1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2013/9042
- Karar No
- 2013/12620
- Karar Tarihi
- 07.10.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (trafik sigortası kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...'ın 41 ... plakalı aracın maliki olduğunu, 23/11/2022 günü bu aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde iken sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, kazanın etkisiyle müvekkiline ait 41 ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, kazanın müvekkilinin kendisine ait araçla Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Bahçelievler Mahallesi, 2. Cadde, Kadir Has Bulvarı kavşağında seyretmekteyken 38 ... plakalı aracın kontrolsüz şerit değiştirmesi sonucunda müvekkilinin aracına sol arkadan çarpması sonucu gerçekleştiğini, Üzeyir Alan adlı şahıs adına kayıtlı 38 ... plakalı aracın, kaza tutanakları ve ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından 100000096243984 poliçe numaralı ZMMS poliçesiyle ile sigortalandığını, müvekkilinin bu kazada herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkilinin trafik kurallarına uygun bir şekilde aracını sevk ve idare etmesine rağmen iradesi dışında meydana gelen etken nedeniyle söz konusu kazanın gerçekleştiğini, meydana gelen kaza neticesinde maddi hasarlı trafik kazasına neden olan ... isimli şahsın ilgili mevzuat hükümleri ve Yargıtay kararı ışığında vaki olayda asli kusurlu olduğu açık bir şekilde ortada olduğunu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını, nitekim Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nde yer alan kayıtlara göre sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kendilerince davalı ... A.Ş.'ne yaptıkları 11/01/2023 tarihli başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından 6.749,74-TL'lik kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak 13/06/2023 tarihli bakiye değer kaybı ve hasar fark bedeli taleplerine yasal süresi içinde herhangi bir cevap verilmediğini,
HMK'nun 107. maddesi uyarınca kaza neticesinde müvekkkiline ait 41 ... plakalı araçta meydana gelen araç değer kaybının tazmini için şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan faizi ile davalıdan tahsiline,
HMK'nun 107. maddesi uyarınca; kaza neticesinde müvekkiline ait 41 ... plakalı aracın tamiri esnasında orijinal parça takılmadığı için şimdilik 100,00-TL bakiye hasar fark bedelinin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 38 ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 100000096243984 poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi ile 31/08/2022-31/08/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, somut olaya ilişkin usule ve esasa ilişkin itirazlarını sunmadan evvel davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini ve müvekkili şirketten talep edilmesi gerektiğini, bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 121. maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini tarafımıza tebliğ etmesinin zorunlu olduğunu, davaya yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini ancak davacı tarafça başvuru yapılmadığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ikame ettiği davada "belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL değer kaybı ve 100,00-TL bakiye hasar fark bedelinin tahsilini" talep ettiğini ancak işbu davanın "belirsiz alacak davası" olarak ikame edilmesinin HMK'nun ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2023/152006 nolu dosyası son tutanağına, kaza tespit tutanağına, araçtaki tamirata ilişkin ekspertiz raporuna, ruhsat fotokopileri ve ehliyet fotokopilerine, trafik tescil şube müdürlüğü kayıtlarına, sigorta şirketine yapılan başvurulara, kazaya ilişkin emniyet kayıtlarına, kazaya ilişkin görüntü kayıtlarına, keşif, yemin ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; sigorta poliçesine, kaza tespit tutanağına, ekspertiz raporuna, ödeme dekontlarına, davalı sigorta şirketi nezdinde kayıtlı hasar dosyasına, bilirkişi incelemesine, keşif ve uzman mütalaasına delil olarak dayanılmıştır.
38... plakalı araç ile davacıya ait 41 ... plakalı sayılı araçlarının kaza tarihi olan 23/11/2022 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun ve araç tescil kaydının Uyap sistemi üzerinden temin edilerek dosyaya eklenmiştir.
Kayseri Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak trafik kaza tespit tutanağında yazılı kaza yerindeki trafik sinyalizasyon durumunu gösterir krokilerin, kavşak planının, ayrıca ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasının oluşumunu gösterir ve kayıt altına alınmış olun kamera kayıtları ve/veya fotoğraflar varsa CD formatında örneğinin mahkememize gönderilmesi, ekli trafik kaza tespit tutanağında yazılı trafik kazasının meydana geldiği yazılı saat ve dakika itibarıyla hangi yönden gelen araçlara yeşil ışık, ve hangi yönden gelen araçlara kırmızı ışık yandığının mahkememize bildirilmesi istenilmiştir. 16/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Bilgi Teknolojileri Ve Haberleşme Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu 23/11/2022 tarihinde 41 ... plaka sayılı araç ile 38 ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı ve sair tüm belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 20/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacının vergi kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak acente no: 350113, poliçe no: 100000096243984, 31/08/2022 başlangıç ve 31/08/2023 bitiş tarihli ZMMS poliçesi ile davalı ... A.Ş. tarafından sigortalanmış olan dava dışı sigortalı Üzeyir Alan'a ait 38 ... plakalı araç ile davacı Zülküf Zülkarneyn ...'a ait 41 ... plakalı araç arasında 23/11/2022 tarihinde Kayseri İli, Melikgazi İlçesi'nde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının aracında oluşan değer kaybının ve araç hasar zararının tazmini için davacının Quick Sigorta A.Ş'ne hangi tarihte başvurduğu ve başvurusunun akıbeti sorularak ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin tamamının evrak kayıt havalesi ve tüm ekleriyle birlikte, ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturası, aracın hasarını gösterir tutanak, belge örnekleri ile hasar dosyasının örneğinin, yine araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin, bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin eksiksiz ve ivedi olarak gönderilmesi ve yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenilmiştir.
18/02/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 41 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 23/11/2022 tarihli hasara ilişkin ZMMS ve kasko sigortası hasar sorgulamasının yapılarak buna ilişkin kusur ve hasar (ZMMS ve kasko) sorgu kayıt ve belgelerinin gönderilmesi ve yine 41 ... plakalı aracın 23/11/2022 tarihinden öncesine ait başkaca bir hasar kaydı olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa ZMMS ve kasko sigortalarına ilişkin hasar dökümünün, hasar tarihi, sigorta şirketinin adı, poliçenin türü, poliçe numarası, acente numarası, hasar tarihi, hasar dosya numarası gibi bilgilerinin ve mevcut kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 31/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sompo Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 41 ... plakalı aracın 05/03/2017 tarihinde hasar bilgisi bulunduğu anlaşılmakla hasar kayıtlarının, özellikle hasara ilişkin ekspertiz raporu, servis fatura ve kayıtları, aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 31/05/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Taraflarca tarafından delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belgeler ile fotoğraflar dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,
HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine,
HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt örneği, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi hasar sorgulama kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları, ekspertiz raporu, davacıya ve servislere yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, a-23/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b-Bu kaza nedeniyle davacıya ait 41 ... plakalı aracın tazmin edilemeyen bakiye hasar zararı var ise miktarının kaç TL olduğu, c-Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 23/11/2022 tarihinde davacıya ait 41 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının ne olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce ödenen araç değer kaybı zararına ilişkin meblağ mahsup edildiğinde davacının tazmin edilmemiş bakiye araç değer kaybı zararı var ise miktarının kaç TL olduğunun hesaplanması, d-Davalı sigorta şirketinin davacıya ve dava dışı servislere (araç tamir atölyelerine) bu kaza nedeniyle yaptığı ödemeler mahsup edildiği bakiye poliçe teminat limiti var ise bakiyesinin kaç TL olduğu konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmiştir.
Görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, iddia, savunma, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 23/11/2022 günü saat 08:00 civarında sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Mimarsinan Mahallesi, 2. Cadde üzerinde seyri esnasında olay mahalli Kadir Has Bulvarı kavşağını sol şeritten geçişi anında önünde seyir halinde olan aracın sebebini bilmediği bir nedenden duraksaması üzerine o araca çarpmamak için panikleyip sağ şeride doğru aniden hatalı bir şekilde manevra yaptığı esnada sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki 41 ... plaka sayılı aracın çarpışmadan kaçınmak için kaldırıma çıkmasına rağmen sol yan arka kısımlarına çarpması ile gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında: 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, gerekli dikkat ve özeni yola ve yan şeritlerinde seyir halinde olan diğer araçlara vermesi, karşılaşmış olduğu kavşak içinde geçiş yaparken şerit değişikliği yapmaması gerektiği ve yan şeridinden geçiş yapan araçları da dikkate alarak seyrine istikamet yön bölümü içerisinde kalacak şekilde müteyakkız devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle gelmiş olduğu yol bölümünde, yolun sağ şeridinde seyir halinde olan dava konusu araca çarpması sonucu gerçekleşen kazada:
KTK'nun 56/a-2 maddesi "Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. a) Şerit izleme: ......2. Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, .....Yasaktır. " ve
KTK'nun 84/g maddesi "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; .....g) Şeride tecavüz etme hallerinde asli kusurlu sayılırlar.", kurallarını ihlal ettiği ve asli ve tam kusurlu olduğu; 41 ... plakalı sayılı araç sürücüsünün, gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait 41 ... plakalı aracın tazmin edilemeyen bakiye hasar zararının olmadığı, davalı sigorta firması tarafından değer kaybı bedeli olarak davacı vekiline ödeme yapılmadığı, dava konusu 41 ... plaka sayılı aracın model yılına göre 7 (yedi) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 97.026 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 1 adet geçmiş hasar kaydının olduğu, söz konusu 2017 tarihli hasarda ise sadece ön camın kırıldığı ve değiştirildiği, aracın diğer bütün aksamlarında orijinallığını koruduğu, kazanın gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda kullanılmışlık düzeyi, geçmiş hasar kaydı, benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç için serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 535.000,00-TL olduğu, gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 460.000,00-TL olarak değerlendirildiği, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Kasım 2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 535.000,00-TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 460.000,00-TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Değer Kaybı= 535.000,00 - 460.000,00 Değer Kaybı = 75.000,00-TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1 x 75.000,00 Toplam Değer Kaybı = 75.000,00-TL olduğu, Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 75.000,00 - 0 Bakiye Araç Değer Kaybı = 75.000,00-TL olduğu, Bu kaza nedeniyle davacıya ait 41 ... plaka sayılı aracın tazmin edilmeyen bakiye araç hasar zararının bulunmadığı, Sigorta firmasınca davacıya ve tedarikçi firmalara toplam 10.875,45-TL ödeme yapıldığı, Kaza başına toplam limitin 100.000-TL olduğu, yapılan ödemeler sonrası 89.124,55-TL bakiye teminat limiti olduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 23/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazısında davacıya ait 41 ... plakalı araçta meydana gelen araç hasar (hasar fark bedeli) zararı ve araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Davalı tarafın istemi üzerine sigortalı araç maliki Üzeyir Alan'a ihbar olunan sıfatı ile tebligat yapılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
23/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait 41 ... plakalı aracı nedeniyle bakiye araç hasar (orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli) zararı ve bakiye araç değer kaybı zararı olup olmadığı, var ise zarar miktarlarının kaçar TL olduğu ve davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, davalının yetki ilk itirazının, zaman aşımı def'inin, belirsiz alacak davası açılamayacağı ve KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartı itirazının kabul edilebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa ozaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarihli, 2013/9042 Esas ve 2013/12620 Karar sayılı emsal ilamı)
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kuşçu Mahallesi, 4802. Sokak, No:16, Kocasinan/ Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Mimarsinan Mahallesi 2. Cadde üzerinde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 23/11/2022 tarihli trafik kazasında davacının aracının hasarlanmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 04/01/2023 ve 27/02/2023 tarihlerinde bir miktar tazminat ödemesi yapılmıştır. Davacı 21/12/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş ve 05/01/2024 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri olumsuzlukla sonuçlanmıştır. Eldeki dava ise 23/01/2024 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı sigorta şirketinin zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun 97. maddesine yönelik dava şatlarının mevcut olduğu, bu nedenle davalının aksi yöndeki itirazının yersiz olduğu değerlendirilmiştir. Belirsiz alacak davası açılamayacağının değerlendirmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasına engel bir durumun olmadığı değerlendirilmiştir. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; 23/11/2022 günü saat 08:00 sularında dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki sigortalı 38 ... plaka sayılı araç ile Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Mimarsinan Mahallesi, 2. Cadde üzerinde seyri esnasında olay mahalli Kadir Has Bulvarı kavşağını sol şeritten geçişi anında önünde seyir halinde olan aracın sebebini bilmediği bir nedenden duraksaması üzerine o araca çarpmamak için panikleyip sağ şeride doğru aniden hatalı bir şekilde manevra yaptığı esnada davacı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki 41 ... plaka sayılı aracın çarpışmadan kaçınmak için kaldırıma çıkmasına rağmen sol yan arka kısımlarına çarpması ile gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında: sigortalı 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, gerekli dikkat ve özeni yola ve yan şeritlerinde seyir halinde olan diğer araçlara vermesi, karşılaşmış olduğu kavşak içinde geçiş yaparken şerit değişikliği yapmaması gerektiği ve yan şeridinden geçiş yapan araçları da dikkate alarak seyrine istikamet yön bölümü içerisinde kalacak şekilde müteyakkız devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle gelmiş olduğu yol bölümünde, yolun sağ şeridinde seyir halinde olan davacıya ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, iddia, savunma, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 23/11/2022 günü saat 08:00 civarında sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Mimarsinan Mahallesi, 2. Cadde üzerinde seyri esnasında olay mahalli Kadir Has Bulvarı kavşağını sol şeritten geçişi anında önünde seyir halinde olan aracın sebebini bilmediği bir nedenden duraksaması üzerine o araca çarpmamak için panikleyip sağ şeride doğru aniden hatalı bir şekilde manevra yaptığı esnada sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki 41 ... plaka sayılı aracın çarpışmadan kaçınmak için kaldırıma çıkmasına rağmen sol yan arka kısımlarına çarpması ile gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında: 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, gerekli dikkat ve özeni yola ve yan şeritlerinde seyir halinde olan diğer araçlara vermesi, karşılaşmış olduğu kavşak içinde geçiş yaparken şerit değişikliği yapmaması gerektiği ve yan şeridinden geçiş yapan araçları da dikkate alarak seyrine istikamet yön bölümü içerisinde kalacak şekilde müteyakkız devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle gelmiş olduğu yol bölümünde, yolun sağ şeridinde seyir halinde olan dava konusu araca çarpması sonucu gerçekleşen kazada: KTK'nun 56/a-2 maddesi "Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. a) Şerit izleme: ......2. Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, .....Yasaktır. " ve KTK'nun 84/g maddesi "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; .....g) Şeride tecavüz etme hallerinde asli kusurlu sayılırlar.", kurallarını ihlal ettiği ve asli ve tam kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ekspertiz raporu, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi nezdinde kayıtlı kusur durumu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Araç hasar zararına dair değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur. Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2024 tarihli raporda özetle; bu kaza nedeniyle davacıya ait 41 ... plaka sayılı aracın tazmin edilmeyen bakiye araç hasar zararının bulunmadığı bildirilmiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili 07/10/2024 tarihli duruşmada "Biz dava dilekçemizde hem araç değer kaybı hem de orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli talep etmiştik.
Bilirkişi raporunda yalnızca değer kaybı yönünden bir hesaplama yapmıştır. Biz orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli ile ilgili talebimizden feragat ediyoruz. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanının doğruluğunu imzası ile tasdik etmiştir. Dava dosyasının yapılan incelemesinde dosya içindeki vekaletnamesinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin olduğu ve vekaletnamedeki vekilin feragat beyanında bulunan vekil olduğu anlaşılmıştır.
HMK’nun 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Davacı vekili tarafından HMK'nun 307. ve devamı maddelerine uygun olarak orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli istemlerine yönelik talep sonucundan vazgeçildiğinden, yani araç hasar fark bedeline ilişkin davadan feragat edildiğinden dolayı feragat nedeniyle orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli istemlerine yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarihli, 2015/18642 Esas ve 2016/11228 Karar sayılı ilamı).
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2024 tarihli raporda özetle; "dava konusu 41 ... plaka sayılı aracın model yılına göre 7 (yedi) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 97.026 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 1 adet geçmiş hasar kaydının olduğu, söz konusu 2017 tarihli hasarda ise sadece ön camın kırıldığı ve değiştirildiği, aracın diğer bütün aksamlarında orijinallığını koruduğu, kazanın gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda kullanılmışlık düzeyi, geçmiş hasar kaydı, benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç için serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 535.000,00-TL olduğu, gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 460.000,00-TL olarak değerlendirildiği, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Kasım 2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 535.000,00-TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 460.000,00-TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Değer Kaybı= 535.000,00 - 460.000,00 Değer Kaybı = 75.000,00-TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1 x 75.000,00 Toplam Değer Kaybı = 75.000,00-TL olduğu, Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 75.000,00 - 0 Bakiye Araç Değer Kaybı = 75.000,00-TL olduğu, Davalı sigorta firması tarafından değer kaybı bedeli olarak davacı vekiline ödeme yapılmadığı, Sigorta firmasınca davacıya ve tedarikçi firmalara toplam 10.875,45-TL ödeme yapıldığı, Kaza başına toplam limitin 100.000-TL olduğu, yapılan ödemeler sonrası 89.124,55-TL bakiye teminat limiti olduğu" belirtilmiştir.
Bu raporlardaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından davalı sigorta şirketi sorumludur. Davacının talep arttırım istemi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
Davacı vekili 07/09/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle araç değer kaybının tazmini için dava dilekçesinde istenilen100,00-TL'nin bedelin 74.900,00-TL arttırarak toplam 75.000,00-TL araç değer kaybı zararına yönelik tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı tarafın 07/09/2023 tarihli makbuz ile tamamlama harcını yatırmış olduğu anlaşılmıştır. Bu dilekçe davalı tarafa usulünce tebliğ edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Dosya arasındaki belgelerin incelenmesinden davacının, davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ilk olarak 04/01/2023 tarihinde ödeme yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla davalının kısmi ödeme yapması nedeniyle, söz konusu ödeme tarihi olan 04/01/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınmıştır. Hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin ise reddinin gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçeleriyle sigortalanmış olan kazaya karışan 38 ... plakalı aracın trafik kayıt örneğinin ve sigorta poliçesinin incelenmesinde; otobüs olduğu görülmüştür. Medeni muhakeme hukukunda hâkimin taleple bağlılığı kuralı geçerlidir. Buna göre hâkim, tarafların talep sonuçlarından fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26, 1). Bu kural karşısında, mahkemenin davacının faiz talebi hakkında karar verebilmesi için bunun dava dilekçesinde talep edilmiş olması şarttır. Eğer davacı dava dilekçesinde faiz talep etmemişse, hâkim kendiliğinden faize hükmedemez. Dava dilekçesinde talep edilen faizin niteliği ve oranı belirtilmezse temerrüt tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarihli, 2023/6597 Esas ve 2024/448 Karar sayılı emsal ilamında "… Davacının dava dilekçesinde tazminat talebini "işleyecek faizi" ile talep ederken faiz türünü belirtmediğinden yasal faiz talebinde bulunduğunun kabulü gerekir. ..." belirtilmiştir.
Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2018 tarihli, 2017/ 4318 Esas ve 2018 / 1238 Karar sayılı emsal ilamında "... dava dilekçesinde talep edilen faizin niteliği ve oranı belirtilmediğinden temerrüt tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği ..." denilmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamaları ve taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak dava dilekçesinde talep edilen faizin niteliği ve oranı belirtilmediğinden temerrüt tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargıla sonunda toplanan tüm delillere; özellikle trafik kaza tespit tutanağı, ZMMS poliçesi ve hasar dosyası, ekspertiz raporu, fotoğraflar, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nden celp edilen hasar sorgulama kayıtları ile benimsenen ve hükme esas alınan Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2024 tarihli rapor kapsamına göre davacının araç değer kaybı zararına yönelik tazminat davasının kabulü ile 75.000,00-TL'nin ZMMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 24/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli istemlerine yönelik davacının davasının HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen feragatı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
1.Davacının araç değer kaybı zararına yönelik tazminat davasının KABULÜ ile 75.000,00-TL'nın ZMMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 24/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine,
3.Orijinal parça kullanılmasından kaynaklı hasar fark bedeli istemlerine yönelik davacının davasının HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen FERAGATI NEDENİYLE REDDİNE,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 5.123,25-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin dava harcı, 1.279,10-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.706,70-TL'nın mahsubu ile bakiye 3.416,55-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 2.595,20-TL'nın davalıdan bakiye 4,80-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6.Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin dava harcı, 1.279,10-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.134,30-TL'nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan; 80,00-TL e-tebligat gideri, 9,50-TL KEP gideri, 120,00-TL tebligat gideri, 3.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.209,50-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.205,22-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
9.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden feragat nedeniyle reddine karar verilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024 Katip ***
(e-imzalıdır)
Hakim ***
(e-imzalıdır)