Esas No
E. 2022/28162
Karar No
K. 2024/17494
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/28162 E.  ,  2024/17494 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2923E., 2022/505 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyetİ
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi;

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda;

1.Dosya kapsamında dinlenen tanık ...'in sanığın örgütsel faaliyetine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı , örgütün finansal kaynağı olarak kabul edilen Bank Asya hesabında yaptığı bankacılık işlemlerinin rutin olarak değerlendirildiği ve ByLock ID araştırması için yazılan müzekkerelere Muğla İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen cavaplarda '' sanığa ilişkin bylock tespit ve değerlendirme tutanağının tanzim edilemediği, ne zaman tanzim edileceğinin bilinmediği, çalışmaların devam ettiğinin belirtilmesi karşısında'' ; tüm aşamalardaki savunmalarında örgüt üyesi olmadığı beyan eden sanığın, örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğuna ve sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi

2.Kabul ve uygulamaya göre de;

Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog