Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/158
Karar No
K. 2019/591
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/158
KARAR NO: 2019/591
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 14/02/2014
KARAR TARİHİ: 02/10/2019

Mahkememizde görülmekte olan TazminatTazminatTazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ...'in ... Bayan Kuaförü olup uzun yıllardır aktif bir şekilde faaliyet gösterdiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ile cihaz satın aldığını, cihazın ayıplı çıktığını, davalı şirketin yaklaşık 4 ay boyunca cihazın yenisini yollayacaklarını söyleyerek müvekkilini oyaladığını beyan ederek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması koşulu ile davalarının kabulünü, ayıplı çıkan malın iadesini, ayıplı malın satım bedeli olan 69.567.20 TL nin satım tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini müvekkilnin maruz kaldığı olay nedeniyle 5.000.000 TL manevi tazminatın faizi birlikte karşılanmasını yargılama giderlerinin karşı tarafa yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Sağlık Estetik Cihaz Medikal Temizlik İnşaat San ve Tic Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesiyle özetle; davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu İzmir Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, dava konusu cihazın ayıplı olduğu iddiasının gerçekliğinin olmadığını, cihazın çalışır vaziyette davacı tarafa teslim edildiğini, davacının kuaför olması nedeni ile T.C. Sağlık Bakanlığı'nca kullanılmasına izin verilmediğini, bu nedenle davacının haksız iddialarda bulunduğunu, açılan davanın reddi ile karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyanın İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/06/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile İzmir .... Tüketici Mahkemesine gönderildiği, İzmir ... Tüketici Mahkemesi'nin 04/12/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili mahkememizdeki beyanında her ne kadar davalının tacir olmadığına ilişkin kurumlardan yazı gelmiş ise de mahkememizin görevli olduğunu, davanın ticari işletme ile ilgili olduğunu beyan etmiş; davalı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığını, davacı taraf esnaf olsa dahi davaya mahkememizce bakılması gerektiğini beyan etmiştir.

Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.

Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.

Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası'nın 18/06/2019 tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, Yüksekova Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/06/2019 tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının basit usul vergi mükellefi olup 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre bu mükelleflerin defter tutmak zorunda olmaması nedeni ile mükellefin tuttuğu herhangi bir defterin olmadığını, vergi mükellefiyet kaydının halen faal olduğu, kazancını beyana tabi basit usulde gelir vergisi olarak beyan ettiği ve gelir vergisinden muaf olmadığı, Yüksekova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 12/06/2019 tarih ve ... sayılı cevabi yazısında davacının 28/12/2006 tarihinde ... oda sicil numarası ile kadın kuaförlüğü mesleğinde kayıtlı olduğu ve halen kaydının faal olduğu belirtildiğinden davacının tacir olmadığı, ticari işletme işletmediği anlaşılmıştır.

Dava, ayıplı mal satımından kaynaklı bedel iadesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; mesleki amaçla hareket eden gerçek kişi olan davacının, ticari amaçla hareket eden davalı şirketten aldığı dava konusu cihazı ticari faaliyet veya ticari işletmesinde kullanmak üzere almayıp, mesleki faaliyetleri sırasında kullanmak amacıyla satın aldığı dosya kapsamından anlaşıldığından, somut uyuşmazlıkta davacının tacir ya da tüketici olarak kabul edilemeyeceği gibi dava konusu cihazı ticari işletmesinde kullanmak üzere almadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davaya genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinin bakması gerektiği kanaatine varılmıştır. Somut olayda,

Mahkememizce Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, bu davanın çözümünde, genel mahkeme sıfatıyla görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı.02/10/2019 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog