17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1582 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:04/12/2019
NUMARASI:2018/999 Esas, 2019/1301 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı müflis şirket ile müvekkili banka arasındaki genel kredi sözleşmeleri kapsamında müflis şirkete kredi kullandırıldığını, adı geçen şirketin akdi taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine Beşiktaş 11. Noterliği'nin 26/02/2016 tarih ve...yevmiyesi ile hesabın kat edilerek borcun ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 E. Sayılı dosyasından verilen 25/02/2016 tarihli tedbir kararı nedeni ile müflis şirket hakkında icra takibi başlatılamadığını, iflas tarihi olan 18.04.2018 itibariyle müvekkili bankanın ihtilafsız 104.383.024,63 TL alacağının bulunduğunu, müvekkil banka alacağının iflas masasına kaydı için 23.07.2018 tarihinde yaptıkları başvurunun İflas Müdürlüğü'nün 13.08.208 tarihli kararı ile reddedildiğini belirterek İstanbul ... İflas sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelin iptali ile banka alacağının masaya kayıt ve kabulüne ve müvekkili bankanın 2. alacaklılar toplantısına katılmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın dayanağı sözleşmelerin kendilerine tebliğ edilmediğini, sözleşme tarihlerinin, miktarlarının ve taraflarının bilinmediğini, davacının alacağını geçerli bir icra takibine de konu etmediğini, bu nedenlerle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca hesap kat ihtarının tebliğ edilip edilmediği ile müflis şirketin bu ihtara cevap verip vermediği bilinmediğinden müflis şirketin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle temerrüt faizinin talep edilemeyeceğini, dolayısıyla dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde belirlenen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihlerine muttali olamasalar da kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı bankanın müflis şirketten alacaklı olması halinde TBK.
120.maddesi hükmü gereğince faiz oranının belirlenmesi gerektiğini, TBK.
25.maddesi gereğince genel işlem koşulu şartı taşıyan sözleşmelerde borçlunun durumuunu ağırlaştırıcı hükümlerin konulamayacağını, TBK.
28.maddesi gereğince edimler arasındaki orantısızlığın giderilmesi gerektiğini, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacının süresinde dava açtığı, bilirkişinin 04/10/2019 tarihli raporunda, davacı şirket ile müflis arasında 68.382.203,59 TL matrah üzerinden borç tamaman ödeninceye kadar yıllık %50,00 oranında temerrüt faizi ve faizin gider vergisinin talep edilebileceği, davacı bankasın müflis şirket lehine düzenlenen çek yaprakları için gayrinakdi riskinin sona erdiği, bankanın müflis şirketin iflas tarihi itibariyle (18/04/2018) keşide tarihli çekler sebebiyle kanuni garanti miktarından sorumlu olduğu, söz konusu çeklerden dolayı riskin, en geç 19/07/2018 tarihinde sıfırlandığı, bankanın çek gayrinakdi riski taşıdığı gerekçesiyle masaya alacak kaydı talebinde bulunmasının yerinde olmayacağı, davacı bankanın iflas tarihi itibariyle (18/04/2018) müflis şirketten alacağının 112.693.009 TL bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporundaki teknik hesaplamalarının usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bankacı bilirkişinin, dosyayı itirazın iptali davası gibi ele alarak bankanın takip talebindeki alacağını ve iflas tarihi itibariyle olan alacağını ayrı ayrı hesapladığı, bunları kıyaslayarak taleple bağlı kalmak adına, talebi aşan kısımları yok sayarak toplamda 102.922.935 TL alacağa ulaştığı, davacı bankanın iflas tarihi itibariyle alacağının 112.693.009 TL olduğu, davacının masaya başvurusunun 104.383.024,62 TL olduğu, dava kayıt kabul davası olduğundan davacı tarafından masaya başvuruda bulunurken toplamda 104.383.024,62 TL talepte bulunulmakla kalem kalem ana para için ayrı, faiz için ayrı başvuruda bulunulmadığı, bu durumda davacının iflas tarihi itibariyle masaya yaptığı başvuru kadar alacağı (hatta fazlası) olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 104.383.024,63 TL alacağın ... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, sadece banka kayıtlarına itibar edildiğini, müflis şirket ticari kayıtlarının incelenmediğini, kredi kullanımına ilişkin sözleşme asıllarının dosyaya sunulmadığını ve kendilerine tebliğ edilmediğini, dosyada temerrüt faizi ve akdi faiz oranlarına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen temerrüt faizi hesabı yapıldığını, bu nedenle faiz hesaplamalarının denetime elverişli olmadığını, bankanın uyguladığı en yüksek faiz oranının dosyaya bildirilmesi gerektiğini, bu husus dosyaya bildirilmediğinden bankaca uygulanan en yüksek oranın belirlenerek bu orana göre temerrüt faizinin hesaplanması gerektiğini, faiz hesabında TBK.
88.ve 120. maddelerine dikkat edilmediğinden hesaplanan temerrüt faizine itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iflastan sonra işleyecek faizlerin İİK.
195.maddenin mefhumu muhalifi gereğince tasfiyeden bakiye kalması halinde dikkate alınması gerekeceğini, açıklanan nedenlerle mahkemece alacağın varlığına kanaat getirilmesi halinde halinde dahi temerrüt faizinin hükme esas alınmaması gerektiğini, eksik incelemeyle ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hatalı karar verildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava,
İİK'nun 235. maddesine göre açılan banka alacağına dayalı kayıt kabul davasıdır.İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.
İİK'nun 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK M. 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur.
İİK'nun 223/3. fıkra son cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar.
İİK'nun 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle iflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar.Somut olayda, ... İflas sayılı dosyasından verilen cevabi yazıda; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 esas sayılı dosyasında 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verilen müflis davalı şirketin tasfiye işlemlerinin müdürlüğün 2018/11 esas sayılı dosyası ile adi usulde yürütüldüğü, davacının ... nolu alacak kayıt dilekçesi ile iflas tarihi itibariyle 104.383.024,63 TL alacak kaydı başvurusunda bulunduğu, davacının talep ettiği alacak bedelinin tamamının reddedildiği, sıra cetvelinin 16/08/2018 tarihinde ... Gazetesinde ve 28/08/2018 tarihinde ise ...'nde ilan edildiği, davacının tebligat masrafını depo ettiği, red kararının davacıya 16/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın ise 29/08/2018 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı gözetilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalı müflis şirketin davacı bankaya ...sayılı dosyasındaki kayıt talebi ile ilgili iflas tarihi olan 18.04.2018 tarihi itibariyle başvuruya konu borcunun; banka talebine göre toplam 104.383.024,62 TL olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre 112.693.009,80 TL olduğu, taleple bağlılık gereğince 68,382.203,59 TL asıl alacak, 34.359.859,54 TL işleyen faiz toplamı 171.740,00 TL kur farkı alacağı, 9.131,87 TL BSMV toplamı (talep ile aynı) ve 0,00 TL gayrinakdi çek riski olmak üzere toplam 102.922.935 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan anapara tutarının banka tarafından sunulan hesap ekstreleri ve ödeme planları ile uyumlu bulunduğu, davacı bankanın nakdi alacağı için 68.382.203,59 TL matrah üzerinden borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %50,00 oranda temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, davacı bankanın müflis şirket lehine düzenlenen çek yaprakları için gayrinakdi riskinin sona erdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.İİK'nın 195 maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibarıyla hesaplanıp belirlenmesi gerekir. Taraflar tacir olduğundan ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceği gibi faizle ilgili TBK'nın 88/2 ve 120/2 maddesinde düzenlenen sınırlamalar da ticari işlerde uygulanmayacaktır. 6102 sayılı TTK'nun 8. maddesine göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı serbestçe belirlenecektir. Davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bankacılık işi olup ticari iş niteliğinde bulunduğundan TBK'nundaki 88 ve 120. maddelerindeki sınırlamalar ticari kredilerde uygulanmaz. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/7441 E. 2014/11585 K. Sayılı ilamı) Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anaparaya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra bulunan asıl alacağa, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplaması yapılması gerekir. (Yargıtay 19 HD. 2017/1906 Esas, 2019/290 Karar Sayılı ve 21/01/2019 tarihli emsal ilamı) Yerleşik yargı kararlarında temerrüt faizi belirlenmesinde esas alınacak oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan oranlar olduğu kabul edilmiştir. Bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için ... Bankasına bildirilen değil, fiilen uygulanan akdi faiz oranlarının belgelenmesi gerekmektedir. Bankalar tarafından ...'ye uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz oranları temerrüt faizi belirlenmesine esas alınmamaktadır (Yargıtay 11. HD. 2020/8317 Esas, 2022/3418 Karar sayılı ve 26.04.2022 tarihli ilamı). Bankacı bilirkişi tarafından bankada yerinde yapılan inceleme neticesinde, bankanın hesabın kat edildiği tarih itibariyle ... na bildirdiği ve fiilen uyguladığı en yüksek ticari ürünlerde kullanılan kredi faiz oranının TL kredilerde %26 ve Euro kredilerde %15 olduğu, borçlunun temerrüdü halinde uygulanacak temerrüt faiz oranının TL kredilerde 26*2= %52 ve Euro kredilerde 15*2=%30 olacağı, bankanın ticari ihtiyaç kredisi alacağı için ihtarname ile talep ettiği faiz oranları ise TL krediler için %50 ve Euro krediler için %24 olduğundan belirlenen faiz oranlarına kıyasla talep edilen faiz oranı düşük olduğundan kredi sözleşmesinin 39.2 hükmü gereğince yapılan temerrüt faiz hesabının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Genel Kredi Sözleşmelerinin 25.1, 25.2 ve 26. maddelerine ve Gider Vergileri Kanunu'nun 28., 30. ve 31. maddelerine göre davalılar BSMV'den sorumludur. Davalılara gönderilen kat ihtarnamesinde, borcun dökümüne açıkça yer verilmiş olup tereddüt yaratacak bir talep bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafından Euro krediler için BSMV talep edilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin faiz oranı, BSMV ve kat ihtarnamesi ile ilgili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Taraflar arasındaki Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 21. "Genel Hükümler" başlıklı bölümünde madde 21.35. hükmü delil sözleşmesine ilişkindir. Bu hüküm gereğince davalı iddiaları kapsamında banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi raporu alındığı dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Her ne kadar mahkemece, iflas masasına alacak kaydında başvuruda davacı tarafından talep edilen 104.383.024,62 TL üzerinden davanın kabulüne yönelik hüküm kurulmuş ise de bilirkişi tarafından kat ihtarnamesinde talep edilen bedeller üzerinden iflas tarihi itibariyle yapılan hesaplama neticesinde davacı bankanın 102.922.935,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereğince bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davalı müflis şirket iflas masası vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından,
HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile 102.922.935,00 TL alacağın ... iflas sayılı dosyasındaki iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/999 Esas, 2019/1301 Karar sayılı ve 04/12/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-)a)Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 102.922.935,00 TL alacağın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasındaki iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 35,90 TL peşin harç ile 35,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafça yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 29,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.029,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.015,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden:4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı tarafından karşılanan 31,50 TL istinaf yargılama giderleri ile 221,40 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 252,90 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,7-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/03/2025