Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/498
Karar No
K. 2024/1323
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/498 Esas
KARAR NO: 2024/1323
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 04/10/2018
KARAR TARİHİ: 25/12/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 31/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ..... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'ne ait .... İlçesi .... Mah...... Bulvarı .... Ada .... parsel nolu taşınmaz ...... Etabının İnşaat/Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının müvekkili şirkete yapmış olduğu ihbar neticesinde 25/01/2018 tarihinde davalı şirketin güvenlik hizmeti sağladığı ...... etap projesi şantiyesinin -2 otopark katının tavanındaki tavalardan geçen imalatı yapılmış 1260 metre jet besleme kablosunun kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kesilerek çalındığının tespit edildiğini, ekspertiz raporu uyarınca tespit edilen 2.439,85-USD'nin 12/06/2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına tazmin edildiğini, müvekkili şirketin sigortalısı ile arasındaki Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve TTK m.1481 amir hükümlerine göre müvekkili şirketin hasar bedelini ödedikten sonra ödediği tazminat nispetinde sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen hasar miktarından davalının hasara neden olan mahalde güvenlik hizmeti sağlıyor olması nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan hasar tazminatının rücuen tahsilinin talep edildiğini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini ve davalı tarafın haksız itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirketin güvenlik anlamında eksik tedbirler alması sonucunda hırsızlık hadisesinin meydana geldiğinin açık olduğunu, güvenliği sağlama taahhüdü için sözleşme yapan davalı şirketin güvenliğin sağlanamaması ile sözleşmeye açıkça aykırı hareket ettiğini iddia ederek; davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazların iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın likit olması nedeni ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, poliçe kapsamında ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığın, sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve ödenen hasar bedelinin uygun olup olmadığı, Bakırköy ..... icra Dairesinin ...... Esas takip sayılı dosyasındaki takibe konu alacaktan dolayı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası fiziken celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine rücu alacağı borç sebebi gösterilerek 2.439,85-USD asıl alacak, 52,14-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.491,99-USD alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 04/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 10/09/2018 tarihli dilekçe ile yetkiye, borcun tamamına ve ferilerine yapılan itiraz üzerine 14/09/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

Dosya kapsamı ve toplanan delillerle; davacının sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacının sigortalısına ait iş yerinin bulunduğu güvenlik hizmeti veren davalıya rucü edilip edilemeyeceği, hırsızlık sonucu meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalının hırsızlık olayında güvenlik hizmetinin gereği gibi yerine getirmesinin söz konusu olup olmadığı, bu anlamda kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa kusur durumu ve sorumluluk miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere Mahkememiz dosyası sigorta eksperi bilirkişi ..... ve güvenlik uzmanı bilirkişi ...... 'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 14/05/2019 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 14/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dava konusu şantiyede inşaat işlerinin halen devam ettiği, bahse konu iddia edilen hırsızlık olayının olduğu 2 bodrum kattaki alanın AVM'lerdeki kapalı otopark alanı büyüklüğünde olduğu, inşaat montaj alışmalarının devam ettiği, girişte ......Elektrik firmasının malzeme deposunun bulunduğu, deponun etrafının sac plakalar ile çevrili olup kapısının kilit ile kapalı olduğu, malzeme deposunun üst kısmından (tavandan geçen, zemin tavan yükseklği 5,5-6 metre) geçen alüminyum tablaların (Kanallar) içerisinde montajı bitmiş tesisatın -2 bodrum otopark alanından yaklaşık 75-80 metre uzaklıkta bulunan elektrik dairesi bölgesine, ordan da yaklaşık 50-60 metre mesafede bulunan havalandırma motorlarının bulunduğu kapalı odaya kadar olan kabloların çalındığını, çalınan kabloların kanallar içeriside montajının en az 4 (dört) günde yapıldığını, montaj yapılırken her 3,5 metrede bir plastik kelepçeler ile sabitlendiğini ve tablaların kapaklarının kapatıldığını, çalınan kabloların sökülmesinin ise 1(bir) günde zor sökülebileceğini, tablalar içerisinden geçen dört sıralı bu kablolarda o dönemde elektrik akımı olmadığını ancak aynı tabla içinde diğer kablolarda elektrik akımı olduğu, tablalar içerisinden geçen tüm kabloların elektrik odasına ve ordan da havalandırma motorlarının bulunduğu kapalı odaya bağlantılarının yapıldığını, daha önce olan birtakım malzeme çalınma olayının, metro inşaatı bağlantı kapısından girilmek kaydı ile yapıldığını, şantiye şefi ...... ve ..... Elektrik teknik şefinin beyanına göre, hırsızlık olayı esnasında şantiyede yalnızca 2 (iki) özel güvenlik görevlisinin görev yaptığını, görevlilerin her iki kapıda görevli olduklarını ve giriş çıkışı kontrol ettiklerini, devriye görevlisinin olmadığını, hırsızlık olayından sonra personel arttırımına gidilerek devriye görevi yapan personel takviyesi yapıldığını, devriye görevlisinin şantiye alanında 10 güvenlik kontrol bölgesi olduğunu, güvenlik Hizmet Sözleşmesinde belirlenen maddelerde ..... Güvenlik Hizmetleri Ltd Şti alınması gereken tedbirler yönünden, şantiyenin fiziki açıdan değerlendirildiğinde personel eksikliği ve özellikle hırsızlık olaylarını önlemeye yönelik alınması gereken tedbirleri (..... şantiye girişinin.....

2.Etap Şantiye bağlantısındaki kapının, kapalı otoparklardan ...... AVM mal kabul alanına bağlantılı olan yerlerin, aydınlatmaların yetersizliği gibi konuların risk teşkil ettiğine dair ) Risk Analizi yaparak mal sahibine sunmadığı, dosya kapsamından, mal sahibinin ise şantiyenin güvenliğinin 1 vardiyada 2 kişi ile yalnızca şantiyenin 2 kapısının giriş çıkışının kontrol edilmesi yönünde hizmet satın alındığı, alınan hizmetin personelin yemek istirahat gibi dinlenme esnasında bile kapılardaki görevlilerin değiştiricisinin olmadığı yönü ile yüksek risk teşkil ettiği, bu yönü ile de şantiyenin güvenliğinin sağlanmasının mümkün olmadığı, personel sayısının arttırılmasının mal sahibinin yetkisinde olduğu ancak eksik personel ile yüksek güvenlik riski ile şantiye güvenliğinin sağlanmaya çalışıldığı, hırsızlık olayı öncesinde personel sayısının artırılması ile ilgili talebinin olmadığı, sözleşmenin 8.22 maddesine istinaden şantiyenin çevre fiziki yapısı ile ilgili alınması gereken tedbirler ile ilgili Risk Analizi Raporu düzenleyerek mal sahibine sunmadığı, yapılan sözleşmedeki görevi ile ilgili olarak personellerinin kusuruyla dava dışı mal sahibinin bir kısım mallarının çalınmasına sebebiyet verdiğinden davalının %25, şantiye alanının fiziki yapısı dikkate alındığında personel sayısını artırma yetkisi kendisinde olduğu halde şantiyenin güvenliğini yeterli sayıda personel ile sağlamadığı, şantiyenin fiziki yönden risk teşkil eden yönlerini değerlendirip denetim yapmadığı, şantiyede çalışan onlarca insanın can ve mal güvenliği ile birlikte şantiye alanındaki malzemelerin yalnızca kapıda bekleyen güvenlik görevlilerince sağlanması yönünde malların korunmasında basiretli bir tüccar gibi davranmadığı yönü ile şantiye alanında meydana gelen hırsızlık olayında dava dışı ...... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin %75 kusurlu olduğu, hasar tutarı ve muafiyet uygulanmak suretiyle yapılan hesabın poliçe genel ve özel şartları yönünden uyumlu olduğu, 2.439.85 USD tazminatın 12/06/2018 tarihinde sigorta şirketi ...... sigorta tarafından sigortalı ..... Gayrimenkul A.Ş'ne ödendiği, davalı ..... Güvenlik Hizmetleri Ltd Şti davaya konu hırsızlık olayında %25 kusurlu olduğu değerlendirilmesi yapıldığından davacı sigorta şirketi ...... Sigorta tarafından sigortalısına ödediği tazminat tutarı olan 2.439, 85 USD'nin %25 kusur oranına denk gelen 609,96 USD rücu şartlarının oluştuğu ve rücu edilebileceği " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ...... Esas 07/10/2020 tarih ve ..... Sayılı kararı ile; "...Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacı sigorta şirketi sigortalısına ait iş yerinde meydan agelen hırsızlık sonucu sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın rücuen iş yerinin bulunduğu güvenlik şirketi olan davalıdan tahsilini talep ettiği, keşfen yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve mahkememize hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere olayın oluş biçimi, iş yerindeki fiziki koşullar, iş yerinin bulunduğu sitedeki güvenlik hizmetlerinin yerine getiriliş biçimi, güvenlik personeli sayısı ve özel güvenlik şirketi arasındaki sözleşme hükümleri incelenerek yapılan değerlendirmede davalının şantiye alanı ile ilgili az sayıda personel ile yapılan görevin risk teşkil ettiği yönü ile hırsızlık olayı öncesinde personel sayısının arttırılması ile ilgili talebin olmadığı, sözleşmenin 8.22 maddesine istinaden, şantiyenin çevre fiziki yapısı ile ilgili alınması gereken tedbirler ile ilgili Risk Analizi Raporu düzenleyerek mal sahibine sunmadığı, alınan güvenlik tedbirlerinin yeterli olmadığı, diğer bir deyişle güvenlik hizmetinin nitelik ve niceliği ile olası risk ve tehlikeleri önleyici ve koruyucu baskının yetersiz olduğu ve tali kusurlu olup %25 oranında kusurunun bulunduğu, dava dışı ..... Yatırım Ortaklığının ise yetkiler kendisinde olmasına rağmen tedbir almaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin poliçe teminat ve vadesi kapsamında gerçekleşen hasarı sigortalısına ödemesi sonucu TTK'nun 1472 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olması nedeniyle kusuru oranında davalı güvenlik şirketinden rücuen talep edebileceği, %25 oranına göre ödenmesi gerekli sigorta bedelinin 609.96 Dolar olduğu anlaşılmış, lakin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ...... karar sayılı mahkeme ilamıyla da aynı zarardan kaynaklı davalıya karşı dava açıldığı görülmüştür.

TTK. M 1472/1'de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzi halefiyet niteliğindedir. Bu madde uyarınca doğan halefiyet hakkında dayanılarak açılan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.

TTK'nun 1472/1 maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası niteliğindedir. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüzi haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve ..... E-...... K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 tarih ve ..... E,...... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarar sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürülebileceği gibi eylemin haksız fiilden kaynaklandığı açıktır. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/1186 Esas, 2015/2280 Karar ) Bu suretle davacının dava açma hakkı kanundan kaynaklıdır.

Davacı tarafından rücu edilebilecek tazminat tutarı zarar görene ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır.

Dava dışı şirketin birden çok sigorta şirketine sigorta yaptırmasında engel yoktur. Zarar gören kişi buna halef olan sigorta şirketi aynı zarar nedeniyle sorumludur, ayrı dava açabileceği gibi bir kısmı ya da tamamı nedeni ile de dava açmasında engel yoktur. Ancak aynı zarar nedeni ile tek bir tazminat belirlenir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 609.96 USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, (Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas, ...... Karar sayılı dosyasındaki miktar nedeni ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:

Mahkememizin ..... Esas ....... Karar sayılı dosyasından verilen 07/10/2020 tarihli kararı, davacı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... Esas 09/05/2024 tarih ve ...... Sayılı ilamı ile: "...Somut olayda, dosyanın gerek fiziken gerekse de UYAP üzerinden incelenmesi neticesinde davalıya, dava dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiğine yönelik bir belgeye rastlanmamıştır. Bu amaçla hazırlandığı anlaşılan tebligatın da, davalıya tebliğ edilmeyip iade edildiği PTT ile yapılan yazışmadan anlaşılmıştır. Taraf teşkilinin usulünce sağlanmadığı böyle bir durumda davaya bakılıp yargılama yapılamaz. Zira yargılamanın, hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür. O halde dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin davalıya tebliğ edilmemesi sebebiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde yargılama yapılarak karar tesis edilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle Mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; davacısının ..... Sigorta A.Ş., davalısının ...... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi olduğu, tazminat talepli açılan davada Mahkemenin 07/10/2019 tarih ..... Esas ve ..... Sayılı Kararı ile "...Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde,

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, Davacı sigorta şirketi sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık sonucunda sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın rücuen iş yerinin bulunduğu güvenlik şirketi olan davalıdan tahsilini talep ettiği, keşfen yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve mahkememize hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere olayın oluş biçimi, iş yerindeki fiziki koşullar, iş yerinin bulunduğu sitedeki güvenlik hizmetlerinin yerine getiriliş biçimi, güvenlik personeli sayısı ve özel güvenlik şirketi arasındaki sözleşme hükümleri incelenerek yapılan değerlendirmede davalının şantiye alanı ile ilgili az sayıda personel ile yapılan görevin risk teşkil ettiği yönü ile hırsızlık olayı öncesinde personel sayısının artırılması ile ilgili talebinin olmadığı, sözleşmenin 8.22 maddesine istinaden, şantiyenin çevre fiziki yapısı ile ilgili alınması gereken tedbirler ile ilgili Risk Analizi Raporu düzenleyeerke Mal Sahibi'ne sunmadığı, alınan güvenlik tedbirlerinin yeterli olmadığı, diğer bir deyişle güvenlik hizmetinin nitelik ve niceliği ile olası risk ve tehlikeleri önleyici ve koruyucu baskının yetersiz olduğu ve tali kusurlu olup %25 oranında kusurunun bulunduğu, dava dışı ..... Yatırım Ortaklığının ise yetkiler kendisinde olmasına rağmen tedbir almaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin poliçe teminat ve vadesi kapsamında gerçekleşen hasarı sigortalısına ödemesi sonucu TTK'nun 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olması nedeniyle kusuru oranında davalı Güvenlik Şirketinden rücuen talep edebileceği, %25 oranına göre ödenmesi gerekli sigorta bedelinin174,27 Dolar olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 174,27 Doların ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, dolar üzerindeki kabul edilen miktara 04/06/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca dolara devlet bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan döviz faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE karar verildiği, kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 24/12/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ...... soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; müştekisinin ....., şüphelisinin faili meçhul olduğu, Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan yürütülen soruşturmada daimi arama kararı verildiği görülmüştür.

Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.

Yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, 14/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ..... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. arasında 07/07/2014-07/07/2017 tarihleri arasını kapsayan Tüm Riskler Sigorta Poliçesi düzenlendiği, bu poliçe ile sigorta konusu riziko adresinde kain sigortalı tarafından gerçekleştirilecek anahtar teslimi her türlü inşaat/montaj işlerinin konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde inşaat sahasında bulunduğu sırada ve inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara karşı sigorta örtüsü altına alındığı, .. Mah. .... Bulvarı ....... Ada ..... Parsel Başakşehir/İstanbul adresinde yapımı devam eden .... Etap projesinin şantiye alanında hırsızlık olayı meydana geldiği ve dava dışı sigortalıya ait çalınan emtialarla ilgili yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 2.439,85-USD zarar tespit edildiği, hırsızlık sonucunda oluşan zarar nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 12/06/2018 tarihinde 2.439,85-USD hasar tazminatı ödendiği, hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince dava dışı sigortalıya ait şantiyenin güvenlik hizmetini üstlenen davalı şirket tarafından gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusuru olduğu iddiası ile iş bu hasarın rücuen tahsili talepli icra takibi ve davanın açıldığı, dava dışı sigortalıya ait inşaat alanının bulunduğu şantiyenin güvenliğinin sağlanması amacıyla, davalı şirket ile dava dışı sigortalı arasında Şantiye Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalının dışarıdan ve içeriden gelebilecek ve güvenlik elemanları tarafından önlenebilecek nitelikteki her türlü tehdit, saldırı, taciz, yangın, sabotaj, hırsızlık veya terör faaliyetleri ile T.C. Kanunlarına göre suç teşkil eden olaylar veya önceden öngörülemeyen ve ani olarak ortaya çıkabilecek acil durumların tespiti ve bunların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasından sorumlu olduğu,

Mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi heyetinin 14/05/2019 havale tarihli raporuna göre; keşfen yapılan incelemede, güvenlik Hizmet Sözleşmesinde belirlenen maddelerde ...... Hizmetleri Ltd Şti.'nin alınması gereken tedbirler yönünden, şantiyenin fiziki açıdan değerlendirildiğinde personel eksikliği ve özellikle hırsızlık olaylarını önlemeye yönelik alınması gereken tedbirleri (Metro şantiye girişinin ..... Etap Şantiye bağlantısındaki kapının, kapalı otoparklardan ...... AVM mal kabul alanına bağlantılı olan yerlerin, aydınlatmaların yetersizliği gibi konuların risk teşkil ettiğine dair ) Risk Analizi yaparak mal sahibine sunmadığı, dosya kapsamından, mal sahibinin ise şantiyenin güvenliğinin 1 vardiyada 2 kişi ile yalnızca şantiyenin 2 kapısının giriş çıkışının kontrol edilmesi yönünde hizmet satın alındığı, alınan hizmetin personelin yemek istirahat gibi dinlenme esnasında bile kapılardaki görevlilerin değiştiricisinin olmadığı yönü ile yüksek risk teşkil ettiği, bu yönü ile de şantiyenin güvenliğinin sağlanmasının mümkün olmadığı, personel sayısının arttırılmasının mal sahibinin yetkisinde olduğu ancak eksik personel ile yüksek güvenlik riski ile şantiye güvenliğinin sağlanmaya çalışıldığı, davalının hırsızlık olayı öncesinde personel sayısının artırılması ile ilgili talebinin olmadığı, sözleşmenin 8.22 maddesine istinaden şantiyenin çevre fiziki yapısı ile ilgili alınması gereken tedbirler ile ilgili Risk Analizi Raporu düzenleyerek mal sahibine sunmadığı, yapılan sözleşmedeki görevi ile ilgili olarak personellerinin kusuruyla dava dışı mal sahibinin bir kısım mallarının çalınmasına sebebiyet verdiğinden davalının %25, şantiye alanının fiziki yapısı dikkate alındığında personel sayısını artırma yetkisi kendisinde olduğu halde şantiyenin güvenliğini yeterli sayıda personel ile sağlamadığı, şantiyenin fiziki yönden risk teşkil eden yönlerini değerlendirip denetim yapmadığı, şantiyede çalışan onlarca insanın can ve mal güvenliği ile birlikte şantiye alanındaki malzemelerin yalnızca kapıda bekleyen güvenlik görevlilerince sağlanması yönünde malların korunmasında basiretli bir tüccar gibi davranmadığı yönü ile şantiye alanında meydana gelen hırsızlık olayında dava dışı .... Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin %75 kusurlu olduğu, hasar tutarı ve muafiyet uygulanmak suretiyle yapılan hesabın poliçe genel ve özel şartları yönünden uyumlu olduğu, davalı ..... Güvenlik Hizmetleri Ltd Şti davaya konu hırsızlık olayında %25 kusurlu olduğu değerlendirilmesi yapıldığından davacı sigorta şirketi ..... Sigorta tarafından sigortalısına ödediği tazminat tutarı olan 2.439, 85 USD'nin %25 kusur oranına denk gelen 609,96 USD yönünden rücu şartlarının oluştuğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; dava dışı sigortalı şantiyede meydana gelen hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketinin %25, dava dışı sigortalının %75 oranında kusurlu oldukları sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemeyi halefiyet ilkesi uyarınca sorumlulardan kusuru oranında rücuan talep edebileceği, yapılan ödemenin kısmen haklı olup gerçek zararı yansıttığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KISMEN KABULÜ ile,

Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 609,96-USD asıl alacak yönünden İİK 67. Maddesi uyarınca KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

Alacağın miktarı yargılama ile belirlendiğinden ve likit sayılmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 262,58 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 165,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Davacı tarafça yatırılan 262,58 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 298,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.032,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 497,53 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.763,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,

HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemiyle yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024

Katip

Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog