12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/4699 E. , 2025/1329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasına 14.351,32 TL maddi tazminatın 12.01.2021 tarihinden, 25.000,00 TL manevi tazminatın 09.07.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi ibarelerinin eklenmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 5.902,70 TL olarak belirlenmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğine, müvekkilin tutuklu kaldığı sürenin tamamının mahsup edilmiş gibi belirleme yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, davacının tutuklu kaldığı sürenin hükümde belirtilenden daha uzun olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/6 Esas – 2019/59 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.07.2017 tarihinde gözaltı, 21.07.2017 tarihinde tutuklama, 14.06.2021 tarihinde tahliye kararları verilip, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin 09.07.2017- 11.01.2021 tarihleri arasında 1282 gün infaz gördüğü ve bu sürenin Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğinin 2021/2037 Dosya - 2021/2949 sayılı kararı ile davacı hakkında daha önce kesinleşmiş bulunan içtimalı hapis cezasından mahsubuna karar verildiği, ancak 30.04.2018- 11.01.2021 tarihleri arasındaki tutukluluk süresinin mahsup edilmeyip hakkının saklı tutulduğu, 17.11.2021 tarihli müddetnamede saklı tutulduğu belirtilen 987 gün bakımından tam, mahsup işleminin tazminata engel olmayacağı ancak bu sürelerin mahsup edilmesi halinde makul bir miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle mahsup edilen 295 gün tutukluluk süresinin 148 gün olarak değerlendirilmesi gerektiği kabulü ile kanunda öngörülen diğer yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğinin 2021/2037 Dosya - 2021/2949 sayılı kararı ile davacının 09.07.2017 - 11.01.2021 tarihleri arasındaki gözaltı tutuklulukta geçen sürenin tamamının mahsubuna karar verildiğinden makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile maddi, manevi tazminat miktarları ile faiz başlangıç tarihleri ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak gözaltı tarihi belirtilmiş olmasına karşın, maddi tazminatın belirlendiği hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihinin hatalı şekilde "12.01.2021" olarak belirtilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "14.351,32 TL maddi tazminatın 12.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek kanuni yasal faizi ile" ibarelerinin, "14.351,32 TL maddi tazminatın 09.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek kanuni yasal faizi ile" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.