Esas No
E. 2023/766
Karar No
K. 2025/160
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/766 Esas 2025/160 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/766
KARAR NO: 2025/160

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/11/2022

NUMARASI : 2020/642 Esas 2022/858 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/12/2020
KARAR TARİHİ: 26/02/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 05/03/2025

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptaline,% 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, rapordaki % 19,50 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 1.981.210,90TL asıl alacak, 34.547,47 TL işlemiş faiz alacağı, 1.727,37 TL BSMV olmak üzere toplam 2.017.485,74 TL alacağa itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan 1.981.210,90 TL'ye yıllık %19,50 oranında faiz yürütülmek ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 2.017.485,74 TL üzerinden İİK'nun 67. maddesi uyarınca %20 oranında hesaplanan 403.497,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilen kredilerin anapara tutarlarının hatalı hesaplandığını, icra takibinde talep edilen alacak kalemlerinin sözleşme hükümlerine, usul ve yasaya uygun olduğunu, hesap kat tarihine kadar işleyen dönem faizlerinin anaparaya dahil edilerek oluşacak yeni tutarın anapara kabul edileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan faiz tutarı ile talep edilen faiz tutarı arasında da oldukça ciddi fark bulunduğunu, dava konusu icra takibinde takibe esas alınan kredi anaparaları dikkate alınarak faiz tutarlarının hesaplandığını, bilirkişi raporunda faiz oranı ve temerrüt faizinin hatalı tespit edildiğini, icra takibinde talep edilen faiz oranının sözleşme hükümlerine, usul ve yasaya uygun olup bu faiz oranları esas alınarak hesaplanan faiz ve talep edilen faiz tutarlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, imzalanan 08/08/2018 ve 30/05/2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faiz oranının ne şekilde hesaplanacağının hükme bağlandığını, müvekkilinin TCMB’ye bildirdiği en yüksek faiz oranı %36 olup, hesap kat ihtarına konu kredilere bu oranın %30 fazlası olan %46,80 oranının esas alınması gerektiğini, %19,50 faiz oranı uygulanmak suretiyle hesap yapılmasının doğru olmadığını, kredi ekstre masrafları için talep edilen faiz oranları ve ihtarname masraflarının alınmasının sözleşmeye uygun bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra, davacı vekili sunduğu 18/02/2025 tarihli dilekçe ile açılan davayı HMK'nun 123. maddesi kapsamında geri aldıklarını bildirerek davalıların dosyaya sunduğu yazılı beyanları dikkate alınarak müvekkili aleyhine tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, bakiye harç ve gider avansının iade edilmesini talep etmiştir.

Davalı 03/02/2025 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile icra takibine itirazlarından feragat ettiklerini, davanın konusuz kaldığını, bankadan yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminat talepleri bulunmadığını bildirmiştir.

Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu Konya 6. İcra Müdürlüğünün 2020/5172 sayılı icra dosyasında davalı vekili Avukat ...'in davalı borçlunun borca itirazından vazgeçtiğini 01/02/2025 tarihinde e-imzalı yazılı dilekçesi ile icra müdürlüğüne bildirdiği görülmüştür.

Dava ve karar tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise, davalı vekili dava konusu Konya 6. İcra Müdürlüğünün 2020/5172 sayılı takip dosyasına itirazından vazgeçmiştir. Bu durumda davalı vekili icra takibine itirazından vazgeçtiğinden açılan itirazın iptali davası konusuz kalmıştır.

Hal böyle olunca, davacı vekili istinaf aşamasında HMK'nun 123. maddesi uyarınca davanın geri alındığını bildirmiş ise de, davalının davanın geri alınmasına açıkça muvafakat ettiğinin bildirilmediğinden HMK'nun 123. maddesi uyarınca davanın geri alınması talebi yönünde karar verilemeyeceği, davalı vekilinin istinaf aşamasında dava konusu icra takibine itirazından vazgeçtiği gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.2. 355. maddeleri uyarınca KABULÜNE,

2.Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/11/2022 tarih 2020/642 Esas 2022/858 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

4.Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının peşin alınan 24.458,02 TL harç ile icra dosyasında yatırılan 10.485,38 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 34.328,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

5.Tarafların talepleri gözetilerek taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,

6.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin taraflarca yapılmayan ve mahkemece hükmedilecek yargılama gideri olduğu gözetilerek davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

8.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2.Davacı vekilinin talebi de gözetilerek davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog