1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili ile davalı şirkete ait ... 'de kredili müşteri olarak konaklama hizmeti alması konusunda anlaştıklarını, işbu sözleşme gereği ibraz tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmeyen bakiyeler için tüm yasal haklar saklı olmak üzere, yasal giderler hariç %15 oranında tahsilat masrafı ve aylık %10 faiz tahakkuk ettirileceği hüküm altına alındığını, taraflarına itirazın iptali talep edilen her iki icra dosyası ile tahsili talep edilen faturaların haricinde de ödenmemiş faturalar söz konusu olup bu faturalar için de ayrıca icra takibi başlatıldığını ve bunlara da benzer şekilde itiraz edildiğini, bu itirazların iptali için taraflarınca Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı davası açılmış olduğunu söz konusu davanın derdest olduğunu , alacaklarının itiraza uğramadığını usulüne uygun şekilde tutulmuş şirket defter ve kayıtlarımızla ispatlanmış olduğunu davalı taraf soyut borç itirazı dışında herhangi bir sebep bildirmediğini, öte yandan bahsi geçen alacağın tutarı nazara alındığında yargılama süresi içerisinde davalının mal kaçırmaya yönelik işlemler gerçekleştirilmesi halinde açtıkları dava tamamen anlamsızlaşacak olduğunu tahsil kabiliyeti de söz konusu olmayacağını, işbu nedenlerle, öncelikle teminatsız olarak; aksi takdirde sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde uygun bir teminat ödenmekle davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişiler nezdinde doğmuş bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmişlerdir. Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ....
E. Sayılı icra dosyalarına yaptığı haksız ve kötü niyetli İTİRAZIN İPTALİNE, takiplerin devamına;
davalının takiplere konu alacakların %20'sinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminat ödemesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunmuş olduğu "Kredi Başvuru Formu" sözleşme mahiyetinde olmadığı gibi, müvekkil şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, diğer yandan, icra takibine konu faturanın içeriği tek taraflı olarak belirlenmiş ve herhangi bir somut dayanak taşımamaktadır. Fatura içeriğinden, konaklayan kişiler, ne kadar kişinin kaç gün hangi odalarda konaklama yaptığı gibi temel bilgilere ulaşmak mümkün olmadığını, konaklama ücretinin taraflar arasındaki hangi anlaşmaya göre belirlendiği veya konaklama ücretini belirleyen bir yazılı bildirimin olup olmadığı da belirsiz olduğunu, ispat yükü üzerinde olan davacının öncelikle alacağını kanıtlaması ve ispat ederken de ücret anlaşması gibi bilgi ve belgeleri de dosyaya sunması gerekmekte olduğunu davacının icra takibi haksız, huzurda görülen dava da usulsüz olduğundan davanın reddini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Davacı tarafından açılan itirazın iptaline ilişkin dava Mahkememizce Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası yönünden tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine taraflar arasındaki sözleşmeden ve fatura alacağından kaynaklı olarak icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi incelendiğinde; davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yapmış olduğu itirazın geçerli olduğu ve yetkili icra dairesinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Buna karşılık davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu itirazın iptali talepli işbu davaya ilişkin dava dilekçesinde davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yapmış olduğu itiraza yönelik herhangi bir beyanda bulunmamış, icra dairesinin yetkili olduğuna dair dava dilekçesinde herhangi bir beyan veya talep sonucunun olmadığı görülmüştür. 6100 sayılı Kanun'un yargılamaya hakim olan ilkelere ilişkin hükümleri şu şekildedir: "MADDE 24- (1) Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz." Taraflarca getirilme ilkesi MADDE 25- (1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Taleple bağlılık ilkesi MADDE 26- (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere hukuk yargılamalarında hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden inceleme yapamayacak olup, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda bulunamaz. Yine 6100 sayılı Kanun'un 26. Maddesi gereğince Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyecektir.
Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davalı tarafından icra dairesinin yetkisine geçerli bir şekilde itiraz edildiği, icra takip dosyasında davacı tarafından davalının yetki itirazının kabulüne dair bir beyanın olmadığı, yine dava dilekçesinde de davacı tarafından davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazına ilişkin hiçbir beyanın ve icra dairesinin yetkili olduğuna dair herhangi bir vakıa, sözleşme veya beyanın öne sürülmediği, dava dilekçesinde icra dairesinin yetkisine dair itirazın iptalinin talep edilmediği ve öne sürülmediği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde bu durum 2004 sayılı İİK'nın 50. Maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un yetki itirazına ilişkin hükümleri gereğince bir ön sorun niteliğinde olup, itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın davanın esasına girilmeden önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Ne var ki davacı tarafından dava dilekçesinde itirazın iptaline konu edilen icra dosyasında icra dairesinin yetkisine dair herhangi bir talep veya açıklamada bulunulmamıştır.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde;
Davacı tarafından doğrudan taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından, hizmetin verildiğinden ve alacağın tahsili gerektiğinden bahsedilmiş olup, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davanın esasına ve alacağın bulunup bulunmadığı hususuna yönelik uyuşmazlığın çözümünden önce icra dairesinin yetkisinin öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacı tarafından icra dairesinin yetkisine yönelik olarak yapılan yetki itirazı çözüme kavuşturulmadan ve yetki itirazına yönelik icra dairesinin yetkili olup olmadığına dair herhangi bir talepte bulunulmaksızın dava dilekçesi ile doğrudan alacağın esasına yönelik taleplerin öne sürülmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Zira yukarıda da belirtildiği üzere yargılamaya hakim olan ilkeler gereğince; hakim tarafından tarafların öne sürmediği vakıalar ve olgular ile tarafın öne sürmediği beyanlar dikkate alınamayacak olup, davacı tarafından dava dilekçesinde itirazın iptali talep edilen icra dosyasının bulunduğu icra dairesinin yetkisine ilişkin olarak dava dilekçesinde davacı tarafından herhangi bir beyan veya talepte bulunulmadığı bu sebeple Mahkememizce icra dairesinin yetkisine yönelik olarak davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve çözümüne yönelik olarak davacının bu hususta talep veya açıklamada bulunmadığı gözetildiğinde resen karar verilemeyeceği açıktır.
Sonuç olarak; davalı tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ....
E. Sayılı icra dosyasında icra dairesinin yetkisine geçerli bir biçimde usulüne uygun olarak itiraz edildiği, 2004 sayılı İİK'nın 50.
Maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un yetki itirazının değerlendirilmesine yönelik hükümlerine göre icra dairesinin yetkili olup olmadığının bir ön mesele olarak, alacağın esasından önce çözümlenmesi gerektiği, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz çözümlenmeden davanın esasına girilemeyeceği, buna karşılık davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yaptığı geçerli, usul ve yasaya uygun itiraz hususunda herhangi bir talep veya değerlendirmenin öne sürülmediği, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı ve Bakırköy İcra Daireleri'nin takipbe konu alacakta yetkili olduğuna dair davacının dava dilekçesinde herhangi bir beyan veya talebinin bulunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 24, 25 ve 26. Maddeleri gereğince Hakim'in görülmekte olan davada tarafların öne sürmediği, talepte bulunmadığı bir hususu resen gözeterek değerlendiremeyeceği, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü hususlar ile bağlı olduğu gözetildiğinde davacının dava dilekçesine icra dairesinin yetkisine yönelik itiraza ilişkin bir talebinin bulunmadığı, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz çözümlenmeden davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü alacağın esasına yönelik taleplerin değerlendirilerek karara bağlanamayacağı anlaşılmakla davacının davasının ön şart yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.DAVANIN ÖN ŞART YOKLUĞUNDAN USÛLDEN REDDİNE,
2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 4.185,22-TL harcın mahsubu ile artan 3.757,62-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)