11. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 24/02/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin kimliğini 18/03/2016 tarihinde kaybettiğini, haksız şekilde bu kimliği ele geçiren 3. bir kişinin davalı bankadan kredi kullandığını, davalı bankanın bu kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerine müvekkili hakkında Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile 4. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyaları üzerinden takibe giriştiğini, bu takipler sebebi ile müvekkilinin haciz işlemine muhatap kaldığını, müvekkilinin Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde takiplere karşı menfi tespit davası açtığını, davalı bankanın ise bilahare takiplerden sahte evrak ile kredi çekildiğini kabul ederek feragat ettiğini beyanla, bankanın bu haksız eylemi sebebi ile müvekkilinin uğradığı maddi tazminat için 50.000,00-TL, manevi tazminat için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili bankanın davacı hakkında takibe giriştikten sonra dayanağı kredi sözleşmesinin sahte olarak düzenlendiğini ve kredi kartının da bu sahtelik üzerine kullanıldığının anlaşılması üzerine dava konusu takiplerden 17/03/2017 tarihinde feragat edildiğini, ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçmesi karşısında davanın zaman aşımına uğradığını, davacının hakkındaki takiplere takip kesinleşmeden itiraz etmiş olması sebebi ile herhangi bir zarara uğramadığını, salt ödeme emri gönderilmesinin davacının ticari itibarını zedelemeyeceğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin zenginleşme amacı taşıdığını, kaldı ki davacının kimliğinin kaybolması ile ilgili herhangi bir resmi müracaatının da olmadığını, kimliği ele geçiren 3. kişinin e-devlet sistemi üzerinden şifre almasını engelleyici bir tavra girmediğini, takipten önce davacıya gönderilen ihtarnamelerin kendisine tebliğine rağmen yasal sürede ihtarnamelere itirazda bulunmadığını, davacıya yalnızca ihtarname ve ödeme emri gönderilmesinden ibaret eylemden dolayı talep edilen zararın haksız olduğunu, zenginleşme amacı taşıdığını mevduata uygulanan en yüksek faizin talep edilmesinin de haklı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Davacı her ne kadar davalı bankanın haksız takibi sebebi ile kredi kartı limitinin 12.000,00-TL den 2.700,00-TL ye düşürüldüğü, adının da borcunu ödeyemeyenler listesine geçirildiği iddiası ile maddi zarara uğradığını iddia etmekte ise de tacir olmadığı anlaşılan davacının bu sebeple fiilen ne kadar zarara uğradığını ispatlamamış olması, davalının, davacı tarafından bu hususun dava dilekçesinde yargılama konusu edilmeyen bir husus olduğunu belirterek iddianın genişletilmesi savunmasında bulunması karşısında davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının hakkında takibe geçilmesi, borçlu listesine adının yazılması onun manevi olarak kişilik haklarının zarara uğraması için yeterlidir. Ancak davacı da hesap kat ihtarlarına itiraz etmemiştir en azından bu yönde bir iddiası yoktur. Yine kimliğinin kaybına ilişkin bir resmi müracaat veya gazete ilanı yaptırdığı iddiasında da değildir. Manevi tazminatın zengin- leştirici olmaması kaydıyla zarara uğrayanın zararının bir nebze olsun giderilmesin sağlayıcı, kendisinde bir huzur duygusu tesis edici nitelikte olması gerekli olup olayın özelliklerine bakılarak belirlenmesi gerekir. Yukarıda belirtilen gerekçe ile davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin maddi zararı mevcutken maddi tazminat talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, davalının haksız takipleri nedeniyle zararı uğradığını, kişilik haklarının zarara uğradığını, davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, davalının zamanaşımı def'inin dayanaksız olduğunu, müvekkilinin zararı ispatlanmasına rağmen cüzzi manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, salt davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal etmesinden dolayı müvekkilinin 2016 yılından beri Manisa CBS... Sor. ve İzmir CBS ... Sor. sayılı dosyalarında, Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. ve...K. sayılı dosyası ve Antalya 2. Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ...K. dosyası ile hukuk mücadelesi verdiğini, anılan dosyaların takibi için harcanan binlerce liranın getirdiği maddi külfet bir yana, manevi anlamda yaşadığı külfetin karşılığı 6.000,00-TL olmayıp anılan tazminat tutarının yetersiz olduğunu beyan ederek, açıklanan sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü ile Antalya 2. Ticaret Mahkemesi'nin... E. ve... K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin davacının iddiasına yönelik tespitinin hatalı olduğunu, davacı tarafın kararda yer verilen bankalarca kara listeye alındığına yönelik iddiayı dava dilekçesinde değil, iddianın genişletilmesi yasağına aykırı biçimde duruşma sırasında ileri sürdüğünü, davacı tarafın iddiasının ticari itibarının zedelendiğine yönelik olduğunu, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davanın kişilik haklarının zarara uğraması için hakkında takip başlatılmış olmasının yeterli olduğu tespitinin hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece zararın oluşmasında davacının kendi kusurlu davranışlarının da bulunduğunun ifade edildiğini, ancak bu sebeple tazminatın ortadan kaldırılması ya da indirim uygulanması gerekirken hiçbir indirim uygulanmaksızın doğrudan tazminata hükmedildiğini, manevi tazminata hükmedilmesindeki amacın kişisel haklara yapılan saldırının tatmininin sağlanması olup takdir edilen 6.000,00-TL tazminat miktarının zararın karşılanması amacını aştığını, haksız zenginleşme amacı taşıdığını beyan ederek istinaf başvurularının kabulü ile Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle iki yıllık zamanaşımı süresinde açılmamış olması nedeniyle usul yönünden reddine, haksız ve dayanaksız olarak açılmış bulunan davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, haksız takipten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1.Davacı yanın istinaf isteminin incelenmesinde;
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı bankanın haksız takibi sebebi ile davacı yanın kredi kartı limitinin düşürülmesi, kredi kartı verilirken teminat alınması ve adının da borcunu ödeyemeyenler listesine geçirildiği iddiası ile maddi zarara uğradığını iddia etmekte ise de; davacının tacir olmadığı gibi bu sebeple fiilen ne kadar zarara uğradığının da ispatlanamamış olmasına, davacı ayrıca maddi zarar olarak 2016 yılından beri Manisa CBS ... Sor. ve İzmir CBS ...Sor. sayılı dosyalarında, Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ni... E. ve ... K. sayılı dosyası ve Antalya 2. Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ...K. dosyaları ile hukuk mücadelesi verdiğinden bahisle anılan dosyaların takibi için harcanan binlerce liranın getirdiği maddi külfetin de maddi zarar olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini iddia etmişse de; bahse konu dosyalara ilişkin yargılama giderlerinin ilgili dosya kapsamında değerlendirilmesi gerekmesine, kaldı ki davacı tarafından ileri sürülen bu hususların dava dilekçesinde yargılama konusu edilmediği belirtilerek davalı yanca iddianın genişletilmesine muvafakat edilmemesine, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına,
HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın aşağıdaki bent haricinde usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı yanın istinaf isteminin incelenmesinde;
Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; dava dışı şahsın davacının kimliğini kullanarak kredi çektiği ve bu şekildeki eyleminin davacıya karşı işlenmiş banka ve diğer kamu kurumlarını aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, failin bulunamamış olması nedeniyle kamu davasının açılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla dava tarihi itibari ile 6098 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca davacıya karşı gerçekleştirilen eylemin suç teşkil etmesi nedeniyle ceza zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulduğunda, davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki davalı istinafı yerinde değildir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, bedensel zarar ve ölüme neden olma durumlarından birisi ile kişilik haklarının zedelenmesidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/3213 Esas ve 2020/940 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda; davalı tarafından başlatılan ilamsız icra talebinde, ödeme emrine vaki itiraz nedeniyle takibin durmasına karar verildiği, davacının takibe itirazı üzerine davalı bankanın İcra Müdürlüğüne müracaatı ile icra takiplerinden feragat edildiği, haciz ya da muhafaza işlemlerinin yapılmamış olması ve davacının itirazı üzere hatalı işlemlerin derhal geri alınması dikkate alındığında manevi zararın oluştuğundan söz edilemez. Açıklanan nedenlerle mahkemece manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı vekili bu hususa ilişkin istinaf isteminde haklıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir.
Sonuç olarak davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Yukarıda ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
3.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2021 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 579,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2021 tarih ve...Esas - ... Karar sayılı,... - ....Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkerelerinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
g-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,
3.İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 102,46 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 80,60 TL posta masrafı, 16,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 259,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-Davacının istinaf başvurusu yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, d-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
e-Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin 05/11/2021 tarih, ... Esas nolu mehil belgesine sunulan 14.324,42 TL nakdi teminatın talebi halinde İcra Müdürlüğünce davalıya İADESİNE,
4.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/02/2025 ...