Esas No
E. 2023/169
Karar No
K. 2024/1332
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/169 K. 2024/1332 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/169, K. 2024/1332, T. 27.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/169
Karar No
2024/1332
Karar Tarihi
27.12.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/169 Esas
KARAR NO: 2024/1332
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2023
KARAR TARİHİ: 27/12/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır birçok firmaya Ar-Ge proje danışmanlığı, ..... proje danışmanlığı, ..... proje danışmanlığı, ...... proje danışmanlığı, ..... proje hazırlama hizmeti, ... proje hazırlama hizmeti, ...... proje hazırlama hizmeti, .... dönem raporu hizmeti, .... konsorsiyum kurma hizmeti gibi hizmetler verdiğini, davalının 03/11/2017 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesiyle müvekkili nezdinde çalışmaya başladığını, ayrıca taraflar arasında işbu akitin ayrılmaz parçası olan gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmelerinin de akdedildiğini, davalının iş akdinin sona erdiğini, davalının müvekkili şirkete karşı hem TTK ve haksız rekabet hükümlerine aykırı hem de taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı eylemlerinin tespit edildiğinden huzurdaki işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, taraflar arasındaki Rekabet Yasağı ve Fikri Haklar Sözleşmesi uyarınca, iş akdi herhangi bir nedenle sona erdikten sonra davalının 1 yıl boyunca Marmara Bölgesinde müvekkilinin faaliyet alanları ile ilgili alanlarda çalışmayacağını, davalının çalıştığı süre boyunca öğrendiği müvekkilinin çözüm ortakları, müşterileri ya da başka herhangi bir sıfatla işbirliği yaptığı üçüncü şahısların bilgileri ve faaliyetlerinin de sözleşme kapsamına alındığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesi sona erdikten sonra davalının hem rekabet yasağı sözleşmesine aykırı şekilde müvekkilinin sektörde rakibi olan firmada işe başladığını hem de müvekkilinin müşterileriyle iletişime geçerek müvekkilini kötülediğini ve müvekkili ile çalışmayı bırakmalarını telkin ederek müşterilerle iş ilişkisi kurmaya çalıştığını, bu eylemlerin TTK 55/1-a maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, bu fiillerin yalnızca bunlarla sınırlı kalmadığını, davalının müvekkili nezdinde çalıştığı dönem boyunca öğrenmiş olduğu gerek müşterilere gerekse iş tekniklerine ait her türlü teknik ve özel bilgiyi rakip firma bünyesinde kullandığını, bu eylemlerin TTK 55/1-c maddesine aykırılık teşkil ettiğini, bütün bu fiillerden müvekkilinin müşterileri ve eski müşterileri vasıtasıyla haberdar olunduğunu, davalının bu fiillerinin müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, davalının işbu fiillere hala devam ettiğini, Rekabet Yasağı ve Fikri Haklar Sözleşmesi'nin 6.2 numaralı maddesinde davalının rekabet sözleşmesine aykırı davranması halinde cezai şart kararlaştırıldığını, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre; rekabet yasağı kaydı olması halinde cezai şartın talep edilebilmesi için işverenin somut bir zarara uğramasının gerekmediğini, işverene zarar verme ihtimali olmasının yeterli olduğunu, davalının dava konusu olayda işverene açıkça zarar vermek kastıyla zarara sebep olan ya da ileride zarara neden olabilecek fiillerinin mevcut olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin diğer tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalının rekabet yasağına aykırılık ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının rekabet yasağına aykırı fiilleri sebebiyle cezai şartın şimdilik 20.000 TL'sinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının fiilleri sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini amacıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla görevli Mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat ve cezai şart alacağı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, haksız rekabet nedeniyle açılacak tazminat davalarının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerektiğini, davalı müvekkilinin davacı tarafın iş yerinden 31.07.2021 tarihinde ayrıldığını ve 3. kişi ...... Yapı San. Ve Tic. AŞ. de Ağustos 2021'de çalışmaya başladığını, davacı tarafın da bu hususu bildiğini, ortada hukuken geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan belirsiz süreli iş sözleşmesine, rekabet yasağı ve fikri haklar sözleşmesine bakıldığında; belgenin her iki tarafın iradesini içerir şekilde bir sözleşme metni olarak ve işverenin de kabul beyanını/imzasını içerecek şekilde düzenlendiğini fakat bu belgelerin davacı ..... Planlama Tic. A.Ş. tarafından imzalanmadığının açıkça görüldüğünü, dosyaya sunulan gizlilik sözleşmesinin de ne davacı ne de davalı tarafından imzalandığını, dolayısıyla tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasında bulunmadıklarını, taraflar arasında kurulmuş geçerli bir sözleşmenin varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için var olduğu kabul edilse dahi bu sözleşmelerin genel işlem koşulları nedeniyle de geçersiz olduğunu, davacı tarafın bütün çalışanlarına dava dilekçesinin ekinde sunulan iş sözleşmesini ve rekabet yasağı sözleşmesini dayattığını ve bütün çalışanlarına işe giriş işlemleri sırasında bir çok belge arasında iradelerini sakatlayacak şekilde bu sözleşmeyi imzalattığını, müvekkilinin belgeden haberi dahi olmadığını, davacının bu sözleşmeyi çalışanlara imzalatırken çalışanlar ile sözleşme maddelerini müzakere etmediğini, bu hususun sözleşme tarihlerinden de açıkça anlaşıldığını, davalı müvekkilinin davacı iş yerinde 03.11.2017 tarihinde çalışmaya başladığını, İş sözleşmesinin ve rekabet yasağı ve fikri haklar sözleşmesinin ve gizlilik sözleşmesinin tarihinin de yine 03.11.2017 olduğunu, davalı müvekkilinin işe girebilmek için bu sözleşmeyi diğer iş sözleşmesi ve işe giriş belgeleri ile birlikte imzalamak durumunda kaldığını, irade sakatlığı nedeniyle de davacı tarafın dayandığı rekabet yasağı ve fikri haklar sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirkette yüksek bir ücretle çalışan üst düzey bir yönetici olmadığını, almış olduğu ücret ve yapmış olduğu görev düşünüldüğünde 1 yıl süre ile Marmara bölgesi gibi neredeyse bütün ticaretin ve ........ çalışmalarının merkezi olan bir bölgede çalışmamayı kabul edip bu yönde irade beyanında bulunmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, bu durumun açıkça çalışma hürriyetinin ihlali olduğunu, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin sadece son sayfasının imzalandığını, rekabet yasağını düzenleyen 1. ve 2. sayfanın davalı müvekkili tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla bu sayfalarda yer alan hükümlerin müvekkili açısından bağlayıcı olduğunun ileri sürülemeyeceğini, iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiği için rekabet yasağı ve fikri haklar sözleşmesinin geçersiz hale geldiğini, Bakırköy ...... İş Mahkemesinin .....

E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taraflar arasında geçerli bir şekilde kurulmuş rekabet yasağı ve fikri haklar sözleşmesi bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilse dahi taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı müvekkili tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, müvekkilinin davacı şirket ile arasındaki iş akdini tüm çalışma süresince yaptığı fazla mesai, hafta tatili ve ugbt alacaklarının ödenmemesi, kısa çalışma ödeneğine başvurulmasına karşın yasaya aykırı olarak tam zamanlı /hatta fazla mesaili çalıştırılması ve ücretinin ise eksik ödenmesi ve diğer işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışlarına dayalı nedenlerle haklı nedenle sona erdirdiğini ve işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy ...... İş Mahkemesinin .....

E. Sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davalı müvekkilinin çalışmaya başladığı dava dışı 3.

Kişi ..... Yapı San. ve Tic. A.Ş.'nin davacının rakibi bir firma olmadığını, aksine davacının müşterisi olduğunu, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin hali hazırda devam ettiğini, ...... Yapı San. Ve Tic. A.Ş.'nin tesisat bağlantı sistemleri, havalandırma bağlantı sistemleri, ses ve titreşim yalıtımı sistemleri, sismik sınırlama sistemleri, endüstriyel askı ve destek sistemleri, yapı tespit sistemleri, cephe sistemleri ve modüler profil sistemlerinde, yurtiçi ve yurtdışında projelendirme hizmeti veren bağlantı elemanları üreten bir firma olduğunu, davacının faaliyet konusunun ise; Ar-ge faaliyetlerinde bulunma amaçla her türlü laboratuar kurmak, araç ve gereç, doküman ve laboratuar malzemelerinin alımı satımı ithal ve ihracını yapmak olduğunu, iki şirketin faaliyet konularının birbirinden tamamen bağımsız olduğunu, ...... Yapı'nın davacı şirketten ........ konusunda hizmet aldığını, bu ticari ilişkinin de davalı müvekkili ..... Yapı da çalışmaya başlamasına rağmen sona ermediğini aksine hali hazırda devam ettiğini, dolayısıyla davacı tarafın haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu bir zarar da bulunmadığını, davalı müvekkilinin dava dışı ...... Yapı San. VE Tic. A.Ş. nezdinde davacı şirkette yaptığı işin aynısını yapmadığını, davalı müvekkilinin 2 şirketteki görev tanımlarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin davacı nezdinde sadece ..... Projeleri & ..... Yönetim alanında çalıştığını ve davacı nezdinde çalışırken davacının müşterilerine danışmanlık verip işleri yapmalarını sağlamak, yaptıkları işleri kontrol etmek, davacının müşterilerinin çeşitli devlet kurumlarından destek alabilmeleri için proje yazmakla sorumlu olduğunu, 3. Kişi ........ yapı nezdinde ise tasarım merkezi müdürü olarak tasarım merkezini yönettiğini, bu nedenle yapılan işin daha kapsamlı olduğunu, davalı müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir eylemi bulunmadığını, aksine işe girdiği ........ Yapı ile dahi çalışmalarına devam etmelerini engellememesinin bile herhangi bir rekabet eylemi olmadığını, davacının hiçbir zararı olmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi tazminat ve iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.

Uyuşmazlığın; davalının, taraflar arasında imzalanan 03/11/2017 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ve iş sözleşmesine ek Rekabet Yasağı ve Fikri Haklar Sözleşmesine aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise miktarı, cezai şart alacağı olup olmadığı, davalının zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı; davalının savunması kapsamında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davalının çalıştığı iş yeri faaliyet konusunun davacının faaliyet konusunundan farklı olup olmadığı, taleplerin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacının rekabet sözleşmesine aykırılığa dayalı davalının rekabet yasağına aykırılık ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması talepleri ile maddi tazminat taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Davalının SGK Hizmet Dökümü UYAP ortamından alınarak dosyaya eklenmiştir. Gebze Sosyal Güvenlik Merkezinden; davalının SGK hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi, işe giriş - çıkış bildirgeleri ile dönem bordrosu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ........ Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den; davalının özlük dosyasının bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Davacı şirketten; davalının özlük dosyasının bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

İstanbul ve Gebze Ticaret Sicili Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacı şirket ile dava dışı ........ Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ticaret sicilindeki adresi, adres değişiklikleri, uğraşı konuları, işverenleri, ortakları, tam ticaret unvanları, günümüze kadarki tüm yetkili temsilcileri, ticaret unvanlarındaki değişikliklerini gösterir bilgi ve belgeler ile ticaret sicil gazetelerinin tasdikli suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş; davacı şirket ile dava dışı ........ Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Sicil kayıtlarının incelenmesinde davacı şirketin çalışma konusunun; ........ faaliyetlerinde bulunma amaçlı her türlü laboratuar kurmak, araç ve gereç, döküman ve laboratuar malzemelerinin alımı, satımı, ithal ve ihracını yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler olduğu görülmüştür.

Sicil kayıtlarının incelenmesinde dava dışı ........ Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin çalışma konusunun; Her türlü inşaat malzemelerinin, İş Makinelerinin, Sıhhi Tesisat ve elektrik malzemelerinin, Nalburiye, Hırdavat, Elektrikli alet edevat araç ve gereçlerinin, kalorifer tesisatı, klima tesisatı, havalandırma tesisatı, mekanik tesisat, otomatik kontrol, doğalgaz, yangın, sıhhi ısıtma, soğutma tesisatlarının, sismik ve titreşim alıcı uygulamaları ile ilgili proje yapmak, mimarlık, mühendislik faaliyetlerinde bulunmak ve malzemelerin üretim, alım, satım, pazarlama, montaj, taahhüt işlerini, ithalat ve ihracatını yapmak, çelik, sac ve demirden yapı profilleri, boru askı ve destek sistemleri, endüstriyel askı ve destek sistemleri, mekanik tesisatlarda sismik ve titreşim yalıtımı ürünleri, havalandırma kanalı ve bağlantı elemanları, raylı sistemler bağlantı elemanları, dış cephe konstrüksiyon ve bağlantı elemanları, binalarda ses ve titreşim yalıtımı ürünleri, güneş enerjisi destek sistemleri üretimi ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler olduğu görülmüştür.

Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ......Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; ..... tarafından davacı ...... Evi Stratejik Planlama Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 23/09/2022 tarihinde iş akdinin haklı nedenle feshi ile işçilik alacaklarından kaynaklı alacak davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 20/09/2024 tarih ve ...... Sayılı Kararı ile "...Dosyanın incelenmesinden; davacının davalıya ait işyerinde toplam hizmet süresinin SGK kayıtları da dikkate alındığında 3 yıl, 8 ay, 30 gün olduğu, ücretinin ise bordrolar ve tanık beyanları dikkate alındığında 21.949,56 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin pandemiyi gerekçe göstererek 01.04.2020 tarihinden itibaren davacı için kısa çalışma başvurusunda bulunduğu ve davacıyı kısa çalışmaya aldırdığı, davalı şirketin davacı için kısa çalışma ödeneğinden faydalanmasına karşın davacıyı tam zamanlı hatta fazla mesai yaptırarak çalıştırdı, davacı tarafından bu hususa itiraz edilerek konu ile ilgili olarak Cimer'e şikayetler iletildiği, fazla mesai ve UBGT alacaklarının da ödenmediği, tanık anlatımlarından ve yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporundan fazla mesai ve UBGT alacağının varlığı da kanıtlandığı üzere davacının iş akdini tüm bu nedenlerle haklı nedenle sona erdirdiği anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kararın 17/12/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir.

Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ......... beyanında," Ben şuan ...... isimli bir firmada muhasebeci olarak çalışmaktayım. Davalı ile birlikte yaklaşık 2.5 - 3 yıl kadar ........ isimli şirkette birlikte çalıştım, pandemi döneminde ayrıldım. Davalı benden önce ayrıldı, ben davalı şirkette muhasebeci olarak çalıştım, ......... ise davalı şirkette proje sorumlusu olarak teknik bölümde çalışıyordu. Pandemi döneminde şirket çalışanları olarak tam mesai yapmamıza rağmen kısa çalışma ödeneği veriliyordu ayrıca sigortamız yatırılmıyordu ve bir çok çalışan bu nedenle işten ayrıldı şahsım da bu nedenle işten ayrıldı. İşe girerken bir kısım belgeler imzalanıyordu bunları okumamıza fırsat verilmiyordu normalde sözleşmelerin bir nüshasının verilmesi gerekirdi ancak kimseye verilmiyordu ben idari tarafa yakın olduğum için bize sözleşme nüshasının verilmemesi söyleniyordu. Teknik bölümde fazla mesai sıklıkla yapılıyordu son dönemlere kadar davacı şirket resmi tatillerde bile bize izin vermiyordu, söylediğim firma danışmanlık firmasıdır, daha çok iş konusu devlet teşviki ile alakalı üretim yapan firmalara danışmanlık yapmaktı. Dava dışı ........ Yapı San. Ve Ti. A.Ş. ........ evinin danışmanlık verdiği bir firmaydı. Davalı şuan ........ Yapı'da çalışmaktadır, bildiğim kadarıyla şirketin tasarım bölümünde müdür pozisyonunda çalışıyor. ........ Evi firmaların teşvik kapsamında hazırlık aşamasında hizmet veren bir firmadır ........ Yapı ise üretim yapan bir firmadır bu nedenle ikisinin iştigal konuları farklıdır. ........ evinde teknik ekibin teslimi yaptığı işleri faturalandıran ben olduğum için ........ Yapı'yı da oradan biliyorum. Halen ........ Evinde çalışmakta olan arkadaşlarımdan davacı şirketin ........ Yapı ile iş yaptığını duyuyorum. Normalde işe girerken imzaladığımız sözleşmenin bir nüshası talep edilmesine rağmen verilmiyordu, ben şahsım adına böyle bir talepte bulunmadım ancak arkadaşlarımın talep edip alamadığını biliyorum. İşe alındıktan sonra sözleşme imzalatıldığından ve hızlıca imzalanması istendiğinden imzaladığımız evrakları inceleme fırsatımız olmuyordu. Ben ......... işten ayrıldıktan yaklaşık 1 yıl sonra işten ayrıldım bu 1 yıllık süreçte ........ Evi ........ Yapı'ya hizmet vermeye devam etti benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.

Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ........ beyanında,"Ben 2017 - 2023 yılları arası ........ Yapı'da insan kaynakları müdürü olarak görev yaptım, davalıyı tanırım. Davalı benim çalıştığım dönemde ........ Yapı da tasarım merkezi müdürü olarak görev yapıyordu. Benden sonra işe girdi. Normalde ........ Yapı modüler profil sistemleri tasarımı yapan ve yaptığı bu tasarımları da üreterek satan bir firmadır. Davalı buradaki personelin daha doğrusu proje tasarım bölümündeki çalışanların üstünde bir pozisyondaydı. Asıl işi personellerin denetimi ve çalışmasına yönelikti. Benim çalıştığım dönemde ........ Yapı ile davacı şirketin iş ilişkisi vardı kendileriyle çalışıyorduk. Onlar ile iş ilişkimiz özellikle Sanayi Bakanlığına proje yapılması ve bu projelerin tasdik sürecine ilişkin davacının iş tecrübesinin faydalanmak şeklindeydi. Hatırladığım kadarıyla 2019 sonrasında devlet ile iş yapmaya başladık, bu süreçte tasarım merkezimizi kurduk, davacı şirketten de bu merkezin kurulmasında destek aldık. Ben ........ Yapı'dan ayrılana kadar davacı şirket ile devlet teşvikleri konusunda çalışmaya devam ediyordu. Bizim ........ Evi ile yaptığımız ticarette önemli olan yaptığımız projenin devlet tarafından onaylanıp onaylanmayacağı ile ilişkilidir, davacı şirketin daha çok yaptığı danışmanlık işidir. Davalı bizim ile çalışmaya başladığında ve biraz önce söylediğim gibi ben ........ Yapı dan ayrılana kadar davacı şirket ile iş ilişkimiz devam etti ben ........ Yapı dan Kasım 2023 yılında ayrıldım, ben davalıyı ........ Evinde çalışırken de tanıyordum zira birlikte iş yapıyorduk davalının ........ Evinde yaptığı iş şuan ........ Yapı da yaptığı işin küçük bir parçası olarak söyleyebilirim ........ Evinde daha çok devlet teşviki ile ilgili danışmanlık hizmeti veriyordu benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.

Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenmiştir.

TBK'nın 444. Maddesinde: Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde belirtilmiş;

Madde 445'de ise rekabet yasağının sınırlandırılması "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz." şeklinde düzenlenmiştir.

TTK'nın 56/1. maddesinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men'ini, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını talep edebileceği düzenlenmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 03/11/2017 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile davalının davacı nezdinde proje sorumlusu olarak çalışmaya başladığı, taraflar arasında iş sözleşmesine ek olarak Rekabet Yasağı ve Fikri Haklar Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin 4.Rekabet Yasağı Sözleşmesi başlıklı maddesinde rekabet yasağı düzenlemesi getirildiği, iş bu maddede " Personelin Türk Ticaret Kanunu 56 ve 57nci maddelerde belirtilen genel haksız rekabet hükümleri ile ilgili yasal yükümlülüğü çalışma süresi içinde ve iş akdi sona erdikten sonra da devam eder. Personel, iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdikten sonra, bir yıl süresince Marmara Bölgesinde; Personel çalıştığı süre boyunca ve işin sona ermesi veya işten çıkarma sebeplerinin ne olduğuna bakılmaksızın şirketteki görevi esnasında öğrendiği şirketin müşterilerine sunduğu; Ar-ge proje danışmanlığı, ...... proje danışmanlığı, .... proje danışmanlığı, ..... proje danışmanlığı, ...... proje hazırlama hizmeti, ..... proje hazırlama hizmeti, ..... proje hazırlama hizmeti, ..... dönem raporu hizmeti, ..... konsorsiyum kurma hizmeti gibi hizmetleri verme konusunda şirket ile rekabet halinde olan hiçbir işi kabul etmeyeceği veya bu konudaki kişi, kurum veya kuruluşlarda ücretli veya ücretsiz görev almayacağını veya bunlarla herhangi bir iş/akdi ilişki içine girmeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Personel, kendi namına veya hesabına da bu maddede tanımlanan iş alanında şirket ile rekabet etmeyeceğini, böyle bir firmaya ortak ya da kurucu ortak olmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir." hükmünün yer aldığı, davalının 31/07/2021 tarihinde işten ayrıldığı ve dava dışı ........ Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. bünyesinde tasarım müdürü olarak çalışmaya başladığı, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu itibarla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu, davacı tarafça her ne kadar davalının müşteriyle iletişime geçerek müvekkilini kötülediği ve müvekkili ile çalışmayı bırakmalarını telkin ederek iş ilişkisi kurmaya çalıştığı, müvekkili nezdinde çalıştığı dönem boyunca öğrenmiş olduğu gerek müşterilere gerekse iş tekniklerine ait her türlü teknik ve özel bilgiyi rakip bünyesinde kullandığı iddia edilmiş ise de; davalının mesleki alanda edindiği tecrübe ve portföy bilgilerini, davacı şirketin bünyesinde çalıştığı süreçte edindiklerini ve bu bilgilerin işten ayrıldıktan sonrasında davalı şirket faaliyetlerinde kullanıldığının dosyaya mübrez belgeler ile tevsik olunmadığı; hâl böyle olunca davalının TTK m. 55 uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere davalının her iki firmadaki görev poziyonunun farklı olduğu, davacının AR-GE faaliyetlerine yoğunlaştığı; dava dışı ........ Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ise faaliyet alanını modüler profil sistemleri tasarım ve üretimi üzerine yoğunlaştırdığının anlaşıldığı, bu bağlamda her iki firmanın ticari anlamda faaliyet gösterdikleri alanlar itibariyle büyük oranda doğrudan sektörel rakip olarak nitelendirilebilecek kapasite benzerliğine sahip olmadıkları, davalının davacı ile imzaladığı sözleşme açısından rekabet yasağına aykırı davrandığı hususunun ve yine davalının, davacı nezdindeki çalışmaları sırasında davacı şirketin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edindiğinin ve bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirketin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 512,33 TL harçtan mahsubu ile artan 84,73 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3.Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafça yapılan 174,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

8.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip..... Hakim......

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog