Esas No
E. 2024/1009
Karar No
K. 2024/1271
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/1009 K. 2024/1271 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/1009, K. 2024/1271, T. 17.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/1009
Karar No
2024/1271
Karar Tarihi
17.12.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/1009 Esas
KARAR NO: 2024/1271
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/11/2024
KARAR TARİHİ: 17/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dilekçesinde özetle; 12/03/2024 tarihinde Beylikdüzü ilçesinde müvekkilin sahibi olduğu ... plakalı araç ile mülkiyeti ...'a ait olan ...'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç arasında, tramer kayıtlarına da işlendiği üzere ...'ın %100 kusuru neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ve kusurlu olan tarafın .... Sigorta A.Ş nezdinde 01/02/2024-01/0272025 tarihleri arasında "..." nolu trafik poliçesi mevcut olduğunu, bu poliçe kapsamında 200.000,00-TL'lik poliçe limiti doldurulduğunu, müvekkilin ise .... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi mevcut olduğunu, kaza neticesinde ZMMS limiti doldurulmuş olduğundan davalı sigorta şirketine başvuru zorunluluğu doğduğunu, Eksper raporunda sabit olan 341.973,45 TL'nin; ekte sundukları dosya sorgusuna ait ekran görüntüsünün sonucunda 101.973,4 TL'si ödendiğinin sabit olduğunu, bu sebeple 40.000,00 TL'nin eksik ödendiğinin saptandığını, bakiye tutar olan 40.000,00 TL, sigorta sözleşmesinin diğer tarafı olan ...

Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olup iş bu tutar ödenmediğini, bu sebeple, kasko poliçesi genel şartları ihlal edilmiş ve müvekkilin zararı kasko poliçesinden karşılamadığını, bakiye tutarın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Müvekkile ait ... plakalı aracın 12.03.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda oluşan 341.973,45 TL'lik hasarın ödenmeyen 40.000 TL'sini, .... nolu kasko sigorta poliçesine dayalı olarak davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticaret faizi ile tanzim edilmesine, yagılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Dava 15/11/2024 tarihinde Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına tevzi olduğu, 15/11/2024 tarihinde 2024/153 karar numarası alarak mahkememizin görevli olduğu gerekçesi ile karara çıkarılarak, 13/12/2024 2024/1009 esasını alarak mahkememize tevzi olmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.

Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması, ayrıca taraflardan birinin tüketici vasfının bulunması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin ve dava şartlarından olduğundan taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. (İstanbul BAM 4. H.D. 2018/1906E, 2019/1329 K )

Somut olaya bakıldığında; davacının sahibi olduğu ... plakalı Hususi- Özel Kullanım niteliğinde aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, taraflar arasında 6502 sayılı yasa kapsamında bir tüketici-satıcı/sağlayıcı ilişkisi ve kasko sigortası satış sözleşmesi bulunduğu, davacının kanunda tanımı yapılan tüketici sıfatına haiz olduğu, dolayısıyla davanın, tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Görevli Mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,

3.HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,

Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda dosya üzerinden açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog