Esas No
E. 2024/869
Karar No
K. 2025/317
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/869 Esas

KARAR NO: 2025/317

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/12/2019

NUMARASI: 2019/142 E. - 2019/885 K.

DAVANIN KONUSU: Yargılamanın İadesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2019 gün ve 2019/142 Esas, 2019/885 Karar sayılı dosyasının istinaf edilmesi üzerine Dairemize geldiği ve 2021/310 Esas sırasına kaydı kapıldığı, dairemizce 29/02/2024 gün 2021/310 Esas 2024/405 Karar sayılı dosyada ... Sanayi A.ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın mahkemesine iade edildiği, dava dosyasında davacı ... vekili tarafından sunulan 27/05/2024 tarihli yargılanmanın iadesi talepli dilekçe üzerine, dairemizce dosyanın yeniden 2024/869 Esas sayısına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

YARGILAMANIN İADESİ TALEPLİ DAVA DİLEKÇESİ: Davacı ... vekilinin yargılamanın iadesi talepli 27/05/2024 tarihli dilekçesinde özetle; istinafen verilen kararın, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere verildiğinin hüküm altına alındığını, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafın dava dilekçesinde harca esas değerin 301.000,00-TL olarak gösterildiğini, dava harcının bu bedeli üzerinden yatırıldığını, karşı tarafın delil olarak sunulmuş olan dosyada mübrez sözleşme, faturalar ve proforma faturada dava değerinin en az 1.665.000-TL olduğunun, davacı karşı tarafın delilleri arasında yer alan Finansal Kiralama sözleşmesine konu mallara ilişkin olarak ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı ... adına düzenlenmiş 15.07.2015 tarihli, 06.08.2015 tarihli ve 16.09.2015 tarihli faturalarda dava konusu depolama tanklarının birim fiyatının 111.000,00-TL olduğu ve 15 adet tank için faturaların toplam bedelinin 1.665.000,00-TL olduğu ve de yine ... San. ve Tic.A.Ş. tarafından davacı ... adına düzenlenmiş 12.05.2015 tarihli proforma faturada 15 adet depolama tank bedelinin 1.665.000,00-TL olduğu açıkça görülmekte olduğunu, bu nedenle; finansal kiralamaya konu malların iadesine ilişkin davalarda harcın dava konusu malların gerçek değeri üzerinden yatırılması gerektiğinin açık olduğunu, bu faturalarda belirtilen bedeller finansal kiralama sözleşmesine konu malların 2015 yılındaki değerleri olduğunu, istinaf mahkemesi huzurunda kesin karara bağlanan davada, dava değerinin davacı tarafından hatalı ve düşük bildirilmesi ve istinafen re’sen gözönüne alınması gereken bu hususun değerlendirilmediğini ve kanuni olarak yapılması gereken hukuki işlemlerin yapılmamış olması nedeniyle temyiz sınırı altında kaldığını, bu durumda müvekkilinin yasal hakkını kullanamadığını, nihai kararı, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay’ın vermesi gerekirken, istinaf mahkemesince dava hakkında hüküm kurulduğunu, bu durumda, hükmü veren mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun da hukuken açık olduğunu, bu durum müvekkiline sağlanan hukuki korumanın kapsamının daralması sonucu doğurduğunu, yargılamanın iadesi sebebini de teşkil ettiğini, istinafen verilen kararın icrası halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğrayacağını,

... A.Ş.’den kiralanan malların tamamının, müvekkilinin tesislerinde gerçekleşen 22.05.2017 tarihli yangında pert olduğunu, tamamen zarar gördüğünü, Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/62 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunda, malların pert olduğunun (A Leasing, hasar oranı olarak %100 denmektedir, Sayfa 34) tespit edildiğini, dosya kapsamında bulunan başka bilirkişi raporu ile de makinaların pert olduğu, kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, buna rağmen müvekkilinin kalan leasing bedelini konkordato kapsamında ödediğini, İhtarname içeriğinde de yer alan yasal 60 günlük sürenin bitiş tarihinin, konkordato geçici mühleti içinde kaldığını, İİK-288. hükmü; “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur” şeklinde olup, geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağının düzenlendiğini, dolayısı ile sözleşme feshinin mümkün olmadığını, Leasinge konu ekipman zayi olduğundan ve 31.12.2018 geçici mühlet kararı tarihi itibariyle, konkordato mevzuatından dolayı alacak faizsiz olarak donduğundan, ödeme planlarındaki faiz düşürülerek tutarın hesaplandığını ve bu tutarın konkordatoya konu olduğunu, konkordato ödemeleri kapsamında bu tutarın ödenmesi sonrası müvekkillerinin davacıya hiçbir borcunun kalmayacağını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 29.06.2021 tarihli, 2018/1313 E - 2021/ 582 K. Sayılı dosyası ile konkordatonun adi ve rehinli alacaklılar yönünden IIK 306. ve İİK 308/c maddesi uyarınca tasdik kararıyla birlikte bağlayıcı hale geldiğinin karar altına alındığını, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden onararak geçtiğini, Yargıtay 6. HD 2022/1972 E., 2022/3532 K. 2206.2022 tarihli ONANMA kararı ile kesinleştiğini, borcun rehinsiz alacak olup konkordato kapsamında kaldığını beyanla;

HMK 381. Madde uyarınca teminatsız olarak icranın durdurulması/tedbir kararı verilmesini, bu talepleri uygun görülmezse dairece belirlenecek teminat mukabilinde Dairemizin 2021/310 E. 2024/405 K. Sayılı kararının "icrasının durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini" yargılama sonucunda kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dairemizin 07/06/2024 tarihli, 2024/869 E sayılı ara kararıyla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ; Aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen davalı vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi nedenlerinin,

HMK 375 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini ve ilgili kanun hükümlerinin lafzından da anlaşılacağı üzere, yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığını, sayılan sebeplerin kıyas yolu ile genişletilmesi ve sayılan sebeplerin haricinde yargılamanın iadesinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, Yargılamanın iadesinin, niteliği itibariyle kesin hükmü ortadan kaldıran bir kanun yolu olduğundan, başvuru sebeplerinin kanunda tek tek sayılmış olması ile "numerus clasus" ilkesinin geçerli olduğu ve inceleme yöntemi itibariyle daraltılmış bir usul olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla yargılamanın iadesi kıyas yolu ile genişletilemeyeceği, kiralayanın konkordato ilan etmesinin kira bedellerini ödemesini engellemeyeceği gibi, kiralananın iadesini de engellemeyecektir, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 307’de yapılan düzenleme ile konkordato talep eden şahsın hangi şartlarda finansal kiralama konusu ekipmanın iadesini erteleyebileceğinin düzenlendiğini, finansal kiralama sözleşmesine konu malların fabrika sahasında çıkan yangında pert olduğu iddia edilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporunda; müvekkili şirket tarafından, davacı şirkete teslim edilen depolama tankları ile bilirkişi raporunda tespit edilen depolama tanklarının aynı teknik özellik ihtiva ettiği LT 19 ile LT 33 arasında ardışık kodlamanın ise elle yazıldığı ve operasyonel saha içi kodlama olduğu ve imalatçı kodu olmadığının belirtildiğini, ayrıca tutanaktan görüleceği üzere davacı şirkete; yangın tarihinden sonra aynı teknik özellik ihtiva eden depolama tankı alınıp alınmadığının sorulduğu ve alındı ise faturasının ibrazı talep edildiği, ancak davacı şirket tarafından fatura veya sair evrak ibraz edilemediğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/758 D. İş sayılı dosyası kapsamında kiralama konusu tankların davacı/borçlu şirket nezdinde olup olmadığının tespiti için keşif yapıldığı ve tespit davası kapsamında alınan raporda 5.2 metre çapında 18 metre yüksekliğe sahip 15 adet tankın hali hazırda fabrika sahasında bulunduğunun tespit edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... A.Ş. vekilinin dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama kanunu çerçevesinde, ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, "15 ADET 2015 model ... marka 5.2 çap 18 mt. sıvı depolama tankı tüm aksesuarları ile birlikte"nin Finansal Kiralama Yasası hükümleri çerçevesinde kiralandığını, Beyoğlu ... Noterliği'nin 23/11/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı evrakından davalıya ihtarname keşide edildiği, sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, davalının rızaen kiralananı teslim etmediği gibi kiralananı saklama ve kaçırma girişimlerinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmelere konu ekipman ve makinelerin teslimine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından açılan konkordatonun tasdiki talepli davanın halen derdest olup, müvekkilinin geçici mühlet içinde olduğunu, davacı tarafından iadesi istenen tankların, müvekkili tesislerinde yaşanan yangın neticesinde pert olduğunu, davacı tarafından bu durumun bilindiğini ve tedbir kararı sonrası fabrikada yapılan ziyarette de ekipmanların bu nedenle bulunmadığını beyanla, davacı tarafından açılan davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2019 tarihli 2019/142 Esas- 2019/885 Karar sayılı kararıyla; "Dosya kanıtlarına göre davada konu edilen malların 6361 Sayılı Finansal Kiralama Yasası kapsamında davalıya teslim edildiği, kiralama konusu mallar ile ilgili olarak ödenmesi gereken kira borcunun noterlik ihtarnamesinde verilen yasal süre içinde ödenmemesi nedeni ile davalının temerrüte düştüğü, davalının zaten bu yönde bir itirazının olmayıp iki nedenle davayı kabul etmediği, birincisinin davalının Bakırköy 3.ATM 'nin 2018/1313 E.sayılı konkordatonun tasdiki dosyasında mühlet kararı verildiği ve davanın derdest olduğu, ikincisi ise 22/03/2017 tarihinde davalının fabrikasında çıkan yangında finansal kiralamaya konu tanklar zarar görüp pert olduğunu iddia etmekte ise de davalının konkordato geçici mühlet kararı almış olmasının istirdat davasına etki etmeyeceği, konkordato kararı verilecekse bunun zaten infaz aşamasında gözönüne alınması gereken husus olduğu, ayrıca Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/62D.İş dosyasında alınan tespit raporuna göre finansal kiralamaya konu tankların % 100 zarar gördüğü belirlenmiş ise de malların hurda halinin bile olsa iadesinin gerektiği bu nedenlerle davalının itirazlarına itibar edilemeyeceği mülkiyeti davacıya ait kiralama konusu mallar ile ilgili davalının sadece kiralama dönemi içinde zilyet bulunduğu, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu şekli ile kiralama konusu malların iade koşullarının oluştuğu" gerekçeleriyle, davanın KABULÜ ile, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle mülkiyeti davacıya ait finansal kiralama sözleşmesine konu "15 ADET 2015 MODEL SERİ NUMARALARI ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... VE ... OLAN ... MARKA 5.2 ÇAP 18 MT. SIVI DEPOLAMA TANKI TÜM AKSESUARLARI İLE BİRLİKTE" davalıdan alınarak davacıya teslimine, İstanbul 8. ATM'nin 2019/402 D.İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizin 29/02/2024 tarihli 2021/310 Esas-2024/405 Karar sayılı kararıyla;

Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, - Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2019 tarih, 2019/142 E., 2019/885 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,-Davanın KABULÜ ile, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle mülkiyeti davacıya ait finansal kiralama sözleşmesine konu "15 ADET 2015 MODEL SERİ NUMARALARI ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... VE ... OLAN ... MARKA 5.2 ÇAP 18 MT. SIVI DEPOLAMA TANKI TÜM AKSESUARLARI İLE BİRLİKTE"nın davalıdan alınarak davacıya teslimine, - İstanbul 8. ATM'nin 2019/402 D.İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının DEVAMINA, karar verilmiştir.

GEREKÇE

Finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle, kiralanan sözleşmeye konu malların hükmen teslimine ilişkin asıl davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği ancak ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin 29/02/2024 gün 2021/310 Esas 2024/405 Karar sayılı kararıyla, davalı ... Nin istinaf başvurusunun reddine, davacı ... Vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, tespit dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına HMK 362/1-a maddesi gereğince miktar itibarıyla kesin olarak karar verilmiştir.Yargılamanın iadesi olağanüstü kanun yollarından olup, sebepleri HMK 375. Madde de tek tek sayıldığından, tahdidi olarak sayılan bu sebeplerin kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir.HMK 379 uncu maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler hükmü düzenlenmiştir.Dairemizin kararının kesin nitelikte bulunduğu, davalı vekili tarafından süresinde yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmakla, yargılamanın iadesi sebeplerinin bulunup bulunmadığının incelenmesine geçilmiştir.Yargılamanın iadesi sebeplerinin düzenlendiği 6100 Sayılı HMK madde 375. maddesinde; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrarveya yazılı delille sabit olması.ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebiaynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi." şeklindedir.Yargılamanın iadesi talep eden ... A.Ş. vekilinin yargılamanın iadesi sebepleri olarak; finansal kiralama sözleşmesine konu makinelerin değerinin düşük gösterilerek, eksik harçla dava açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun resen incelenmesi gerekirken incelenmediği, verilen kararın kesin olarak verildiği, temyiz hakkının elinden alındığını, temyiz merci tarafından incelenecek kararın incelenemeyerek mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmediğini ileri sürmüşse de;

HMK 375/1-a maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebebinin, kararı veren mahkeme heyetinin usulüne uygun oluşturulmamış olması hallerinde uygulanacağı, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki; dairemizin kararının kesin olarak verilmişse de, davalı tarafça kararın kesin nitelikte olmadığı düşünülüyorsa, ileri sürülen dava değerine ve kararın aslında temyize tabi olduğuna ilişkin sebebin ve diğer sebeplerin ileri sürülerek, kararın temyiz edilmesi, başvurunun reddi halinde ise iki hafta içerisinde temyiz başvurusunun reddi kararının temyiz edilmesinin mümkün iken bu usulün kullanılmadığı, ileri sürülen sebebin yargılamanın iadesi sebebi olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ...'nin ileri sürdüğü, konkordato sürecinde bulunan davalı tarafın taksit ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, sözleşmenin feshinin ve sözleşmeye konu malların iadesinin istenemeyeceğine ve iadesine karar verilen makinelerin yangında pert olduğuna yönelik yargılamanın iadesi sebebinin incelenmesinde; bu hususların yargılama ve istinaf başvurusunda ileri sürülebilecek hususlardan olup, davalı tarafça ileri sürüldüğü ve incelendiği,

HMK 375. Madde de sayılan yargılama sırasında elde edilemeyen delillerden bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen sebeplerin, yasada düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinden olmadığı anlaşılmakla, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin alınan 5.140,33TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.524,93 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından gider yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 48.160,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Dair, verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda açık yargılama sonunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar usulen okunup, anlatıldı. 27/02/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog