Esas No
E. 2025/111
Karar No
K. 2025/393
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/111 Esas

KARAR NO: 2025/393

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/11/2024

NUMARASI: 2024/647 E.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kıymetli gayrimenkul mal varlıkları davalınında içinde bulunduğu dokuz kişi tarafından hile ile mal varlığı ele geçirildiğini, Şüpheliler içerisinde müvekkilinin avukatının da olduğu 2022 senesinin sonuna kadar sürekli oyalanarak gerçeği öğrenmesinin engellendiği, müvekkilinin durumu anladığında 16.02.2023 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile davalı ve diğer şüpheliler hakkında sahtecilik ve nitelikli, dolandırıcılıktan soruşturmasının yapıldığını, cezalandırılmalarının talep edildiğini, Savcılık dilekçesinde sekiz madde halinde icra dosya numaraları verilerek bu dosyalardaki senetler üzerinde müvekkiline ait olup olmadığı yönünde yazı rakam ve imza incelemesi yapılması tarafından istendiğini, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müvekkilinin imza yazı rakam örnekleri alındığını ancak kaybedildiğini, Bunun üzerine ikinci kez Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar imza rakam ve yazı örneklerinin aldığını, ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca icra dosyalarından getirtilen aralarında işbu davanın konusu olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasının dayanağı olan 25.02.2014 düzenleme tarihli 03.06.2014 ödeme tarihli senette bilirkişiye gönderildiğini, 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye giden bu davanın konusu olan ... bankaya ait senette dahil tamamı sahte çıktığını, senetler üzerindeki yazı, rakam ve imzalarının tamamının müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edilmediğini, Davalı ... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri şikayet dilekçesinde şüpheliler arasında olduğunu, hile ile müvekkilinin mal varlığını elinden alan organize şekilde hareket eden ekibin başı aynı zamanda müvekkilinin avukatı olan Av. ...'ın kardeşi olduğunu, Müvekkilinin yazı ve imzası taklit edilerek oluşturulan sahte senetler ile başlatılan icra takibindeki alacağı ... bankadan temlik alan davalı icra dosyasındaki yıllardır alacaklı konumundaki kişi olduğunu, Müvekkilinin kıymetli mal varlıklarını ele geçiren şüphelilerin bununla da yetinmeyip müvekkilinin imzalarını taklit ederek senetler düzenlediğini, müvekkilini borçlandırdıklarını müvekkilinin elinde kalan son iki mal varlığının da üstüne haciz konulduğunu, hayatını idame ettirdiği kira gelirinin üzerine işbu dava konusu icra takibi üzerinden hacizler koyarak kiraları da uzun zamandır sahte senetle bilerek tahsil ettiklerini, . İşbu nenelerle hak arama özgürlüğünün elinden alınmaması için yargılama harç ve masraflarından muaf tutulması için adli yardımdan yararlanmasını talep etmekteyiz. Arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle, öncelikle davaya konu olan sahteliği anlaşılan senet nedeniyle İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması için icra takibinin nihai karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasını ve senet üzerindeki yazı, rakam ve imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğinden sahte senet nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 21/11/2024 tarihli ara karar ile; "Mahkememizce yapılan incelemede,

İİK 72/3 maddesi gereği İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ve imza inkarına dayalı itirazın icra hukuk mahkemesine yapılıp icra hukuk mahkemesince takibin durdurulması talebinin değerlendirilmesi gerektiğinden, takibin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle,

Davacı vekilinin, davadan önce başlatılan icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3. Maddesi nazara alınarak reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ... ve avukatı ... tarafından hile ile sahte senetlerle icra takipleri yapılarak mal varlığının elinden alındığını, sahte senetlere dayalı bu icra takipleri hala devam ettiğinden ortada temadi eden bir suç bulunduğunu, müvekkilinin elinden hile ile alınan gayrimenkuller için tapu iptal davalarının devam etmekte olduğunu, hazırladıkları sahte senetlerden müvekkilinin 2023 yılının 1.ayında vakıf olmuş olup sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet ettiğini ve soruşturmanın devam etmekte olduğunu, müvekkilinin elinde kalan tek gayrimenkulünün hem tapusuna sonra da buradan gelen kiranın üzerine haciz konulduğunu, amaçlarının müvekkilinin kendilerine karşı dava açabilme kabiliyetini ortadan kaldırmak olduğunu, geçimi idame ettirecek başka kaynağının da kalmadığını, şikayetleri üzerine soruşturmada, senetlerdeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza, yazı ve rakamların sahte çıkması sonucunda haklı olduklarının ortaya çıktığını, ancak 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tedbir kararı taleplerini reddetmesinin müvekkilini cezalandırıcı nitelikte olduğunu, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan menfi tespit davasının da konusunu oluşturan 25/02/2014 düzenleme tarihli 03/06/2014 ödeme tarihli ... Süt ürünleri adına düzenlenmiş 1.800.000 TL bedelli senedin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporuyla senet üzerindeki yazı, rakam ve imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, bu senette müvekkilinin kefil olarak gösterildiğini, bilirkişi raporuyla alınan bu raporla sahtelik iddialarını İİK 72/3 kapsamında değerlendirerek tedbir taleplerini reddettiğini, mahkemenin verdiği ret kararında imza inkarına dayalı itirazın icra hukuk mahkemesine yapılması gerektiği gerekçesine dayanmışsa da hukuki nitelendirme hatasına düştüğünü, menfi tespit davası açma haklarının her zaman olduğunu, burada İİK m.72 değil senedin sahte olması nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile dava sonuna kadar teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, mahkemenin talebi yanlış değerlendirerek reddettiğini, mahkemenin sahtelik suçunu görmezden geldiğini, yazı, rakam ve imzanın sahteliğine ilişkin itirazın incelenme şekli İİK' da düzenlenmediğinden böyle bir yorum yaparak bu iddianın incelenme yeri olarak icra mahkemesini ve incelenme yöntemini de İİK göre belirlemenin Anayasa'ya, İİK'ye ve İçtihadı Birleştirme Kararlarına aykırı oolduğunu, sahtecilik iddialarının imza inkarı dışında da bir nedene dayandığından İİK'de bu konuda özel bir düzenleme olmadığından HMK 209.maddesi uygulanıp icra takibinin durdurulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine konu bonodaki imza ve yazı örneklerinin kendisine ait olmadığı gerekçesi ile açılan mengi tespit davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kıymetli gayrimenkul mal varlıkları davalınında içinde bulunduğu dokuz kişi tarafından hile ile mal varlığının ele geçirildiğini, Şüpheliler içerisinde müvekkilinin avukatının da olduğu 2022 senesinin sonuna kadar sürekli oyalanarak gerçeği öğrenmesinin engellendiği, müvekkilinin durumu anladığında 16.02.2023 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile davalı ve diğer şüpheliler hakkında sahtecilik ve nitelikli, dolandırıcılıktan soruşturmasının yapıldığını, cezalandırılmalarının talep edildiğini, Savcılık dilekçesinde sekiz madde halinde icra dosya numaraları verilerek bu dosyalardaki senetler üzerinde müvekkiline ait olup olmadığı yönünde yazı rakam ve imza incelemesi yapılması tarafından istendiğini, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müvekkilinin imza yazı rakam örnekleri alındığını ancak kaybedildiğini, Bunun üzerine ikinci kez Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar imza rakam ve yazı örneklerinin aldığını, ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca icra dosyalarından getirtilen aralarında işbu davanın konusu olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasının dayanağı olan 25.02.2014 düzenleme tarihli 03.06.2014 ödeme tarihli senette bilirkişiye gönderildiğini, 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye giden bu davanın konusu olan ... bankaya ait senette dahil tamamı sahte çıktığını, senetler üzerindeki yazı, rakam ve imzalarının tamamının müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edilmediğini, Davalı ... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri şikayet dilekçesinde şüpheliler arasında olduğunu, hile ile müvekkilinin mal varlığını elinden alan organize şekilde hareket eden ekibin başı aynı zamanda müvekkilinin avukatı olan Av. ...'ın kardeşi olduğunu, Müvekkilinin yazı ve imzası taklit edilerek oluşturulan sahte senetler ile başlatılan icra takibindeki alacağı ... bankadan temlik alan davalı icra dosyasındaki yıllardır alacaklı konumundaki kişi olduğunu, Müvekkilinin kıymetli mal varlıklarını ele geçiren şüphelilerin bununla da yetinmeyip müvekkilinin imzalarını taklit ederek senetler düzenlediğini, müvekkilini borçlandırdıklarını müvekkilinin elinde kalan son iki mal varlığının da üstüne haciz konulduğunu, hayatını idame ettirdiği kira gelirinin üzerine işbu dava konusu icra takibi üzerinden hacizler koyarak kiraları da uzun zamandır sahte senetle bilerek tahsil ettiklerini, . İşbu nenelerle hak arama özgürlüğünün elinden alınmaması için yargılama harç ve masraflarından muaf tutulması için adli yardımdan yararlanmasını talep etmekteyiz. Arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle, öncelikle davaya konu olan sahteliği anlaşılan senet nedeniyle İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması için icra takibinin nihai karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasını ve senet üzerindeki yazı, rakam ve imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğinden sahte senet nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkeme istinafa konu 21/11/2024 tarihli ara karar ile; " İİK 72/3 maddesi gereği İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ve imza inkarına dayalı itirazın icra hukuk mahkemesine yapılıp icra hukuk mahkemesince takibin durdurulması talebinin değerlendirilmesi gerektiğinden" gerekçesi ile takibin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İcra takibine konu bononunda içinde bulunduğu birden fazla bono hakkında İstanbul C. Başsavcılığı'nın 2023/42596 Esas sayılı dosyada alınan 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, İnceleme konusu 25/02/2014 düzenleme tarihli, 03/06/2014 ödeme tarihli, ... Süt Ürünleri adına düzenlenmiş, 1.800.000 TL bedelli senet üzerinde yer alan imza ve yazılar ile müşteki ...’A ait istiktab tutanaklarında bulunan imza ve yazılar arasında; tersim biçimi, işleklik, hız, istif, eğim, yön, boyut, alışkanlıklar ve diğer tanı unsurları bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza ve yazıların müşteki ...’IN eli ürünü olmadığı, belirtilmiştir. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı icra takibinin 30/06/2014 tarihinde başlatıldığı davanın icra takip tarihinden sonra 06/11/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır. 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir. İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. HMK 209/2 maddeye göre resmi senetlerdeki yazı veya imza inkar edildiğinde senetteki yazı veya imzanın sahteliği ancak mahkeme kararı ile sabit olursa bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilemez ise de sahtecilik iddiasının bulunduğu İcra takibine konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden yaklaşık ispat gerçekleşmiş olduğundan mahkemece ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2024 tarih, 2024/647 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog