Esas No
E. 2011/3573
Karar No
K. 2012/8084
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2011/3573 E.  ,  2012/8084 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :226-763 Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26.maddeleri uyarınca davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Dava dilekçesinde, davalı işverenin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddesi gereğince sorumlu olduğu belirtilerek, kısmi dava açıldığı, ancak; hükmün gerekçesinde, 10. madde koşullarının varlığı konusunda irdeleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Davanın, yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı Kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, 506 sayılı Yasa uyarınca açılan rücuan tazminat davalarına ilişkin olarak süregelen uygulamada olduğu üzere; maddi zarar (tavan) hesabı yapılması gerekmediği gibi; 506 sayılı Yasanın 10. maddesinin uygulanmasını gerektiren durumlarda da, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki, süregelen içtihatlarla oluşturulup uygulanan prensiplerde temel farklı bir yaklaşım bulunmadığından, sadece, 10. madde uygulamasında artık, tavan zarar hesabı yerine, Kurumun sigortalıya başlangıçta bağladığı ilk peşin sermaye değeri üzerinden hesaplama yapılmasında herhangi bir tereddüt olmadığından, ayrıca, davada 506 sayılı Yasanın 10. maddesine de dayanıldığından, 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren kusursuz sorumluluğa dayanan 9 ve 10.maddesi hükmüne göre, rücu alacağından işverenin sorumluluğu için; işe giriş bildirgesinin, sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinden sonra meydana gelmemesi gerektiğinden, 10. madde koşullarının oluşup oluşmadığının, kararın gerekçe kısmında tartışılarak, varlığının anlaşılması halinde ise; tarafların kusur oranı gözetilmeksizin (%100) belirlenen ilk peşin değerlerden, Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, rücu alacağı miktarı belirlenmeli ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek hüküm kurulmalıdır. O halde, temyiz eden davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.