Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/1145
Karar No
K. 2018/383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/1145
KARAR NO: 2018/383
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 06/10/2017
KARAR TARİHİ: 18/04/2018

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı aracın, 08/07/2017 tarihinde şirket çalışanı ... sevk ve idaresindeyken önündeki aracı sollamaya çalıştığı esnada araç kontrolünü kaybetmesi sonucunda sollama yaptığı... plakalı araca çarptığını ve her iki araçta da maddi hasar meydana geldiğini, davalı ... olan...

Sigorta A.Ş.nin müvekkili şirkete ait aracı... poliçe nolu kasko poliçesi ile koruma altına aldığını, müvekkil şirketin, araçtaki hasarlı parçaları orijinal parçalar ile değiştirmeyi istediğini, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi’ni... D.İş sayılı dosyası ile hasar tespiti davası açıldığını, yapılan incelemede, müvekkili şirketin aracındaki hasar tamir masraflarının orjinal parçalarla malzeme ve işçilik olarak tutarını 21.970,35-TL (KDV'siz tutar) olarak tespit ettiğini, davalı ... şirketine zararın ödenmesi için 12/09/2017 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan sebeplerden dolayı; davanın kabulü ile müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen 21.970,35-TL (KDV'siz tutar) tutarındaki zararın ve ilgili tespit davası için yapılan masraflar olan 707,60-TL’nin toplamda 22.677,95-TL’nin 14.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişki tüketici-satıcı ilişkisi olduğundan görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan,...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ve 13/06/2017-13/06/2018 vadeli Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasara ilişkin başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan araştırma neticesinde, davacı tarafından bağımsız eksper tarafından aracın görülmesinin engellendiği, aracın yaptırılarak kullanılmaya devam edildiğinin beyan edildiğinin görüldüğünü, araç hasarının incelenmesine dahi izin verilmemesi sebebiyle müvekkil şirket tarafından ödeme yapılamadığını, sigortalı davacının "Beyan Yükümlülüğü"ne aykırı davrandığını, bilirkişi tarafından yapılacak incelemede kazanın oluş şekli ile araçta oluşan hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle görevsizlik kararının verilmesini aksi halde davacının gerek poliçe tanziminden önce gerekse riziko sonrası TTKdan kaynaklanan beyan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, bağımsız eksperin aracı görerek hasar tespiti yapmasının engellenmesi sebebiyle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, sigorta poliçesi, trafik kayıtları getirtilmiştir.

Taraflar arasında, 08/07/2017 tarihinde...plakalı araç ile ...plaklı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı ... şirketinin davacı şirkete ait... plakalı aracı kasko poliçesi ile koruma altına aldığı ihtilafsız olmakla birlikte; mahkemenin görevli olup olmadığı, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı, araçta oluşan hasar ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacı şirketin talep konusu tutarda maddi hasarı davalı ... şirketinden talep şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.

Davalı tarafça öncelikle mahkemenin görevine itiraz edilmiş olmakla;

28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık,sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olaya bakıldığında; dava konusu trafik kazasına karışan,... plakalı aracın hususi ve davalı ... nezdinde 13/06/2017-13/06/2018 vadeli Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.Bu halde davacı şirket ile davalı ... arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanunun 3/1maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlıkta, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir.(Y.17. H.D. 2016/15058E.-2017/8761K.) Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.(Y.13. H.D.2015/5832E.-12981K, 2014/36793E.2015/5063K.)

Açıklanan nedenlerle uyuşmazlık konusu mahkememizin görevine girmediğinden, davalı aleyhine açılan davada; "görev " dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c , 115/1-2, 6502 sayılı Yasa"nın 1, 2, 3, 73, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve HMK"nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Tüketici Mahkemesi"ne gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı aleyhine açılan davada; "görev " dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c , 115/1-2, 6502 sayılı Yasa"nın 1, 2, 3, 73, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın Usulden Reddine, Kararın kesinleşmesi ve HMK"nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Tüketici Mahkemesi"ne gönderilmesine,

HMK'nın 323. ve 331/2. maddeleri gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine,

Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2018 Katip ... ¸e imza Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog