Esas No
E. 2025/95
Karar No
K. 2025/1321
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2025/95 E.  ,  2025/1321 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI: 2021/1946 D.İş, 2021/1978 D.İş
KABAHAT: 5549 sayılı Kanun'a muhalefet

Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.965.088,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Çorum Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/1673 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, ilgili idare ve kabahatlinin bu karara itirazları üzerine de Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/1946 D.İş ve 2021/1978 D.İş sayılı kararlarıyla itirazların reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.12.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/636 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/636 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre,

1.Muteriz şirket hakkında yapılan denetim sonunda düzenlenen Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 11/09/2020 tarihli ve 2020-YDR-HK-21/2-40/2/YİR-İ/1 sayılı raporunda, 122 adet gerçek ve tüzel kişiye ilişkin gönderi işlemlerinde, 5549 sayılı Kanun'un öngördüğü şekilde kimlik tespiti yükümlülüklerine aykırı davranıldığından bahisle, ihlal tespit edilen 2018 yılı içinde eksiklik tespit edilen 122 adet evrak üzerinden her bir ihlal bakımından 24.304,00 Türk lirası olacak şekilde hesaplanmak suretiyle toplamda 2.965.088,00 Türk lirası olarak ayrı ayrı idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiş ise de;

Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin “Gerçek kişilerde kimlik tespiti” başlıklı 6. maddesinin, 30/10/2017 tarihli ve 2017/10938 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmeliğin 1. maddesiyle, bu bende “pasaport” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan ve özel kanunlarında resmi kimlik hükmünde olduğu açıkça belirtilen kimlik belgeleri” ibaresi eklenmek suretiyle “(1)(Değişik: 28/12/2009-2009/15720 K.) Gerçek kişilerin kimlik tespitinde; ilgilinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarası, adresi ve imza örneği, varsa telefon numarası, faks numarası, elektronik posta adresi, iş ve mesleğine ilişkin bilgiler ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır. (2) İlgilinin adı, soyadı, doğum (…)(1) tarihi, T.C. kimlik numarası ve kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgilerin doğruluğu; a) Türk uyruklular için T.C. nüfus cüzdanı, T.C. sürücü belgesi veya pasaport ile üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan ve özel kanunlarında resmi kimlik hükmünde olduğu açıkça belirtilen kimlik belgeleri, b) Türk uyruklu olmayanlar için pasaport, ikamet belgesi veya Bakanlıkça uygun görülen kimlik belgesi, üzerinden teyit edilir. Yetkililerce istenildiğinde sunulmak üzere teyide esas kimlik belgelerinin asıllarının veya noterce onaylanmış suretlerinin ibrazı sonrası okunabilir fotokopisi veya elektronik görüntüsü alınır yahut kimliğe ilişkin bilgiler kaydedilir.” şeklinde değiştirilmiş olmakla, ihlale konu 122 işlem hakkında kimlik tespiti yapılırken işlem yapılan gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının ve nüfus cüzdanı fotokopilerinin temin edildiği, anılan nüfus cüzdanlarının kabahat karşılığı idarî yaptırım kararının uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre, resmî kimlik statüsünde olmaları ve üzerlerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası da taşımaları nedeniyle anılan yönetmelikte yer alan düzenleme uyarınca öngörülen gerçek kişilerin kimlik bilgilerinin teyidine elverişli olduğu, ayrıca anılan belgeyi doğrular başkaca belgeye ihtiyaç duyulmayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine reddine karar verilmesinde,

2.Kabule göre de,

Dosyanın tetkikinde; kabahatliye, 2018 yılına ilişkin olarak tespit dilen 122 aykırılık için 5549 sayılı Kanun'un 3 ve 13/1. maddeleri uyarınca idarî para cezası uygulandığı görülmekle, 5549 sayılı Kanun'un kabahat tarihinde yürürlükte olan 13/5. maddesinde yer verilen "Maddenin ilk üç fıkrası kapsamında uygulanacak idari para cezasının toplam tutarı; her bir yükümlülük için, ihlalin yapıldığı yıl itibarıyla, ... bunlar dışında kalan yükümlüler için bir milyon Türk lirasını aşamaz. ..." şeklindeki düzenleme ile kabahatlilere uygulanacak idarî para cezasına üst sınır getirildiği, aynı Kanun'un 28. maddesi uyarınca kabahatin işlendiği kabul edilen 2018 yılı için bu üst sınırın 1.381.720,00 TL olarak uygulanması gerekeceği cihetle, kabahatliye 2.965.088,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310. maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. Delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konularda Kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse Daire kararlarıyla kabul edilmiştir. Bu itibarla delillerin takdiri ile kabahatin oluştuğuna dair Mahkemenin kabul ve takdirine yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde;

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı istemdeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden;

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/1946 D.İş ve 2021/1978 D.İş sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından uygulanan 14.12.2020 tarihli ve 1138 Karar Nolu idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezasının 1.381.720,00 TL olarak DÜZELTİLMESİNE, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog