Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/978
Karar No
K. 2018/267
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/978
KARAR NO: 2018/267
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/09/2017
KARAR TARİHİ: 13/03/2018

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalının kullandığı ticarethanede 01/09/2016 tarihinde müvekkilince yapılan kontrolde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bunun üzerine sayacın söküldüğünü, kaçak elektrik durum tespit tutanğı düzenlendiğini, müvekkilinin alacağın sağlanması amacıyla İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile borçlu hakkında takip başlatıldığını, borçlunun haksız ve dayanaksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ile davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili yetki itirazında bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.

Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.

Somut olayda, taraflar arasında elektrik aboneliğinin bulunmadığı, davalının tacir ve esnaf kaydının olmadığı, 2016 yılına ait yıllık gelir vergisi matrahının bulunmadığı, davacı şirket yetkililerinin davalı hakkında kaçak elektrik kullanmaktan dolayı tutanak tanzim ettikleri, davalıya isnat edilen eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu anlaşıldığından, eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1.Dava dilekçesinin GÖREVSİZLİK nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

3.HMK.nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi Nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.13/03/2018 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog