5. Hukuk Dairesi
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1855 - 2025/488
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhinde Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/163568 Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu edilen senedin teminat senedi olduğundan davanın kabulü ile, davalı tarafın müvekkilinden mevcut ve geçerli bir alacak hakkının bulunmadığının ve sözleşme gereği müvekkilinin edimini yerine getirmiş olması sebebi ile davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, neticeten Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/163568 Esas sayılı dosyasındaki haksız icra takibinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun sebepten mücerret olması nedeniyle ispat yükünün davacıda bulunduğu, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmediği, ayıplı imalattan kaynaklı olarak imal edilen direğin devrildiğinden davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kabulü ile, Davacının Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/163568 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın söz konusu kambiyo yolu ile takibe 5 günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, dolayısı ile davacının "icra takibine konu edilen senet teminat senedi vasfındadır" iddiasının dinlenemeyeceği, dava konusu takip kambiyo takibi olup süresinde itiraz edilmeyerek kambiyo vasfının kesinleştiği, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereği, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığı, senedin temel borç ilişkisinden soyutlandığı, menfi tespit davasında ispat yükü davalıya ait olsa da alacağın varlığını iddia ettiği hukuksal ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, başka nedenle sona erdiğini ve dava ve takip edilemeyeceğini ileri sürüyorsa ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, temel borç ilişkisinin incelenmesine gerek bulunmasa da yerel mahkemece incelenmesine karar verildiği, buna rağmen yetersiz inceleme sonucu hatalı karar verildiğini beyanla; açıklanan ve resen değerlendirilecek sebeplerle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, aksi kanatte olunur ise, eksik incelemelerin tamamlanması suretiyle yeniden karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun, somut olayla ve taraflar arasındaki hukuki ilişki ile örtüşmeyen sebeplerle yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine, usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6102 sayılı TTK,
3.Değerlendirme Dava, eser sözleşmesinin ifa edilmesi ve takibe konu bononun teminat senedi olmasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı, takip ve dava konusu senedin teminat senedi olduğu, bononun dayanağı olan eser sözleşmesi edimlerinin yerine getirildiği iddiasına dayanmış, davalı eser sözleşmesi uyarınca davacının edimlerini eksiksiz tamamlamadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Bu durumda ispat külfeti davacıda olup dava konusu senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispatlamalıdır. 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesi uyarınca bonolar kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, bunun aksine bononun teminat bonosu olduğunun yazılı bir şekilde ispatı gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/3950 Esas, 2020/656 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.)
Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/163568 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen bononun, 27/05/2019 tarihinde düzenlendiği, bononun bedelinin 375.000,00 TL, vadesinin 31/12/2019, keşidecisinin davacı, lehtarın davalı olduğu, bononun arka yüzünde "1 nolu sözleşmeye istinadendir. Ciro edilemez." ibaresinin yazıldığı, taraflar arasında imzalanan 27/05/2019 tarihli sözleşme ile temel karakteristik özellikleri detaylı şekilde yapılan "..." isimli gemi/yat/yüzer aracın yelken direği ve ekipmanları, hidrolik kıç ırgatı, yelken sarma sistemleri ve hidrolik paserallarının tam ve eksiksiz olarak inşasının davacı tarafından üstlenildiği, davalının ise sözleşme bedeli olan 650.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin son sayfasındaki hükümlerine göre yüklenici davacının peşinat bedeli kadar 31/12/2019 vadeli teminat senedi düzenleyerek davalı iş sahibine teslim etmeyi kabul ettiği görülmüştür.
TTK'nın 689, 690, 778. maddelerine göre yetkili hamilin rehin (teminat) cirosu ile bir bononun veya poliçenin hamili olan kişi, kendi cirantası dışındaki senet borçlularına karşı, kendi adına, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilir. Fakat bir bonon veya poliçeyi rehin (teminat) cirosu ile elinde bulunduran hamil, kendi cirantasına karşı kambiyo senetlerine mahsus takip yapamaz. (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2013, syf. 765)
Taraflarca imzalanan 27/05/2019 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davacının "..." isimli gemi/yat/yüzer aracın yelken direği ve ekipmanları, hidrolik kıç ırgatı, yelken sarma sistemleri ve hidrolik paserallarının tam ve eksiksiz olarak inşasını üstlendiği, sözleşme bedelinin 650.000,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin son sayfasındaki hükümlere göre yüklenici davacının peşinat bedeli kadar 31/12/2019 vadeli teminat senedi düzenleyerek davalı iş sahibine teslim etmeyi kabul ettiği, sözleşmeye göre peşinatın 250.000,00 TL nakit ve 75.000,00 TL çek olarak verileceği, ve toplam peşinat tutarının takip konusu teminat senedinde yazılı 325.000,00 TL'ye tekabül ettiği, bononun arka yüzünde yazan "1 nolu sözleşmeye istinadendir. Ciro edilemez." ibaresi ile sözlşme hükümlerinin değerlendirilmesinde bononun teminat senedi olduğu açıktır. Teminat senedi sözleşmeden bağımsız olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilemeyecek olup, dava konusu olan Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/163568 Esas sayılı takip dosyasının dayanağının yalnızca teminat senedi ve ihtiyati haciz kararı olduğu olduğundan teminat bonosunun sözleşmeden bağımsız şekilde kambiyo takibine konu edilemeyecektir. Dava menfi tespit davası olarak açılmış olup, davacının talebi takibe yönelik usuli itirazlarla sınırlı olmadığından ve bonodan kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespiti de istendiğinden ayrıca esastan yapılan inceleme ve Yargıtay 15. HD.nin 2016/3587 E., 2017/2569 K. ve 15.06.2017 t.li ilamı gözetildiğinde davalının işin eksik bırakıldığı, kendileri veya üçüncü kişiler tarafından işin tamamlandığı hususlarında dosyaya yazılı delil sunmadığı, bilirkişi raporunda da ilgili hususlarda belge bulunmadığının tespit edildiğinden davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği belirlenmiş olmakla karşılıksız kalan teminat senedine konu takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine dair Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamış, davalının bu yöne değinen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/07/2024 tarih, 2022/89 E - 2024/365 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 33.625,62 TL harçtan, peşin yatırılan 7.979,00 TL istinaf nispi karar harcının ve 427,60 TL istinaf maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 25.219,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca 21/03/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)