat bedelinden indirilir." Şeklinde muafiyet klozu yer aldığı görülmüştür.
7.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesinde ‘‘sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.’’düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı sigortalının poliçe ve teminatları konusunda aydınlatma yükümlülüğünün yapılmadığı durumda 14 gün içerisinde sigorta poliçesine itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Ancak TTK'nın 1423/2. maddesi uyarınca sigorta şirketinin aydınlatma açıklamasını vermemesi halinde sigorta ettiren davacının sigorta sözleşmesinin yapılmasına 14 gün içerisinde itiraz hakkı olduğu, itiraz etmediği takdirde sigorta sözleşmesinin poliçe de yazılmış şartlarda yapılmış sayılacağı kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacının poliçe tanziminden sonra 14 gün içinde poliçe şartlarına itiraz ettiğine dair herhangi bir iddia ya da belge ileri sürülmediği, bu durumda sigorta poliçesinin mevcut şartlarda davacı yönünden bağlayıcı olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.(Bkz: Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06/12/2022 Tarih 2021/8342 Esas 2022/8708 Karar sayılı ilamı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 11/05/2023 Tarih 2022/473 Esas 2023/1059 Karar sayılı ilamı)
8.Davacının poliçe şartlarıyla bağlı olduğu ve 14 günlük süre içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle muafiyet şartlarının gerçekleşmesi halinde poliçenin 2.maddesi uyarınca hasar bedelinin %80'inin sigortalı üzerinde bırakılacağı, somut uyuşmazlıkta davacıya ait aracın ... plakalı olarak şehir içi hatlı minibüs olarak kullanıldığının sabit olduğu ve her bir hasarda sigorta şirketinin hasarın %20'sinden sorumlu tutulabileceği kabul edilmiştir. (Benzer değerlendirme için bkz: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 11/05/2023 Tarih 2022/473 Esas 2023/1059 Karar sayılı ilamı)
9.Mahkememizce davacıya ait aracın kaza nedeniyle uğradığı hasar bedelinin tespiti hususunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 03/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 290.000,00-TL olduğu, aracın onarımının 274.139,99-TL bedel ile gerçekleştirilebileceği, aracın sovtaj değerinin 90.000,00-TL olması nedeniyle onarımının ekonomik olmadığı ve davacının gerçek zararının 200.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı zarar tespiti yönünden taraf vekillerince açık bir itiraz ileri sürülmediği gibi, bilirkişi raporunun dava öncesi sigorta şirketi tarafından atanan eksper tarafından düzenlenen raporla uyumlu bir şekilde hasar ve zarar tespiti içerdiği, bu haliyle davacının gerçek zararının 200.000,00-TL olarak tespitinin dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu gözetilerek raporla belirlenen zarar miktarı hükme esas alınmış ve davacının 200.000,00-TL gerçek zararı oluştuğu kabul edilmiştir.
10.Kasko sigortaları sigortalı ile sigortacı arasında bir sözleşme niteliği içermekte olup yukarıda açıklanan nedenlerle aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemiş olsa dahi 14 gün içerisinde itiraz edilmeyen poliçe şartlarının sigortalı yönünden bağlayıcı olacağı, somut olayda davacı sigortalının poliçe şartlarına karşı itirazda bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, bu haliyle poliçede yer alan "şehiriçi hatlı minibüs" kullanımı nedeniyle öngörülen %80 muafiyet şartının davacı yönünden bağlayıcı olacağı ve davalı sigorta şirketinin tespit edilen 200.000,00-TL gerçek zararın yalnızca 40.000,00-TL'sinden sorumlu olduğu, dava öncesinde davalı sigorta şirketinin 40.000,00-TL ödemede bulunduğunun her iki tarafın da kabulünde olduğu ve davacının davalı sorumluluğunda olan bakiye tazminat alacağının bulunmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harç peşin olarak alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 1.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)