2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2024/13784 E. , 2024/17785 K.
"İçtihat Metni"KANUN YARARINA
BOZMA
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97790 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691-3395 sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden, sanık haberdar edilmeksizin ve duruşma açılmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.Olay günü hükümlünün şikâyetçinin evine gündüz vakti şahsi çeviklik gerektirmeyecek şekilde açık olan balkon kapısından içeriye girip, suç tarihine göre değeri pek hafif kabul edilen suça konu malları çaldığı, suç nedeniyle oluşan zararın soruşturma aşamasında karşılandığı ve şikâyetçinin şikâyetçi olduğu olayda; 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/4, 523, 81/2. maddeleriyle, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 145, 168/1, 116/1, 53. maddeleri kapsamında olup (Konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek) sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilerek 5252 sayılı Kanun'un 9/3.maddelerine aykırı davranılmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden, hükümlü haberdar edilmeksizin ve duruşma açılmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Olay günü hükümlünün şikâyetçinin evine gündüz vakti şahsi çeviklik gerektirmeyecek şekilde açık olan balkon kapısından içeriye girip, suç tarihine göre değeri pek hafif kabul edilen suça konu malları çaldığı, suç nedeniyle oluşan zararın soruşturma aşamasında karşılandığı ve şikâyetçinin şikâyetçi olduğu olayda; 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/4, 523, 81/2. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 145, 168/1, 116/1, 53. maddeleri kapsamında olup (Konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek) sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilerek 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddelerine aykırı davranılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2005 tarihli ve 2001/1599 Esas, 2022/10 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.