13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigortalı ----- ait, müvekkili şirkete ZMM sigortalı bulunan ---- plakalı aracın 21.10.2021 tarihinde dava dışı alkollü sürücü sevk ve idaresindeyken yapılan kaza neticesinde --- ve ----- plaka no'lu araçlar ile isnat duvarına kusurlu bir şekilde hasar meydana getirdiğini; kazada hasar miktarının, davalı sigortalının %100'lük kusuruna tekabül eden tamamı olan 24.923-TL tutarında karşı tarafa ödene yapıldığını, davaya konu trafik kazası sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması sebebiyle davalı sigortalısına rücu hakkı doğduğunu, TTK'nın halefiyet ilkeleri uyarınca rücuen tahsil amacıyla davalı aleyhine başlatılan --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına davalının itiraz edip takibi durdurduğunu beyan etmiş; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan araç için dava dışı -----ile 36 aylık uzun süreli araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini, kazanın bu sözleşme sürecinde gerçekleştiğini, bu sözleşmenin varlığı sebebiyle müvekkili kiralayanın işleten olarak nitelendirilemeyeceğini, dava dışı kiracının işleten sıfatını haiz olduğunu, müvekkili ile araç sürücüsü arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin kusura dayalı veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının müvekkiline karşı ileri icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın kiracıya ve araç sürücüsüne ihbarının gerektiğini beyan etmiş; davanın pasif husumet yokluğundan reddini, davanın kiracı şirkete ve araç sürücüsüne ihbarını, davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Hasar Dosyası Örneği, Trafik tescil Kayıtları, Ödeme belgeleri, ---. İcra Dairesi ---- Esas Sayılı dosyası, Trafik Tescil Kayıtları, ZMMS poliçesi, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, dava dışı üçüncü kişinin aracına verdiği zarar nedeniyle üçüncü kişiye yapılan ödemenin ZMMS genel şartları uyarınca davalı sigortalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı tarafın husumete ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinde;
Davalı taraf her ne kadar uzun süreli kira sözleşmesi ile davaya karışan aracın kiralandığını, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği itirazında bulunmuş ise de, Yargıtay ----- HD nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ("Araç maliki ve sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince sürücünün ağır kusuru, yeterli ehliyete sahip olmaması veya alkollü olması sonucu zarara neden olduğu takdirde sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir.
Davacı vekili, davalı tarafından sigorta ettirilen aracın davacı şirket tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödediği tazminatın sigortalısından tazminini talep etmiştir. Sigortalı ve sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince sürücünün alkollü olması sonucu zarara neden olduğu takdirde sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir.") bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 .maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebileceğinden davalı vekilinin husumete ilişkin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda; 31.10.2021 tarihinde, davacı şirket nezdinde KZMS poliçesi ile sigortalı ve davalının maliki olduğu ---- plakalı aracın sürücü --- sevk ve idaresinde iken çarpmış olduğu ---- plakalı araçta maddi hasar meydana geldiği, kaza nedeniyle davacı şirket tarafından karşı aracın hasarı için aracın malikine 24.923,00 TL hasar tazminatı ödendiği, işbu bedelin tahsili talebi ile davalı aleyhine ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığı görülmüştür. 2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.c maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu belirtilmiştir.
Bu haliyle; hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nın 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (-----sayılı ilamları)Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün 1,62 promil alkollü iken gerçekleşen dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, kazanın münhasırın alkolün etkisi nedeniyle meydana geldiği, davacının rücu günü itibariyle 24.923,00 TL tazminat alacağı bulunduğu yönünde tespit ve görüşlere yer verildiği bu haliyle dava konusu kazanın gerçekleşmesinde kusurun tamamen sigortalı araç sürücüsünde olması ve kazanın münhasıran alkolün etkisi nedeniyle meydana gelmesi nedeniyle genel şartlar uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın davalı sigortalıya rücu şartlarının açıkça gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulü ile ödeme tarihinden itibaren faiz istenebileceği ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davalı borçlunun ---- İcra Dairesi ----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nın 67/2 maddesine göre tarafların tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise olayın haksız fiilden kaynaklanması, sonuca yapılan yargılamaya göre kusura, alkole ve hasara ilişkin alınan bilirkişi raporları sonucunda ulaşılması, kusur durum oranı ile kazanın alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin mahkememizce tayin ve tespit edilmesi karşısında davalı borçlu yönünden alacağın muayyen olmadığının anlaşılması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebi dinlenmemiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına, -Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.845,66 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 326,32 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 1.519,34 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 326,32 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 7.600,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 27.019,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.