Esas No
E. 2024/740
Karar No
K. 2025/162
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/740 K. 2025/162 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/740, K. 2025/162, T. 11.03.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/740
Karar No
2025/162
Karar Tarihi
11.03.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/740 Esas
KARAR NO: 2025/162
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 10/12/2024
KARAR TARİHİ: 11/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /

Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;müvekkili ile ..., ..., TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ arasında Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) konusunda ...

6.Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, yapılan yargılama sürecinde ... ŞİRKETİ'nin  tasfiye olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine ...

6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak ve atanacak tasfiye memurunu bildirmek için kendilerine mehil verildiğini belirterek; 31.12.2019 Tarihinde Terkin edilen ...nün sicilinde kayıtlı TASFİYE HALİNDE...ŞİRKETİ’nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye süresinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu olduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerinin, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nce tespit edilmesinin mümkün olmadığının, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapılmış, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini ve yargılıma giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiye memuru olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri layıkıyla yerine getirdiğini, fesih tarihi itibariyle tasfiye olunmuş şirkete, davacı tarafından yöneltilmiş bir alacak talebi bulunmadığını, ne şirket aleyhine açılmış bir dava ne de kesinleşmiş bir alacak olduğunu, tasfiye işlemlerinde tasfiye memurunun kusurunun olmadığını, müvekkilinin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi ve sair amir hükümleri uyarınca, tasfiyesi tamamlanmış şirketlerin ihyasının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, şirketin ihyası talepli açılacak davaların ayrıca 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olduğunu, somut olayda ise bahse konu 5 yıllık ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri çoktan geçmiş olduğunu, derdest davanın öncelikle zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek; davanın öncelikle usulden akabinde esastan reddine, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi göndermesi ile aynı yasanın 547.maddesi hükmüne dayalı Tasfiye halinde ... Şti'nin ihyası istemine ilişkindir.

Davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiş, cevabı yazı dosya arasına alınmıştır.

İhyası istenilen Tasfiye halinde ...Şti'nin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan merkez adresinin mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idari sınırlar içinde kaldığı saptandığından, uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1 . maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. İhyası istenen şirketin sicil kayıtları celbedilerek incelenmiş, şirket kaydının 31/12/2019 tarihinde terkin edildiği görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... 6 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası nezdinde görülmekte olan tasarrufun iptali davasında taraf olan Tasfiye halinde... Şti'nin ticaret sicilinden terkin olmuş olması nedeni ile taraf teşkilinin sağlanması açısından tüzel kişiliğin ihyasına karar verilmesini ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasını talep edildiği tespit edilmiştir.

Tüzel kişiliği olan bir şirketinin ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları, ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.

Yukarıda açıklanan nedenlerle iflasın kapatılması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden yargılamanın yürütülebilmesi için için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası gerekmektedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca davanın kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.

Görülmekte olan davada, ... Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerekmektedir.

TTK nun 547/2 maddesi gereğince tescile karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin terkinden önceki tasfiye işlemlerini tasfiye memuru ...'ın yürüttüğü ve şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu belirlenmiş, ek tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için adı geçenin yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın Kabulü ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil no'su ile kayıtlı Tasfiye halinde ...Tic. Ltd. Şti'nin ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasın münhasır olmak üzere terkin kaydının iptali ile ihyasına sicile kayıt tescil ve ilanına,

2.Tasfiye memuru olarak (T.C. ...) ...'ın atanmasına ücret takdirine yer olmadığına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,88-TL harcın tasfiye memuru ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinintasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan ilk gider ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.297,70-TL yargılama giderinin tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

7.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

8.Davalılar tarafından yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.277 HMK md.333 K6102 md.643 TTK md.547/2 TTK md.643
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog