5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARARIN
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin plastik ambalaj şirketi olup bu minvalde yurt içinde ve yurt dışında ihracat yaptığını, davalı borçlunun da müvekkiline hammadde satımı konusunda taahhüt ettiğini, müvekkilinin, davalı şirketten ham madde temini konusunda anlaştığını ve peşin olarak toplamda 764.000,00TL tutarında ödeme gerçekleştirdiğini, yapılan ödemelerin ...bank'a ait .... şubesi 06.11.2022 vadeli, ... numaralı 250.000,00TL meblağlı, ... Bankası'na ait ... şubesi 25.11.2022 vadeli, ... numaralı 57.000,00TL meblağlı, ... Bankası'na ait ... Şubesi 28.11.2022 vadeli, ... numaralı 260.000,00TL meblağlı çekler olduğunu, ayrıca davalı borçluya 197.000,00TL tutarında ödeme yapıldığını, sipariş verdiği hammaddeleri alamadığını, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde yatırılan ücretin iadesi konusunda da anlaşılamadığını, davalı borçlu şirketin, yapılan 764.000,00TL ödemeden yalnızca 100.000,00TL ödeme yapıldığını, geriye kalan 664.000,00TL'yi ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu şirkete takip başlatıldığını, davalı borçlu şirketin borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirterek İtirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı ... yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı tarafla aralarında bulunan herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, davacı tarafça ileri sürülen hususların soyut ve gerçek dışı olduğunu, borcun dayanağının tam olarak tespit edilmediğini, kabul anlamına gelmediğinden bahisle, davacının zararı meydana gelmişse zararına ilişkin maddi olguları ispatlayacak belgeleri dosyaya eklemesi ve oluşan zararına ilişkin alacak kalemlerini de tek tek tespit etmesi gerektiğini, eğer maddi bir zarar meydana gelmişse gelen zararla ilgili bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, aksi halde meydana gelen zararın büyüklüğü bilinememekle beraber neye göre alacağı belirlediği anlaşılamadığını, diğer taraftan alacak kalemlerine eklenen işletilmiş ve işletilecek faizi de kabul etmediklerini, alacaklı şirketi bugüne kadar hiçbir işlem yapmadan, hiçbir ihtar veya itiraz yolunu açacak bir girişim yapmadığından gecikme faizinin müsebbibinin de alacaklı şirket olduğunu, alacaklının kötü niyetli olarak hiçbir hukuki dayanağı olmadan afaki bir şekilde faiz uygulayarak icra takibi başlattığını, oluşan zararın boyutu dikkate alındığında talep edilen zarar miktarı TMK md. 2 dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin, arabulucu yoluna gidildiğinde makul bir rakam üzerinden anlaşmaya varmak istediğini, davalı tarafın davadan olağandışı ne kadar zarar talebinde bulunabilirim diyerek anlaşmaya varmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı ... yüklenmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla gönderme kararı vermiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... Sanayi Anonim Şirketi, borçlusunun .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 664.000,00TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 10/07/2024 tarihli raporunda özetle; ''Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacının ve davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının ticari defterlerine göre 24.02.2023 takip tarihi itibariyle 664.000,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, Davalının ticari defterlerinde, davacının takip ve dava konu alacak iddiasına dayanak ödemelerin tümünün kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemece davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 24.02.2023 takip tarihi itibari ile yasal faiz oranının %9 olduğu anlaşıldığından, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim'' kanaati olarak belirtmiştir. Dava,
İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacı tarafından peşin ödeme yapıldığı iddiası karşısında davalı tarafından eksik ürün gönderilip gönderilmediği davalının alacağının olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ve davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından yapılan davaya konu tüm ödemelerin davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde sadece davalının davacıya iade ettiği 100.000,00 TL'yi kaydetmediği, ancak davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 664.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 664.000,00-TL üzerinden devamına,
2.664.000,00-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 45.357,84-TL ilam harcından peşin alınan 8.019,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 37.338,38-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5.Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 138,00 TL posta masrafı, 179,90 TL başvuru harcı, 8.019,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.837,36-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 103.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024 Katip ... e imzalıdır Hakim ... e imzalıdır