7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi davacı müvekkil şirketten satın almış olduğu toplamda 33 adet ürünün bedeli müvekkile 33.665,40 TL olarak borçlandığı, buna ilişkin müvekkil şirket tarafından ... numaralı 02/11/2022 tarihli fatura kesildiği, Davalının 10/03/2023 tarihinde müvekkil şirketin hesabına yapmış olduğu havale neticesinde 5.000 TL bu borçtan mahsup edildiği, müvekkilin davalıdan 28.665,44 TL alacağı kaldığı, Bu alacak ve fatura tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı takibine konu edildiği, Davalı borçlunun, ilgili icra dosyasına 07/02/2024 tarihinde sunduğu borca itiraz dilekçesinde yalnızca takibe konu borcunun olmadığını beyan ettiği, başka herhangi bir açıklamada bulunmadığı, Huzurdaki dava yönünden arabuluculuğun dava şartı olması nedeniyle arabuluculuk başvurusu yapıldığı, ancak ... Arabuluculuk Bürosu'nun ilgili ..arabuluculuk dosya numaralı arabuluculuk son tutanağı düzenlenerek arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı, Sayın Mahkemenizden davamızın kabulü ile davalının itirazının iptalini, takibin devamına karar verilerek itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ile dava konusu ettiği görüldü. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;fatura ve cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Şirketi'nin 2022 yılı kasım ve aralık aylarına ait BA formları celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Şirketinin 2022 kasım ve aralık aylarına ait BS formları celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 28.665,44 TL alacaklı olduğu, Davacının düzenlediği faturanın e-fatura olarak düzenlendiği,
VUK. 523 nolu Tebliği ve 10.01.2024 tarih 2024/19 nolu Vergi Sirküleri gereği, 2021 Temmuz ayından itibaren her ay sonunda verilmesi gereken Ba- Bs Formlarına e-belge olarak düzenlenen (e-fatura, e-arşiv fatura) alış ve satış faturaları dahil edilmeyeceğinden Sayın Mahkemece celp edilen davacı ve davalı BA/BS formlarında düzenlenen faturaların yayınlanan tebliğ ve sirküler gereği beyan edilmemiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, Taraflar arasında düzenlenen faturaların GİB sistemi üzerinden muhataplarına iletilip iletilmediğinin Gelir İdaresi Başkanlığından sorgulanmasının nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ödenmeyen fatura alacağı bulunduğu iddiasıyla 28.665,44 TL asıl alacağın ve bundan kaynaklı 3.894,97 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, davacının itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişi raporunun incelenmesi sonucu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 2022-2023 yılı ticari defterlerinde davalı tarafa 1 adet toplam 33.665,40 TL bedeli fatura düzenlediği, davacı ticari defterlerine göre davalı tarafça yapılan 5.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacının 28.665,44 TL alacağı bulunduğu, davalının yasal defterlerini sunmadığı belirtilmiştir.
Davalı taraf kesin süre verilmesine rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. ... Esas, ...Karar sayılı kararı)
Davacı vekili dava dilekçesinde delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanmıştır.
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı davalı ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle icra takibine konu alacağını ispat ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin verildiğini ispatlanmıştır. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin...esas, ... sayılı kararı) Bu sebeplerle davanın kabulü ile davalının...
8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin; 28.665,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge sunulmaması sebebiyle icra takibine konu işlemiş temerrüt faizine yönelik talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1.... 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin; 28.665,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına,
2.İtiraz haksız alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 5.733,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.958,14 TL nispi karar harcının, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile geri kalan 1.530,54 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4.Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 28.665,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 916,00 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 427,60 TL peşin harç ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.202,00 TL (502,00 TL tebliğler ve posta, 4.700,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.579,72TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
7.Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 430,64 TL'sının davacıdan, 3.169,36 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kabul edilen ve reddedilen miktarlar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)