1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... adresinde, ... sicil numarası ile ... Ticaret Odasına bağlı olarak faaliyet gösteren sermayesi 5.000.000,00 TL tutarlı aile şirketi olduğu, aile bireylerinin tekstil firmalarında yönetici olarak tecrübelerine dayanarak şirketin 16/04/2019 tarihinde kurulduğunu şirketin giyim ürün gruplarında uzmanlaştığını, tedarik zincirinde stratejik ortaklık anlayışı ile çalıştıklarını, ağırlıklı olarak spor kıyafet ürünleri imalatını ve ihracatını yaptıklarını, dünya çapında dev markalarla çalıştıkları bunlardan bazılarının ..., ..., ..., ..., markalarının olduğunu, ... ilinin ... ilçesinde 2.500 metrekare kapalı alan 1.500 metre kare açık alın olmak üzere toplam 4.000 metre kare üretim alanının 2023 yılı aralık ayında kiralandığını, bu tesisin aylık net kirasının 70.000,00 TL olduğunu bu tesisin makine, teçhizat gibi ekipmanlarının 4.000.000,00 TL tutarında Leasing kullanılarak karşılandığını, burada toplam 70 adet dikiş makinesi ile üretim yapılacağını, giresin ilindeki bu faaliyetin 2024 yılı mayıs ayı civarında başlayacağını firmanın üretiminin yaklaşık %90'ının bu tesis de yapılacağını, pandemi sırasında ve sonrasında dövizdeki dalgalanmalar ve ardından gelen ekonomik kriz nedeniyle şirketin hedeflerinin şaştığı ve bankalara olan borçlarını ödemekte zorlandığı piyasa satıcılarının şirketin ihtiyacı olan yapılandırmayı sağlamadığı, şirketin bu baskı altında faaliyetlerini yürütemeyecek konuma geldiği, sektördeki olumsuz gelişmelerin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kiriz ve şirketin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle konkordato talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin bir vade planı içerisinde tüm borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu belirterek, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkili şirkete komiserin yahut komiserlerin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda Sayın Mahkemenizce belirlenecek işlemlerin komiserin yahut komiserlerin izni ile yapılmasına, Geçici mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince bir yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının altı ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, Yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine ve tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.
Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
HMK 74. maddesi uyarınca davacı vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
İİK 286. maddede belirtilen belgelerin sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce, borçlu hakkında 24.05.2024 tarihi saat 17:00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacının mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato geçici komiser heyetinin 12/06/2024 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda İİK'nın 286. Maddesi uyarınca dava dosyasına sunulması gereken belgelerin sunulmuş olduğu belirtilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyetinin 11/07/2024 havale tarihli raporunda; ''Şirketin merkezinin ...adresinde olduğu, bu merkez adrese bağlı olarak ... adresinde şubesinin bulunduğu ve bu şubede şirketin faaliyetlerinden olan dikim, kalite kontrol, ütü, paketleme ve yüklemelerin çoğunluğunun yapıldığı, heyetlerince 04/07/2024 tarihinde ...'a giderilerek görüldüğü, ayrıca heyetlerince üretimin büyük bir kısımın yapıldığı yerin bu adreste bulunduğunun tespit edildiği, burasının ... e ait olduğu, uzun süre boyunca burasının ... tarafından kullanıldığı ve 2023 yılının Kasım ayında ... şirketi tarafından kiralandığı, şirket yetkililerinin ifadesine göre ''kullanılmaz halde bulunan bu yere yeni tadilat ve bakımların yapılarak kullanılır hale getirildiği'' ve toplamda 4.000 m2'lik alan içerisinde olduğu ve rapor ekinde sunulan resimlerde de görüleceği üzere bazı makinelerin atıl durumda olduğu ve kullanılmadığı, 42 çalışan personelin olduğu ancak Ağustos ayı sonuna kadar personel sayısını arttırarak 100 kişiye çıkarılacağının ifade edildiği, pazar payı ve muhtemel siparişlerin artması düşüncesi ile kapasite artırımına gidileceğinin ifade edildiği ve heyetlerince bu duruma ilişkin tespitlerin yerinde inceleme ile yapıldığını ifade etmek gerektiğini, geçici mühlet kararından bu yana davacı şirketin ön konkordato projesi kapsamında yaptıkları ve yapılanların ara bilanço ve gelir tablosu kalemlerine olan etkileri konkordato müracaatına esas 31/03/2024 tarihli mali tabloları ile 31/05/2024 tarihli mali tabloları incelenerek iş bu konkordato heyet raporu içerisinde değerlendirildiği, bilirkişilerin raporlarını sunmaları sonrasında 30/06/2024 tarihleri kesin mizan ve buna bağlı mali tabloların heyetlerince ibrazını müteakip şirketin ön projenin uygulama imkanı olup olmadığı hususundaki nihai tespit ve değerlendirmelerini yaparak mahkemeye sunacakları' yönünde görüş bildirmişlerdir.
Konkordato geçici komiser heyeti 25/07/2024 havale tarihli ara raporunda özetle; "şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiği, şirketin Merkezinin ... adresinde olduğu, şirketin merkez adrese bağlı olarak ... adresinde şubesinin bulunduğu ve bu şubede şirketin faaliyetlerinden olan dikim, kalite kontrol, ütü, paketleme ve yüklemelerin çoğunluğunun yapıldığı, heyetlerince 04/07/2024 tarihinde ...gidilerek görüldüğü, ayrıca üretimin büyük bir kısmının yapıldığı yerin bu adreste bulunduğu, şirket tarafından şube olarak kullanılan bu adresteki taşınmazın... e ait olduğu, uzun süre boyunca burasının ... tarafından kullanıldığı, şirket tarafından bu taşınmazın 2023 yılının Kasım ayında kiralandığı, şirket yetkililerinin ifadesine göre “kullanılmaz halde bulunan bu yere yeni tadilat ve bakımların yapılarak kullanılır hale getirildiği” ve toplamda 4.000m2’lik alan içerisinde olduğu, heyetlerince hazırlanan 2 numaralı rapor ekinde sunulan resimlerde de görüleceği üzere bazı makinelerin atıl durumda olduğu ve kullanılmadığı, şirketin 42 çalışan personelin olduğu ancak Ağustos ayı sonuna kadar personel sayısını artırarak 100 kişiye çıkarılacağının ifade edildiği, pazar payı ve muhtemel siparişlerin artması düşüncesi ile kapasite artırımına gidileceğinin ifade edildiği ve heyetlerince bu duruma ilişkin tespitlerin yerinde inceleme ile yapıldığı, Geçici Mühlet Kararından bu yana davacı şirketin, ön konkordato projesi kapsamında yaptıkları ve yapılanların ara bilanço ve gelir tablosu kalemlerine olan etkileri, konkordato müracaatına esas 31.03.2024 tarihli mali tabloları ile 31.05.2024 tarihli mali tablolarının incelenerek heyetlerince hazırlanan 2 numaralı rapor içerisinde değerlendirilerek mahkemeye sunulduğu, heyetlerince 12.07.2024 tarihinde bilirkişi görevlendirmesi yapıldığı ve bilirkişilerin raporlarını sunmaları sonrasında, 30.06.2024 tarihli kesin mizan ve buna bağlı mali tabloların heyetlerine ibrazını müteakip, şirketin ön projenin uygulama imkanı olup olmadığı hususundaki nihai tespit ve değerlendirmelerini yaparak mahkemenin takdirlerine sunulacağı ancak heyetlerince görevlendirilen bilirkişilerin raporlarını henüz düzenlemediği ve bilirkişilerce söz konusu şirket malvarlığı değerlerinin tespiti amacıyla yerinde inceleme yapılması gerektiği, bu kapsamda şirket şubesi olan ... iline gidilmesi gerektiği, bu sebeple söz konusu incelemelerin belirli bir zaman alacağının öngörüldüğü, dolayısıyla bilirkişilerce raporun düzenlenmesinin uzunca bir süre alacağının öngörüldüğü, söz konusu bilirkişi raporunun hazırlanmasının uzunca bir süre alacağı öngörüldüğünden, heyetlerince hazırlanacak nihai raporun bununla doğru orantılı olarak daha ileriki bir tarihte mümkün olabileceği sonuçlarına varıldığı, geçici mühletin iki aylık süreyle uzatılması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Konkordato geçici komiser heyetinin 2507/2024 tarihli görüşü doğrultusunda davacı hakkında verilen geçici mühletin 24/08/2024 tarihinden itibaren iki ay süreyle uzatılmasına karar verilmiş, geçici mühletin uzatılmasına ilişkin kararın İİK 288.maddesine göre düzenlenen usulde ilan edilmiş ve ilgili yerlere bildirilmiştir.
Konkordato geçici komiser heyeti 09/09/2024 havale tarihli ara raporda; ''Konkordato müracaatında bulunan şirketin 31/05/2024 ve 30/06/2024 tarihler arası karşılaştırmalı gelir tablosunun raporda gösterildiği şekilde olduğu, dönem kârının Temmuz ayı sonu itibarıyla 1.014.353,59 TL olduğunun görüldüğü, şirketin aktiflerinde stoklar, taşınmazlar ve makine teçhizat olması şirketin gerçek öz kaynak yapısının tespiti için görevlendirilen bilirkişi heyeti incelemeleri enflasyon muhasebesi uygulamaları sonucunda beyanların 06/09/2024 tarihine kadar uzatıldığından inceleme ve değerlendirmelerin devam ettiği, bilirkişi raporunun hazırlanıp sunulmasının beklendiği, Ağustos ayında işçilere izin kullandırıldığı için üretim ve satışların düşük görüldüğü, Eylül ayı ve sonraki aylara yurt içi ve yurtdışı siparişlerin fazlaca olduğu, yine şirket ortağının şirkete yeni bir takım kaynak girişleri sağlayabileceklerini belirttiği, bu kapsamda heyetlerince şirket yönetimi ile yapılan mail yazışmalarında yeni kaynak girişi ile Eylül ayı ve sonrası aylara ait alınan sipariş dökümleri, yükleme terminleri, bu yüklemelerin bedellerinin hangi tarihlerde geleceği hususlarında en kısa zamanda taraflarına rapor halinde gönderilmesini istendiği, bu dökümler ile birlikte henüz bilirkişi heyetince tamamlanamayan heyet raporunun da taraflarına sunulması ile birlikte Ağustos/2024 sonu itibariyle genel değerlendirmenin yapılarak nihai raporun en geç 30/09/2024 tarihine kadar Mahkemeye sunulacağı" yönünde görüş bildirmişlerdir.
Konkordato geçici komiser heyeti 03/10/2024 havale tarihli nihai raporunda ise ; ''Borçlu şirketin konkordato projesinin vade konkordatosu olduğu, ana para borçlarının %100 ünün ödenmesinin teklif edildiği, 2026 yılı Ocak ayından itibaren 48 ay vadede eşit taksitle ödemeyle borcun tamamının ödeneceğinin belirtildiği, ancak faiz ödemesi teklif edilmediği, Yargıtayın son dönemdeki kararlarında şirketin borca batık olmaması durumunda enflasyon etkisi sebebiyle uzun vadeli ödeme tekliflerinde faiz ödemesinin de öngörülmesi gerektiği yönünde olduğu, Şirket yetkililerince raporun hazırlanma döneminde komiser heyetine aldıkları siparişe ilişkin bilgilerin sunulduğu, belirtilen siparişler gerçekleştirilse dahi şirketin buradan elde edeceği gelirle faaliyetlerinin devamlılığını sağlamasının ve mevcut borç yükünü kaldırmasının, bu siparişlerle borçlarını projede belirtilen şekilde ödemesinin mümkün olmadığı, Ayrıca şirketin mevcut üretim kapasitesinin sınırlı olduğu, üretimle ilgili sorunlar yaşadığı, konkordato geçici mühletinden sonra personel maaş ödemelerinin yapılamadığı, işletme sabit giderlerinden bir kısmının da ödenmediği (örneğin finansal kiralama konusu malların kira bedelinin) dikkate alındığında şirketin sunmuş olduğu konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, İİK m.289/3’e göre, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği, somut başvuruda bu imkanın bulunmadığı, Şirkette önemli bir yönetim zafiyetinin de bulunduğu, şirket kayıtlarında açıklanması güç bir stok miktarının görüldüğü, geçici mühlet tarihi itibariyle 78.382.299,81 TL görünen stokun geçici mühlet içinde yapılan bütün uyarılara rağmen artış gösterdiği ve 31.08.2024 tarihli kayıtlarda 111.758.310,47TL. lık kaydi stok olduğu, Heyetimizce şirket merkezinde yapılan ilk toplantında bu hususta şirket yetkililerinin uyarıldığı ve gerekli açıklamaların yapılması ve buna ilişkin önlem alınmasının istendiği, ancak şirket yetkililerince yapılan açıklamaların yeterli olmadığı, buna ilişkin bilgi ve belge sunulamadığı gibi şirket yetkililerinin ifade ettiği şekilde atölyelerde, boyahaneler ve kumaşçılarda şirketin böyle bir kumaş stokunun da olmadığı, Şirket yetkilerince bugüne dek bu kadar büyük bir stok varlığının farkına varılmamasının önemli bir yönetim zafiyeti olduğu, bu durumun farkına varılmış ancak gerekli önlemler alınmamışsa bunun da yine bir yönetim zafiyetini ifade ettiği, Şirket yetkilileriyle 28.09.2024 tarihinde yapılan toplantıda bir çalışanın şirkete ait bir kısım kumaşı çaldığı buna ilişkin de suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiş olsa da kayıtlarda görünen stok fazlalığının bununla açıklanmasının mümkün olmadığı, Ayrıca belirtilen bu olayın geçici mühlet içinde meydana geldiği, buna karşılık stoklara ilişkin sorunun heyetimizin görevlendirilmesinden itibaren mevcut olduğu, Şirketin 31.08.2024 Tarihli kaydi ve Rayiç değerlerinin karşılaştırılmasında öz kaynaklarının (-)117.961.027,41TL (eksi) olduğu, borca batık olduğu," yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce konkordato geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen 03/10/2024 tarihli nihai rapordaki açıklamalar şirketin mali durumunu tam olarak yansıtmadığından, komiser heyeti raporundaki bu eksiklik borçlu şirket aleyhine değerlendirilmemiş ve borçlu şirket yetkilisinin kesin mühlet talebinin değerlendirildiği duruşmada sipariş alınan ürünlere ilişkin beyanları da dikkate alınarak İİK 288.maddesi çerçevesinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varıldığından davacı şirket yararına 10/10/2024 tarihi saat 17:30'dan itibaren bir yıllık kesin mühlet kararı verilmiştir.
Kesin mühlet kararından sonra geçici komiser heyetinde yer alan mali müşavir-bağımsız denetçi komiser yerine yeminli mali müşavir komiser görevlendirilmiş ve 11.10.2024 tarihli ara karar doğrultusunda dosya bir Makine Mühendisi bilirkişi, bir yeminli mali müşavir bilirkişi ile bir tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek borçlu şirket açısından mevcut mali tablolar, borçlu şirketin mevcut dönen ve duran varlıkları, stoklar, borçlu şirketin Kurumlar Vergi Beyannameleri ve bilanço gelir tablosu mali verilerinin, firmanın faal olup olmadığının, mükellefiyetle ilgili güncel genel bilgilerin, beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, işyeri adresinde yapılan son işyeri yoklama tutanağının, işyerinin, dükkan, depo, şube gibi işyeri olup olmadığının, muhtasar beyannamede yer alan toplam işçi sayısı ve fiilen borçlu şirketin borca batık olup olmadığını tespit etmeye yarayacak tüm aktif ve pasiflerin rayiç değerleri ile ilgili inceleme yapılması, gerek komiser heyeti gerek dosyada bilgisine başvuruluna diğer teknik bilirkişi raporları denetlenerek ve şirket merkezinde inceleme yapılarak güncel fiili borca batıklığın tespiti ile borçlu şirketin borca batık durumda olup olmadığı, batık ise hangi tutarda batık olduğu hususlarının fiili ve güncel olarak tespitinin araştırılması ve rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ..., Tekstil Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 04.11.2024 tarihli raporda özetle, Borçlu şirketin TTK m. 376 ve İİK m. 179 kapsamında borca batık durumda olup olmadığının tespitine ilişkin olarak Heyetimizce yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Borçlu şirketin merkez adresinin “...” olduğu, ayrıca “...” adresinde şubesinin bulunduğu, borçlu şirketin faal olduğu ve Ağustos 2024 dönemi itibariyle 47 çalışanının bulunduğu, borçlu şirketin beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirdiği, borçlu Şirketin 31.08.2024 rayiç değer bilançosuna göre; Varlıklarının (+) : 35.287.986,29 TL, Borçlarının (-) : 135.398.046,97 TL, Şirketin özkaynaklarının (-) 100.110.060,68 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
04.11.2024 tarihli bilirkişi raporu ve komiser heyeti ara raporu dikkate alınarak davacı vekiline, revize konkordato projesini sunmak üzere 2 hafta süre verilmiş, davacı vekilinin vekillikten çekilmesi ve ihtardan geç haberdar olunduğu gerekçesiyle revize projenin mahkememize ve komiser heyetine ibraz edildiğine dair 02.01.2025 tarihli dilekçe ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Konkordato komiser heyetinin 14/01/2025 havale tarihli kesin mühlet üçüncü ara raporunu sunduğu, raporda; "Davacı şirkete ait kesin mühlet 3.Ayı 30.11.2024 tarihli mali tablolarının Heyetimizce incelenmesi neticesinde nihai değerlendirme ve takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1.Davacı şirketin Kasım 2024 itibariyle 28 çalışanı olduğu, ancak bu çalışanların ücretsiz izne ayrıldığı, bu nedenle, şirketin faaliyet kabiliyetini kısmen kaybettiği, 30.11.2024 tarihi itibariyle halen Personele 2.718.039,26 TL borcunun olduğu, 2)Şirketin 01.01.2024-30.11.2024 dönemine ait Gelir Tablosunda 42.548.199,71 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve olağandışı giderleri sonrasında, Dönem Ticari Kârının (+) 1.306.680,91 TL olduğu, söz konusu kârın (gerçek faaliyet sonucu olmayıp) fiziken mevcut olmayan Stokların satışından kaynaklandığı, 3)Şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda şirketin özkaynağının (+)16.750.958,28 TL; öz kaynağa sahip olduğu ve davacı şirketin kaydi değer bilançosuna göre BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI, ancak 30.11.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre özkaynak tutarının (-) 87.138.009,03 TL olduğu ve BORCA BATIK DURUMDA OLDUĞU, 4)Şirketin, Heyetimizin almış olduğu kararlar doğrultusunda, ticari faaliyetleri ile ilgili alımlarını ve zorunlu harcamalarını belirlenmiş kural ve limitler dâhilinde komiser heyeti onayı yapması gerektiği, ancak Kasım 2024 ay boyunca alım ve zorunlu harcamalara ait herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, 5)Borçlu Şirketin konkordato projesinin 31.03.2024 tarihli mali veriler esas alınarak şirket toplam borcunun 90.712.000,26 TL olarak belirtilmesine rağmen, kesin mühletin 3. Ayı (30.11.2024) tarihi itibariyle şirketin toplam borcunun 167.066.703,00 TL olarak tespit edilmesi ve Şirketin konkordatoya tabi adi borçlarının ise 140.301.008,41 (faiz dahil) TL olarak tespit edildiği, 6)Şirket, konkordato borçlarını ödemek için, 147.066.703,00 TL ticari kar, 10.000.000,00 TL alacak tahsili, 10.000.000,00 TL nakdi sermaye artışını kaynak olarak gösterdiği, ancak en yüksek kaynak olan ticari karın elde edilmesi için, hammadde alımına ilişkin Heyetimizin onayına sunulan bir alım belgesi olmadığı, mevcut rayiç stoklarının 2025/Ocak-Mart dönemlerinde... ve yurtdışı firmalarının 2.727.650,05 Euro’luk siparişlerini karşılayacak durumda olmadığı, 7)Konkordato Ön Projesinde, en kısa sürede faaliyete geçirileceği ifade edilen ...’taki imalathanenin 10.01.2025 tarihinde yeni faaliyete geçirildiği, 8)Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, şirketin biran önce imalat süreçlerini faaliyete geçirmesi gerektiği ve aldığı siparişleri zamanında tesliminin sağlanması gerektiği, üretimde ihtiyaç duyulan hammadde alımlarına ilişkin alım belgelerinin ivedilikle Heyetimize ibraz edilmesi gerektiği, rayiç stok tutarının kaydi stok tutarına uygun hale getirilmesinin gelecek dönem siparişlerinin karşılanması açısından önem arz edeceği, kaydi alacak ve borç tutarlarının mutabakatının yapılarak reel borç ve alacak tutarlarının belirlenmesinin gerektiği, bu nedenlerle, borçlu şirketin, 2024 Aralık ve 2025-2029 yıllarında konkordato borçlarının ödenmesinde gösterilen kaynakların elde edilmesinin, planlandığı şekilde yürütülüp yürütülmediğinin kısa bir müddet daha izlenmesine devam edilmesi gerektiğinin uygun olacağı," yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Konkordato komiser heyetinin 13/02/2025 havale tarihli kesin mühlet dördüncü ara raporunda ise ; "Davacı şirkete ait kesin mühlet 4. Ayı 31.12.2024 tarihli mali tablolarının Heyetimizce incelenmesi neticesinde nihai değerlendirme ve takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1.Davacı şirketin Aralık 2024 itibariyle 30 çalışanı olduğu, 31.12.2024 tarihi itibariyle Personele 1.995.871,86 TL borcunun olduğu, 2)Ücretsiz izinde olan 25 personelin Şubat 2025 itibariyle tekrar işe başladığı, 3)Şirketin 01.01.2024- 31.12.2024 dönemine ait Gelir Tablosunda 42.129.280,22 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve olağandışı giderleri sonrasında, Dönem Ticari Karının (+) 50.028,92 TL olduğu, ancak bu karın dönem başından itibaren oluşan kümülatif karı göstermesi nedeni ile, önceki döneme (30.11.2024) kıyasla (50.028,92 – 1.306.680,91=) (-)1.256.651,99 TL dönemsel bazda zarar ettiği, dolayısıyla 2024 Aralık için projede hedeflenen dönem karının yakalanamadığı, 4)Şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda şirketin özkaynağının (+) 15.860.026,78 TL; öz kaynağa sahip olduğu ve davacı şirketin kaydi değer bilançosuna göre BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI, ancak 31.12.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre özkaynak tutarının (-) 96.638.398,44 TL olduğu ve BORCA BATIK DURUMDA OLDUĞU, 5)Şirketin, Heyetimizin almış olduğu kararlar doğrultusunda, ticari faaliyetleri ile ilgili alımlarını ve zorunlu harcamalarını belirlenmiş kural ve limitler dâhilinde komiser heyeti onayı yapması gerektiği, ancak Aralık 2024 ay boyunca alım ve zorunlu harcamalara ait herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, 6)Borçlu Şirketin konkordato projesinin 31.03.2024 tarihli mali veriler esas alınarak şirket toplam borcunun 90.712.000,26 TL olarak belirtilmesine rağmen, kesin mühletin 4. Ayı (31.12.2024) tarihi itibariyle şirketin toplam borcunun 182.192.440,32 TL olduğu, Şirketin konkordatoya tabi adi borçlarının ise 112.388.801,79 TL olarak tespit edildiği, 7)Şirket, rayiç stokunun 3.175.540,72 TL olduğu ve bu stokun hala siparişlerini karşılayacak durumda olmadığı, 8)Konkordato Ön Projesinde, en kısa sürede faaliyete geçirileceği ifade edilen ...’taki imalathanenin 10.01.2025 tarihinde yeni faaliyete geçirildiği, 9)Şirket yetkilisinin 05.02.2025 ve 11.05.2025 tarihli toplantılardaki ifadesine göre, ... İmalathanesine hammadde sevkiyatı yapıldığı ve üretimin başladığı ve üretimin 15 gün içerisinde tamamlanıp yükleneceği, bu sipariş tutarının 1.350.000,00 TL’lik olduğu, teslimattan 1 hafta sonra tahsilatın yapılacağı belirtilmiştir. Heyetimizce, şirketin 2025 yılı içerisinde bu siparişlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun bir müddet daha izlenmesi gerektiği, 10)Şirket yetkilileri tarafından revize projede konkordato kaynağı olarak gösterilen ve ilk yüklemenin 10 Şubat 2025 tarihinde yapılacağı bildirilen teslimin gerçekleştirilemediği, 2025 Şubat ayı içindeki yüklemelerin kontrol ve termin aşamalarının uzun sürmesi nedeniyle tarih olarak sarkacağı, 11)Şirketin Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2024 aylarına ait aylık 70.000,00 TL kira bedeli ile Aralık 2024-Ocak 2025 aylarına ait aylık 112.315,00 TL olmak üzere toplam 644.630,00 TL kira borcunu işbu Rapor yazım tarihine kadar ödemediği, 12)Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, şirketin biran önce imalat süreçlerini faaliyete geçirmesi gerektiği ve aldığı siparişleri zamanında tesliminin sağlanması gerektiği, üretimde ihtiyaç duyulan hammadde alımlarına ilişkin alım belgelerinin ivedilikle Heyetimize ibraz edilmesi gerektiği, rayiç stok tutarının kaydi stok tutarına uygun hale getirilmesinin gelecek dönem siparişlerinin karşılanması açısından önem arz edeceği, kaydi alacak ve borç tutarlarının mutabakatının yapılarak reel borç ve alacak tutarlarının belirlenmesinin gerektiği, bu nedenlerle, borçlu şirketin, 2025-2029 yıllarında konkordato borçlarının ödenmesinde gösterilen kaynakların elde edilmesinin, planlandığı şekilde yürütülüp yürütülmediğinin kısa bir müddet daha izlenmesine devam edilmesi gerektiğinin uygun olacağı," yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 20.02.2025 tarihli duruşmasında komiser heyetinin 13/02/2025 tarihli raporunda borçlunun faaliyetlerinin bir müddet daha izlenmesi gerektiği yönünde görüş belirtilmiş ise de borçlu şirketin işçi ve kira borçlarına ilişkin zorunlu giderlerini karşılayıp karşılamadığı konusunda yazılı görüşlerini ibraz etmek üzere komiser heyetine bir sonraki duruşmaya kadar süre verilmiş, Konkordato komiser heyetince sunulan 22/02/2025 havale tarihli raporda özetle; " Borçlu şirketin işçilerine geçmiş dönem 1.995.871,86 TL ödemesi yapılmamış işçi borcu olduğu, Şubat /2025 dönemi için henüz ay tamamlanmadığı için işçi alacaklarının tahakkuk etmediği, -Borçlunun Şubat/2025 kira borcu da tahakkuk edip muaccel hale geldiği için ödenmemiş kira borç asıl ve fer’ileri ile birlikte toplam 159.423,87 TL borcu olduğu," yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
İİK 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
İsv.İİK ‘da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça," borçlunun iyileşmesi " kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir.
Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 )
İİK'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir.
Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl temin edileceği kapsamında, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 31.12.2024 tarihli ara kararı doğrultusunda borçlu şirket yetkilileri adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmış, davetiyeye İİK 292.maddesi kapsamında borçlu şirketin iflasına karar verilebileceği hususu şerh edilmiş , ara karar ve duruşma günü davacı şirket vekiline ve komiser heyetine tebliğ edilmiş, şirket yetkilisinin ve komiser heyetinin kesin mühletin kaldırılması -devamı konusunda beyanları alınmıştır.
Borçlu şirketin kesin mühlet tarihinden sonra alım ve zorunlu harcamalara ait herhangi bir ödeme belgesi sunmaması, geçici mühlet tarihinden sonra çalışan ücretlerinin ödenmesinde gecikmeler yaşanması,şirketin mali tablolarında görünen stok miktarı ile gerçek stok miktarı arasında fahiş fark oluşu, 30.11.2024 tarihi itibariyle şirketin toplam borcunun 167.066.703,00 TL; konkordatoya tabi adi borçlarının ise 140.301.008,41 (faiz dahil) TL olarak tespit edilmesi, en önemli konkordato kaynağının 147.066.703 TL tutarındaki faaliyet kârı oluşu bununla birlikte kesin mühlet tarihinden sonra en yüksek kaynak olan ticari kârın elde edilmesi için hammadde alımına ilişkin komiser heyeti onayına sunulan bir alım belgesi olmaması , mevcut stoklarının 2025/Ocak-Mart dönemlerinde LCW ve yurtdışı firmalarının 2.727.650,05 Euro’luk siparişlerini karşılayacak durumda olmaması , ... ili ... ilçesindeki imalathanenin ancak 10.01.2025 tarihinde faaliyete geçirilmesi , şirketin zorunlu giderlerinden kira borcunu ödemekte zorlanması , borçlunun 159.423,87 TL ödenmemiş kira borcu bulunması , borçlu şirketin borçlarının faaliyet kârı ile ödenmesinin gerçekçi olmaması , borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın başka türlü sağlanacağına dair bir beyanının da bulunmaması dikkate alındığında kalıcı bir iyileşme olasılığı bulunduğu konusunda objektif verilere dayalı bir konkordato projesinin mevcut olmadığı, konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı dosya kapsamı, konkordato komiser heyeti raporları ile bilirkişi raporunda yer alan mali verilerden anlaşılmakla komiser heyetinin borçlunun faaliyetlerinin bir süre daha izlenmesi gerektiği yönündeki görüşüne itibar edilmemiş ve İİK 292/1-b maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılmasına ve güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu anlaşılan şirketin iflasına, borçlu şirketin mevcut stok durumu ve mal varlıkları dikkate alınarak iflas tasfiyesinin İİK'nın 308/2 maddesi uyarınca basit usulde yapılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
1.Konkordatonun tasdiki talebinin reddine,
...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında mahkememizce verilen geçici mühletin, kesin mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ'nin İFLASINA, iflasın 24/02/2025 günü saat 10:22 itibarıyla açılmasına, İflas tasfiyesinin İİK'nın 308/2 maddesi uyarınca basit usulde yapılmasına, İflas avansının ve karar kesinleştiğinde konkordato gider avansının İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, ...ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına ve iflasına karar verildiğinin,
İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle, Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK'nın 288. maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.İİK'nın 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, borçlu şirket yetkilisi, borçlu vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK'nın 293/3 maddesi atfı ile İİK'nın 164. maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/02/2025 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP