Esas No
E. 2024/1744
Karar No
K. 2024/1989
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1744

KARAR NO: 2024/1989

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:20/09/2024 ( 19/09/2024 tarihli duruşma ara kararı)

NUMARASI:2024/347 Esas

TALEP

İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/12/2024 İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA VE TALEP:Davacı vekili 13/06/2024 tarihli dava dilekçesiyle; davalı şirket ortağı muris ...'in hisselerinin elbirliği halinde mirasçılara geçtiği henüz paylaştırma yapılmadığından hisselerin elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu, murisin 2015 yılında vefat ettiğini, murisin anonim şirket statüsünde bulunan davalı şirketteki hisselerinin elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine aykırı biçimde tesis edilen dava konusu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, halihazırda terekenin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 Tereke numaralı dosyasında tespit ve idare edildiğini, ilgili dosyada tereke temsilcisi ve idare memuru görevlendirildiğini, diğer bir mirasçı ... tarafından davalı şirkete karşı ikame edilen davalarda BAM'ın çeşitli dairelerinin, davalı şirketin önceki genel kurullarının da aynı nedenle yok hükmünde olduğuna karar verdiğini, davalı şirketin 2015 yılından beri yok hükmünde olan genel kurulları düzenlemekte ısrarcı olması, yargılamaların yavaş yürümesinden yararlanması ve müvekkillerinin her birinin hukuka aykırı işleme karşı dava açmak zorunda bırakılması dikkate alındığında, tereke malları, davalı şirket ve müvekkilleri nezdinde telafisi imkânsız zararlar oluşacağının açık olduğunu, mirasçı ... tarafından açılan İstanbul 20. ATM'nin 2023/515 esas sayılı dosyasında, dava konusu (yönetim kurulunun da seçildiği) genel kurulun yürütmesinin durdurulması kararı verildiğini, ancak davalı şirket yürütmenin durdurulması kararının hemen akabinde işbu dava konusu genel kurulu düzenlediğini ve aynı yönetim kurulunu tekrar seçtiğini, bir kısım mirasçıların tereke konusu hisseler üzerinde hukuka aykırı biçimde işlem gerçekleştirme iradelerini sürdürdüğünü, bu sebeple murisin çoğunluk hissedarı bulunduğu davalı şirkette gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygun olmasını teminen şirkete yönetim kayyumu atanmasının gelinen aşamada zorunlu hale geldiğini beyan ederek, davalı şirketin 17.05.2024 tarihinde gerçekleştirdiği, 21.05.2024 tarihinde tescil ve ilan genel kurul toplantısında hukuka, kanuna, usule, temel hukuk ilkelerine ve dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, sayın mahkemece aksi kanaat hasıl olduğu takdirde iptaline, dava konusu genel kurul kararlarının icra edilmesi halinde, müvekkilleri nezdinde telafisi imkânsız zararların doğacağı göz önünde tutularak, TTK m. 449 uyarınca ivedilikle dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR:Mahkemece;

09/08/2024 tarihli ara karar ile, davacılara murisin şirketteki payları miras olarak intikal etmiş olmakla davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, anonim şirketlerde payların, paydaşın ölümü halinde, kendiliğinden iştirak hâli çözülerek mirasçılara intikal etmeyeceği, bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK’nın 2. maddesine uygun şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerektiği, ancak somut olayda bu hallerin gerçekleştiğine dair bir verinin bulunmadığının görüldüğü,elbirliği mülkiyeti henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden ve TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığından terekeye temsilci atanması gerektiği(Yargıtay 11. HD'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/3662 E. - 2022/7682 K. Sayılı kararı), bu durumda eldeki uyuşmazlıkta mahkemece emsal nitelikte kabul edilen aynı şirkete ilişkin İstanbul 20. ATM' nin 2023/515 esas, 2024/374 karar sayılı ilamı ve bu dosyada verilen tedbir kararı, İstanbul BAM 43 HD' nin 2024/38 esas, 2024/293 karar sayılı ilamı da göz önüne alınarak genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla genel kurulda alınan yönetim organının seçimi gibi kararların telafisi imkansız zarar doğurma ihtimali bulunduğu görülmekle 17.05.2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına, şirketin organsız bulunmadığı göz önüne alınarak işbu talebin reddine karar verilmiştir.

BİRLEŞEN DAVA VE TALEP:Birleşen davada davacı vekili; davalı şirketin kaydi Yönetim Kurulunun murisin vefatından sonra giriştiği tüm tasarrufların, kendilerine yönelik ibraların, seçimlerin tamamen mutlak butlanla batıl olup hükümsüz olduğunu beyan ederek davalı şirketin 17/05/2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının ve alınan kararların hükümsüzlüğüne, karara kadar yürürlüklerinin askıya alınmasına, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, tedbiren kararın kesinleşmesine kadar yürütmenin durdurulması ile şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR:Mahkemece; 16/09/2024 tarihli ara karar ile, asıl dosyası olan 2024/347 Esas sayılı dosyasında 09/08/2024 tarihli ara karar ile birleşen dosya davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine ilişkin karar verildiğinden 17.05.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, şirkete yönetim kayyumu tayini talebi açısından,Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyasında örneği bulunan şirketin organsız bulunmadığı göz önüne alınarak işbu talebin reddine karar verilmiştir.

İTİRAZ:Davalı vekili 20/08/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile davacılar tarafından dayanak gösterilen İstanbul 20. ATM’nin 2023/515 Esas sayılı dosyasında verilen tedbir talebinin reddi kararının BAM tarafından kaldırılması sonrasında davacı tarafça ...’in Tereke dosyasında müvekkili şirkete tekrardan tereke temsilcisi atanması talebinde bulunulduğu bu talebin Mahkemece ... A.Ş.’nin hisselerinin ... Terekesinin dışında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, bu durumun huzurda görülen davada davacı tarafın müvekkili şirket hisseleri üzerinde elbirliği mülkiyeti olduğuna ilişkin iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu kanıtladığını, 20. ATM’nin 2023/515 Esas sayılı dosyasında verilen tedbirin reddi ara kararı sonrası dosya Bölge Adliye Mahkemesinde iken dosyaya bilirkişi raporu girmiş olup tamamen müvekkili şirket lehine olan bilirkişi raporu Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince tedbir kararı verildiği Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usulen hatalı olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan 43.HDnin kararında “mirasçılar arasında bir sözleşme veya MK 2 anlamında sözleşmeye eşdeğer bir halin varlığı” halinde hisselerin münferiden paylaşıldığını kabul edildiğini böyle bir halin varlığına dair somut deliller bulunmadığını, davacıların şirket (çoğunluk) üzerinde baskı oluşturmak ve birtakım kişisel istekleri yerine getirmeye zorlamak amacında olduğunu, davacı tarafın kayyum atanması talebinin de reddi gerektiğini ileri sürerek yönetim kurulu seçimine ilişkin beyanlarla ihtiyati tedbire itiraz etmiştir.

İTİRAZ ÜZERİNE ARA KARAR:Mahkemece 19.9.2024 (20.9.2024 tarihli gerekçeli ara karar)tarihli ara karar ile, davacılara mütevaffa ...'in şirketteki payları miras olarak intikal ettiği davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, anonim şirketlerde payların, paydaşın ölümü halinde, kendiliğinden iştirak hâli çözülerek mirasçılara intikal etmeyeceği, bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK’nın 2. maddesine uygun şekilde, yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerektiği, ancak somut olayda bu hallerin gerçekleştiğine dair bir verinin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda elbirliği mülkiyeti henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden ve TTK 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığından terekeye temsilci atanması gerektiği(Yargıtay 11. HD'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/3662 E. - 2022/7682 K. Sayılı kararı), eldeki uyuşmazlıkta mahkemece emsal nitelikte kabul edilen aynı şirkete ilişkin İstanbul 20. ATM' nin 2023/515 esas, 2024/374 karar sayılı ilamı ve bu dosyada verilen tedbir kararı, İstanbul BAM 43 HD' nin 2024/38 esas, 2024/293 karar sayılı ilamı da göz önüne alınarak genel kurul kararının icrasının durdurulması yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmakla genel kurulda alınan yönetim organının seçimi gibi kararların telafisi imkansız zarar doğurma ihtimali bulunduğu görülmekle "17.05.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların TTK 449. maddesi uyarınca yürütmesinin durdurulmasına"karar verildiği, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde mahkemece verilen tedbir kararının yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ:Davalı vekili; tereke dosyasında müvekkili şirkete tekrardan tereke temsilcisi atanması talebinin ... A.Ş.'nin hisselerinin ... terekesinin dışında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini,İstanbul 20 ATM nin 2023/515 Esas sayılı dosyasında alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda asıl ve birleşen davalara konu genel kurulların kanuna ve şirket esas sözleşmesine uygun olarak yapıldığı ve genel kurul kararlarının hükümsüz olmasını gerektirir bir husus bulunmadığının tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi'nin müvekkili şirket lehine olan raporu görmeksizin karar verdiğini, davacı tarafın kötü niyetle müvekkili şirkete açtığı sayısız dava ile şirketi zarara uğratmak, şirket (çoğunluk) üzerinde baskı oluşturmak ve birtakım kişisel istekleri yerine getirmeye zorlamak amacında olduğunu, verilen tedbir kararı sebebiyle yatırımların durması durumunda doğabilecek şirket ve diğer ortaklar yönünden telafisi imkânsız olacağından 88.300.000-TL tutarında sermayenin %15’inden aşağı olmamak üzere nakit teminatın depo edilmesine karar verilmesi gerekirken teminatsız olarak tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, murisin sağlığında başlayan çok büyük taahhütler altına girilmiş bir proje söz konusu olduğunu, bu projeye henüz murisin sağlığında büyük bir yatırım yapıldığını, Şirket hissedarları ..., ... ve ...’in yerine Şirket yönetiminin kayyum eline bırakılması hissedar olan Yönetim Kurulu üyelerinin mülkiyet hakkına zarar verecek olması nedeniyle de kabul edilemez olduğunu, diğer mirasçı ...’in açtığı davada terekeye temsilci atandığını, üstelik bu tereke temsilcisi genel kurullara dahi iştirak etmeye başlamışken aniden bu davadan feragat etmesi dahi tek başına aslında miras hissesini korumak için değil şirketleri yıpratmak için talepte bulunduğunu gösterdiğini, ... tarafından müteveffa ...’in terekesinin tespiti amacıyla açılan İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/31 Tereke dosyasında miras temsilcisi atanmış ve üstelik de gerçekleşecek genel kurullara katılmak üzere temsilciye yetki verilmişken, ... sebepsiz surette Mahkemeyi ve şirket yetkililerini suçlamak suretiyle ilgili dosyadan feragat ettiğini, davacının asıl niyetinin terekenin tespit edilerek miras payının belirlenmesi olmadığını asıl istediğinin haksız ve mesnetsiz davalarla ailesini yıpratıp bezdirerek ailesine istediklerini kabul ettirmek olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemenin 19/09/2024 tarihli murafada verilen ara kararı ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği, (20.09.2024 tarihli gerekçeli ara karar yazıldığı ve uyap kayıtlarında 24.09.2024 tarihli ara karar olarak kayıtlandığı ) itirazın reddine ilişkin bu ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/4 Tereke dosyasında muris ... tereke dosyasında, 29/04/2024 tarihli ara karar ile, Mahkemece terekenin yönetimi sırasında terekeye ait olduğu tartışmasız olan, bu konuda çekişme olmayan malların dikkate alındığını , murise ait hisseler yönünden payların mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesi işlemi yapıldığı,bu sebeble hisseler üzerindeki elbirliği mülkiyeti bulunduğu hususunun tartışmalı bir hal aldığı,bu sebeple mirasçılar tarafından bu işlemin iptali için İstanbul 3.ATMnin 2023/455 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı,yine aynı gerekçelerle şirketin 2015'den bu yana yapılan genel kurullarının iptali için davalar açıldığı,09/05/2023 tarihli ara kararda da şirket tarafından yapılan işlemin, açılacak dava neticesinde iptal edilinceye kadar geçerli bir işlem olduğu, Terekenin resmen yönetilmesine karar veren makam olan mahkemece şirket kararının iptaline dair bir mahkeme kararı olmadan kararı yok saymanın yetki aşımına sebep olacağının belirtildiği ,gelinen noktada davacıların hem şirket kararının ve genel kurulların iptali için görevli ticaret mahkemelerinde dava açması hem de mahkemeden bu davaları dikkate almamızı ve mahkememizce işlemin ve genel kurulların yok sayılmasını talep etmelerinin hukuki zemini bulunmadığı ,davacılar ile mirasçı ... vekilinin muris hisselerinin tereke kapsamına dahil edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Anılan tereke dosyasında 9.5.2023 tarihli ara karar ile davadan sonra tereke kapsamına alınan davalı şirketin tereke kapsamında çıkartıldığı ,15.7.2016 tarihli genel kurul kararının yokluğunun tesbitine ilişkin açılan davanın reddine ilişkin kararın (İstanbul 2. ATMnin 2020/1549 esas 2023/1579 karar sayılı dosyası) İstanbul BAM 14. HD tarafından yoklukla malul olduğundan kaldırılmasına karar verildiğini ileri sürerek ara kararından rücu talebi üzerine ,davalı şirkette bulunan muris hisselerinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup olmadığı hususunun çekişmeli bir hal aldığı gerekçesiyle ara karardan rücu talebinin reddine karar verilmiştir.

Murisin ölümünden sonra ... tarafından açılan tereke tesbiti davasının terekeye temsilci atanmasından sonra davadan feragat ettiğinden tereke dosyasının kapatılmasına karar verilip, kararın onanmakla kesinleştiği, davalı şirketin muristen sonra mirasçılara intikal işlemlerinin tereke paylaşılmadan yapıldığından geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, bu hususun tesbiti için İstanbul 3.ATM'nin 2023/455 esas sayılı dosyasında dava açtıkları anlaşılmaktadır.Mevcut durumda , davalı şirketteki muris hisselerinin tereke kapsamına alınmadığı bu aşamada,mirasçılar adına yapılan intikalin geçerli olup olmadığının İstanbul 3. ATM'nin 2023/455 esas sayılı dosyasında belirleneceği, daha evvel yapılan İstanbul 20. ATM’nin 2023/515 Esas sayılı dosyasında 05/06/2023 tarihinde yapılan 2020 ve 2021 yılı olağan genel kurulda alınan kararların icrasının durdurulmasına karar verilmiş ise de ; bu halde terekeye dahil edilmeyen ve miras hisselerinin halen asıl ve birleşen davacılar adına intikal işlemlerinin yapıldığı gözetildiğinde,davacılar ile davalı şirketin ve diğer mirasçıların menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulması zaruridir. Davacılar tarafından Tereke dosyasına dahil edilmeyen muristen kendilerine intikal ettirilen hisselerin olması gerekenden daha az intikal ettirildiği hususunda bir iddia ileri sürülmemektedir.Terekenin paylaşıldığının kabulü halinde de daha fazla hisseye sahip olacakları ,miras hisselerinin ketmedildiği yolunda bir iddiaları bulunmamaktadır. Davanın bu aşamasında intikal işlemlerin geçersiz olduğu yargılama mevzu olup, şirketin yönetimsiz kalması ,diğer ortakların yanında davacıların da zararına olacak niteliktedir.Murisden sonra 29.12.2015 tarihinde yapılan ilk genel kurula tüm mirasçılar katılarak olumlu oy kullanmışlardır. Bu genel kurul hakkında birleşen davada davacı ... tarafından açılan dava red edilmiş, red kararı istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.(İstanbul 1 ATM nin 2016/323 esas ,806 karar sayılı 17.11.2016 tarihli kararı na karşı Dairemizin 2017/233 esas, 390 karar sayılı ilamı 12.7.2017 tarihli ilamı ile başvurunun esastan reddine ilişkin karar Yargıtay 11 HD nin 2017/4597 esas 2019/1493 karar sayılı 25.2.2019 tarihli ilamı ile onanmıştır.) Sonra ki genel kurul olan 15/07/2016 olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğuna ilişkin BAM kararı ise henüz temyiz aşamasında olup kesinleşmemiştir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın esası bakımından davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık olarak ispatı yanında ; "mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemle ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "Somut halde ; muris hisseleri hakkında elbirliği mülkiyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda ihtilaf olduğu ,murisin hisselerinin mirasçılarına intikal ettirildiği ,bu intikal işlemi halihazırda varlığını sürdürdüğü ,açılmış derdest dava bulunduğu, hisselerin tereke mahkemesince tereke dosyasından çıkartıldığı, tereke dosyasındaki bilgilere göre murisin vasiyetinin kesinleştiği anlaşıldığından bu aşamada mirasçıların şirket ortaklığından doğan haklarını bizzat kullanmaları yerine tereke temsilcisi tarafından kullanılmasını talep ettikleri anlaşıldığı bu halde ;mirasda iştirak hükümlerinin uygulanmasının davacıların hangi sebeble daha menfaatine olduğu hususu izaha muhtaç olduğundan genel kurul kararının icrasının durdurulması talebinin reddine karar verilmek gerekirken,kabulü ve ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; kabule göre de yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın icrasının durdurulmasına karar verildiği halde kayyım atanması isteğinin reddine karar verilmesi çelişki teşkil etmiştir. İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin (19.09.2024 tarihli murafada verilen ) 20/09/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile 09/08/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile genel kurul kararının icrasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına, tedbirin kaldırıldığına ilişkin bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/347 Esas sayılı 20/09/2024 Tarihli ara kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"İhtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/347 Esas sayılı 09/08/2024 tarihli (17.05.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların icrasının durdurulmasına ilişkin ) ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına"Tedbirin kaldırıldığına ilişkin bildirimlerin yapılması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog