10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1758 E. , 2025/1536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının, ... İnş.
Emlak A.Ş.'nin asıl işveren diğer davalı şirket olan ... İnş. Ltd. Şti.'nin ise alt işveren olduğu, iş yerinde kalıp ustası olarak günlük net 80 TL ücretle çalışırken 27.04.2013 tarihinde iş kazası sonucu yaralandığını, kazanın davacının seyyar merdivenle çalışmak istediği duvarın üzerine çıkarken merdivenin kayması sonucu meydana geldiğini, gerekli önlemleri almayan işe uygun techizat sağlamayan işverenlerin kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranının %15,2 olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla10.000 TL maddi, 25.000 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekilinin 02.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebi 101.162,94 TL olarak artırılmıştır. II. CEVAP
1.Davalı ... Emlak Yatırım İnşaat ve Ticaret A.Ş. (... Turizm ve İnşaat Yatırım A.Ş) vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin diğer davalı şirket ile imzalamış olduğu, sözleşme gereğince inşaatın yapılması işinin diğer davalı şirkete anahtar teslim olarak devredildiğini, aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulmadığını, davacıya karşı her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin alt işveren sıfatıyla yürüttüğü otel inşaatı projesinde kalıp ustası olarak çalışırken 27.04.2013 tarihinde ayağının kayması suretiyle iş kazası geçirdiğini, müvekkili şirketin kazada doğrudan doğruya her hangi bir kusurunun ya da sorumluluğunun bulunmadığını, davacının temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldığını, müvekkilinin iş güvenliği tedbirlerini alarak kazalara engelleyici mahiyette tüm malzeme ve teçhizatları davacıya zimmetlediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce alınan 22.04.2018 tarihli teknik bilirkişi tarafından hazırlanan kusur raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı işveren şirketlerin %80 oranında kusurlu, kazalı davacının %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde SGK Yüksek Sağlık Kurulunun raporunda %15,2 oranında işgücü kaybına uğradığı anlaşılmıştır. Kusur raporu, sürekli iş göremezlik oranı dikkate alınarak hazırlanan hesap raporu neticesinde davacının 101.162,94 TL maddi zararının bulunduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda davacının 27.04.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle %15,2 oranında işgücü kaybına uğradığı, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenlerin iş hukuku bakımından çalıştıranın sorumluluğu esas alınarak toplamda %80 oranında kusurunun bulunduğu anlaşılmakla maddi tazminat yönünden 101.162,94 TL maddi tazminata hükmedilmiştir....Somut olayda davacının geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde yaralandığı, bu olay nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının oluştuğu, iş kazasının meydana gelmesinde davalı iş verenlerin iş hukuku bakımından kusurunun bulunduğu anlaşılmakla davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda paranın satınalma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalı işverenden alınarak davacıya verilmesi suretiyle davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşulları ve tarafların durumları itibariyle belirlenen davacı için 20.000 TL manevi tazminatın davalı işverenden tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin kabulü ile 101.162,94 TL'nin, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının istinaf başvurusuna konu itirazı yerinde görüldüğünden, TRH 2010 tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmak üzere bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda, işlemiş bilinen dönem ileriye çekilmeden, güncel asgari ücret artışları rapora yansıtılmaksızın birinci seçenekte hesaplama yapıldığı, ikinci seçenek olarak da raporun düzenlendiği tarih itibariyle asgari ücrette meydana gelen artışlar gözetilerek hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 21.07.2018 tarihli hesap raporuna yönelik davacı vekilinin itiraz ettiği ve yazılı beyanında davanın kesin olarak çözüme bağlanmasına kadar tazminata esas alınacak ücret unsurlarında ve diğer unsurlarda meydana gelen artışlar (zam, vergi düşmesi, tavan, katsayı değişikliği, asgari ücret artışı, yaşlılık gelirinde meydana gelen değişiklikler vs.) hususunda talep haklarını saklı tuttuklarını açıkladığı, ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talebini arttırdığı, istinaf başvurusunda aynı beyanı tekrarlayarak TRH tablosuna göre yeniden yapılacak hesaplamada asgari ücret artışlarının dikkate alınması hususunu istinaf ettiği anlaşılmış olup bu halde işlemiş (bilinen) dönem sonu bakımından davalı taraf lehine oluşmuş usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği kanaatine varılmış, bilirkişi raporunun ikinci seçeneği doğrultusunda davacının maddi tazminat alacağının 174.449,40 TL olduğu kabul edilmiştir. Ancak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutan davacının eldeki davadaki talep miktarı ile bağlı kalınarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Taraf vekillerinin, manevi tazminat miktarına yönelik itirazları bakımından; kazanın oluş şekline, kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, hak ve nesafet kurallarına göre ve kaza tarihi ile sürekli iş göremezlik oranı dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince takdir olunan manevi tazminat miktarının isabetli olduğu kanaatine varıldığından aksine itirazlar reddedilmiştir..." gerekçesiyle
Davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak Davanın kısmen kabulüne, a-Taleple bağlı kalınarak 101.162,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-20.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2013'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c- Fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, SGK teftiş raporunda da olayın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya %20 oranında kusur yüklenmesinin çelişki içerdiği, dosya kapsamı ile bağdaşmadığı,
Bilirkişice maddi zarar hesabı yapılırken bakiye ömür hesabını kaza tarihini esas alarak hesapladığı, bakiye ömrün ihtimale dayalı bir durum olduğu, ihtimali hesaplarda bilinen verilerin dikkate alınamayacağı, oysa kaza tarihinden günümüze sekiz yıl yaşanmış bir ömür olduğu, yaşanmış dönemin ihtimal değil bir gerçek olduğu, bakiye ömrün hesap tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini ve manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı ... Emlak Yatırım İnşaat ve Ticaret A.Ş. (... Turizm ve İnşaat Yatırım A.Ş) vekili temyiz dilekçesinde, Davacı asil diğer davalı ... İnşaat Proje Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin işçisi olduğu,
T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden gelen 14.10.2016 tarihli ve 25.01.2017 tarihli müzekkere cevaplarında da yer aladığı üzere kaba inşaat işinde müvekkili şirketin sigortalı işçi çalıştırmadığı, müvekkili davalı ... Turizm ve İnşaat Yatırım. A.Ş'nin iş bu dosyada asıl işveren sıfatı bulunmadığı, dava konusu sözleşme gereğince müvekkili şirketin kendisine düşen sorumluluk neticesinde, iş sağlığı ve güvenliğine uygun tedbirleri aldığı, devamında inşaat sahasında diğer davalının iş sağlığı ve güvenliği açısından tüm emniyet tedbirlerini açacağına ilişkin sözleşme imzaladığı, davacının asli kusurlu olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
3.Davalı ... İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili şirketin, iş kazası ile ilgili yasal bildirimleri yapmış olduğu kazada doğrudan doğruya herhangi bir kusuru ya da sorumluluğunun bulunmadığı, zira müvekkili firmanın yasaya uygun biçimde sigortalı olarak çalıştırmakta olduğu tüm işçilerine temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verdiği, davacının da söz konusu eğitimi sonucu almaya hak kazanmış olduğu, davacı işçisinin iş güvenliği tedbirlerini alarak çalıştığı mahalde davacının karşılaşabileceği kazaları engelleyici mahiyette kullanılması zorunlu bulunan tüm malzeme ve teçhizatı usul ve yasaya uygun bir şekilde davacı işçiye zimmetleyerek imzası karşılığında davacıdan taahhüt alındığı, bilirkişi raporlarının bilimsellikten uzak olup maddi gerçeği yansıtmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu şeklindedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
A)Davacı vekili ile davalı ... İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre reddine veya kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı ... İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekili ile davalı ... İnşaat Proje Sanayı ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,
05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.