Esas No
E. 2012/10692
Karar No
K. 2012/9424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2012/10692 E.  ,  2012/9424 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :563-336 Dava, trafik-iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ..., ... ve ... İnş. Taah. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... dışındakilerin temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. A)- Hüküm İş Mahkemesi sıfatıyla verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre ise; İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların, 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Hüküm, davalılardan ...’ya 03.12.2011 tarihinde yöntemince tebliğ edilmiş, temyiz ise 23.12.2011 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre, anılan davalının temyizi yönünden 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. O halde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak, davalılardan ...’nın temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE; B)- Davacı Kurum ile davalılardan ... ve ... İnş. Taah. Ltd. Şti.’nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

1.Kazalı, davalılardan ... İnş. Taah. Ltd. Şti.’nin çalışanı olup, işleteni davalılardan ... ve ..., sürücüsü ise davalılardan ... olan aracın devrilmesi şeklinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu, kendisine gelir bağlandığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesinde düzenlenen sorumluluk hali, kusurlu davranışın varlığına dayalı olup; Mahkemece, davalılardan sürücü ... %100 kusurlu alınıp, davalılardan ... ve ...’nın da, salt aracın işleteni olarak sürücünün kusurundan sorumlu tutulamayacaklarının gözetilmemiş olması, isabetsiz bulunmuştur. Ne ki; davalılardan sürücü ...’un sürücü belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki belgelerden, davalılardan sürücü ...’un, hem aracın işletenlerini, hem de kaza sonrası olay yerine gelen polis memurlarını sahte sürücü belgesi sunarak yanılttığı ileri sürülmüş olup; Mahkemece, bu iddialar da araştırılarak, sürücü belgesi olmayan kişiye araç kullandırılmasının aracın işletenleri yönünden kusurlu davranış olup-olmayacağı üzerinde durularak, buna göre kusur oran ve aidiyeti belirlenip, tartışılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Ancak, davalılardan hükmü süresinde temyiz etmeyen ... yönünden, Kurum lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmelidir.

2.Davacı Kurum, davalılardan işveren şirket yönünden davasını 506 sayılı Yasa’nın 10. maddesine dayandırmıştır. Olayda, 10. maddenin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği de yeterince araştırılmamıştır. Bu cümleden olarak kazalının davalılardan işveren şirkete ait işyerinde 10.08.1995 tarihinde işe girişine ilişkin bildirgenin, 01.09.1995 tarihinde meydana gelip, davaya konu olan iş kazasından sonra, 05.09.1995 tarihinde Kurum’a verildiği görülmüştür. Kazalının Kurum müfettişine verdiği ve hükme esas alınan beyanda, 21.07.1995 tarihinden itibaren çalışıldığı belirtilmiştir.

Olay tarihi itibarıyla 506 sayılı Yasanın 9. maddesinde yer alan düzenlemeye göre “işverenin çalıştırdığı sigortalıları ... bir ay içinde Kuruma bildirme zorunluluğu vardır.” Buna göre, anılan 10. maddenin uygulanabilmesi, ancak öncelikle sigortalının işe giriş bildirgesinin işe girişten itibaren bir aylık sürede Kuruma verilmediğinin saptanması, diğer bir anlatımla Kurum’a herhangi bir suretle işe giriş bildirgesi verilmese bile, her halukârda, iş kazasının sigortalının işe girişinden itibaren Yasada öngörülen bir aylık sürenin geçmesinden sonra meydana gelmiş olması hâlinde mümkün olabilecektir. Şu hâlde sigortalının işe giriş tarihi kesin olarak saptanmadan, koşulların oluşup oluşmadığı tartışılmadan, 506 sayılı Yasanın 10. maddesine dayalı olarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

3.Kabule göre de; davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas, 2006/106 Karar numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur. İptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76 ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, vekalet ücreti ve yargılama gideriyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması; Ayrıca, davalılardan işveren şirket yönünden reddedilen kısım bulunmadığı halde, lehine vekalet ücreti takdiri; Yine, işveren şirketin, aleyhine hükmedilen kısım üzerinden hesaplanacak harç yerine, fazla harçtan sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum ile davalılardan ... ve ... İnş. Taah. Ltd. Şti.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ..., ... ve ... İnş. Taah. Ltd. Şti.'ye iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.