Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/626
Karar No
K. 2025/217
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/626 Esas
KARAR NO: 2025/217 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/10/2023
KARAR TARİHİ: 04/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirket görevlilerinin ... No'lu Hizmet noktasında bulunan ... adresinde bulunan dükkanın tesisatında 10.03.2023 tarihinde yaptıkları kontrolde önceden mevzuata uygun şekilde kesilmiş elektriği mühür sökerek ve ölçüm tesisata müdahale ederek kabloları sayaca takmak suretiyle yükümlülüklerini yerine getirmeden kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç bendine göre 10.03.2023 tarihli ...seri no'lu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden davacı ...Ltd. Şti. adına yönetmelik maddeleri gereğince 42.953,68 TL. kaçak elektrik faturası tahakkuku yapıldığını, yapılan tahakkukun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devam maddelerine göre ve EPDK tarifelerine uygun olarak yapıldığı, davalı taraf faturayı rızaen ödemediğinden ... 34. İcra Dairesi'nin...

E. Sayılı dosyası ile davalı ....

Ltd. Şti. ve şirket sorumlusu Vahdet Yakut adına icra takibi başlatıldığını, BAM 3. Hukuk Dairesi'nin ... E. ve... Sayılı Kararıyla kaçak kullanımdan kaynaklı kaçak elektrik faturasından şirket yetkilisininde sorumlu tutulduğunu, davalı borçlunun aynı tesisatta daha öncede kaçak elektrik kullandığından... seri no'lu tutanağın düzenlendiğini, tutanağın dava dilekçesi ekinde bulunduğunu, davalı borçlu tarafın borcu ödememek, davayı sürüncemede bırakmak için haksız ve hukuksuz bir şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibinin devamlılığının sağlanabilmesi için haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle :

Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde verilen belgelerin doğruyu yansıtmadığı gibi kaçak elektrik kullanımını kanıtlamadığını, bu nedenle kaçak kullanımı kabul etmediklerinden herhangi bir ödeme yapmadıklarını, davacı tarafın yaptığı tüm işlemlerin usulsüz olduğunu, davalı kaçak elektrik kullanmadığından yapılan tüm işlemlerin iptaline ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla fatura bedelinin icra takibine konu edilmesi üzerine borca ve ferilerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ...

34.İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı Takip Dosyası UYAP sureti, Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuk Dosyası, şirket kayıtlar, Tanık, Arabuluculuk Son Tutanağı, Yemin, Bilirkişi İncelemesi ve Sair Her Türlü Yasal Delil dosya arasına alınmıştır.

Dosyanın Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 22/06/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı şirket ve yönetici müdürü adına 31.01.2023 tarihli ve 10.03.2023 tarihli iki adet tutanak düzenlendiği, tutanaklarda tesisatta bulunan kayıtlı, sözleşmeli ancak ödenmemiş borç nedeniyle elektrik bağlantısı şebekeden ayrılmış sayacı yükümlülükler (borç ödenmeden) yerine getirilmeden tekrar şebekeye bağlamak suretiyle elektrik kullanılmaya devam edildiği, bu durumda dosyaya konu olan 10.03.2023 tarihli tutanak için yönetmeliğe uygun şekilde fiziki kesilme işlemi yapılıp yapılmadığına bakmak gerektiği, dosyada bulunan 30.01.2023 tarihli Elektrik Kesme ve Mühürleme Belgesine göre, ... kWh endeks sayılı sayacın üç faz çıkış (işletme içine giren) kabloları bağlantı klemenslerinden sökülerek klemens kutusu içinde bırakıldığı, sayaç giriş kabloları ise enerjili olduğundan ellenmediği, fiziki müdahalenin olup olmadığını anlamak içinde klemens kutusu tekrar mühürlendiği, 31.01.2023 tarihli tutanakta sayaçta olması gereken mühür tespit edilemediği gibi sayaç endeksinin de 308702 kWh'e ilerlediği tespit edildiği, bu durumda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç bendinde belirtildiği şekilde önceden mevzuata uygun şekilde kesilmiş elektriği mühür sökerek ve ölçüm tesisata müdahale ederek kabloları sayaca takmak suretiyle yükümlülükleri yerine getirmeden kaçak elektrik kullandığı, detayları rapor içinde verildiği şekliyle, sayaca ve ölçüm tesisatına müdahale olmadığından kaçak kullanım süresi olan 31.01.2023-10.03.2023 tarihleri arası sayaç işletmedeki tüm tüketimi kaydettiği, hesaplanan fatura bedelinin icra takibine konulduğu, 24.03.2023 son ödeme tarihli 42.953,68 TL toplam bedelli elektrik faturaları için GZ ve KDV hesabının 24/03/2023-03/04/2023 tarihleri arası 19 gün x (% 2,5) / 3000 gün = 0,015833 Gecikme zammı - 42.953,68 TL. x 0,015833 - 680,10TL. KDV (%18) - 0,18 x 680,10 TL. = 122,42 TL. toplam 43.756,20 TL olduğu, davalı tarafın sayacı yükümlülüklerini yerine getirmeden izinsiz açmasından kaynaklı elektrik kullanımından dolayı davacı tarafa takip tarihi itibariyle 43.756,20 TL. borcu olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebinde haklı olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;

Her ne kadar davalı taraf, davacı kurum tarafından hakkında yapılan icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş ise de; dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile, davalı şirket ve yönetici müdürü adına 31.01.2023 tarihli ve 10.03.2023 tarihli iki adet tutanak düzenlendiği, tutanaklarda tesisatta bulunan kayıtlı, sözleşmeli ancak ödenmemiş borç nedeniyle elektrik bağlantısı şebekeden ayrılmış sayacı yükümlülükler (borç ödenmeden) yerine getirilmeden tekrar şebekeye bağlamak suretiyle elektrik kullanılmaya devam edildiği, bu durumda dosyaya konu olan 10.03.2023 tarihli tutanak için yönetmeliğe uygun şekilde fiziki kesilme işlemi yapılıp yapılmadığına bakmak gerektiği, dosyada bulunan 30.01.2023 tarihli Elektrik Kesme ve Mühürleme Belgesine göre, 304491 kWh endeks sayılı sayacın üç faz çıkış (işletme içine giren) kabloları bağlantı klemenslerinden sökülerek klemens kutusu içinde bırakıldığı, sayaç giriş kabloları ise enerjili olduğundan ellenmediği, fiziki müdahalenin olup olmadığını anlamak içinde klemens kutusu tekrar mühürlendiği, 31.01.2023 tarihli tutanakta sayaçta olması gereken mühür tespit edilemediği gibi sayaç endeksinin de 308702 kWh'e ilerlediği tespit edildiği, bu durumda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç bendinde belirtildiği şekilde önceden mevzuata uygun şekilde kesilmiş elektriği mühür sökerek ve ölçüm tesisata müdahale ederek kabloları sayaca takmak suretiyle yükümlülükleri yerine getirmeden kaçak elektrik kullandığı, detayları rapor içinde verildiği şekliyle, sayaca ve ölçüm tesisatına müdahale olmadığından kaçak kullanım süresi olan 31.01.2023-10.03.2023 tarihleri arası sayaç işletmedeki tüm tüketimi kaydettiği, hesaplanan fatura bedelinin icra takibine konulduğu, 24.03.2023 son ödeme tarihli 42.953,68 TL toplam bedelli elektrik faturaları için GZ ve KDV hesabının 24/03/2023-03/04/2023 tarihleri arası 19 gün x (% 2,5) / 3000 gün = 0,015833 Gecikme zammı - 42.953,68 TL. x 0,015833 - 680,10TL. KDV (%18) - 0,18 x 680,10 TL. = 122,42 TL. toplam 43.756,20 TL olduğu, davalı tarafın sayacı yükümlülüklerini yerine getirmeden izinsiz açmasından kaynaklı elektrik kullanımından dolayı davacı tarafa takip tarihi itibariyle 43.756,20 TL. borcu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalıların ...

34.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin aynen devamına,

İcra inkar tazminatı talebi yönünden;

İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.

Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.

Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."

Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir.

Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE,

-Davalıların ... 34. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacak olan 42.953,68 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.988,99-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 528,47-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.460,52-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan; 528,47-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 453,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.482,22TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,

5.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine adına gelir kaydına,

6.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde,

HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin,

HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 04/03/2025

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog