8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/12855 E. , 2024/10095 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarih, 2017/15 Esas, 2017/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel hükümlere göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını açıklayarak kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 191/1, 62.
53.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2017 tarihli ve 2017/685 Esas, 2017/1163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1. maddesi, 62. maddesi, 53. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve geçici 7/2 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediğinin ihbar olunması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2017/685 Esas, 2017/1163 Karar sayılı ek kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1. maddesi, 192/3 maddesi, 62. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri Sanığın temyiz istemi: 5 ay hapis cezasının para cezasına çevrilmesine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında hükmün açıklanması kararı verilirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında bulunmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezada indirim yapıldıktan sonra 5 ay hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçunun sabit olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2017/685 Esas, 2017/1163 Karar sayılı ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, Üye ...'ın karşı düşüncesi ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi KARŞI DÜŞÜNCE GEREKÇESİ
Ankara BAM 3. Ceza Dairesi'nin 22.09.2017 tarihli ve 2017/685 Esas, 2017/1163 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın isninaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanığın 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi üzerine yapılan ihbar sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 13.09.2023 tarihli, 2023/685 Esas, 2023/1163 Karar sayılı ek kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 192/3, 62, 53 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dava dosyasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Ceza Muhakemesi Kanuınu'nun 231. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi hâlinde önceki hükmün aynen açıklanması gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 11. fıkrası; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükmünü taşımaktadır.
Görüldüğü üzere açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için iki hâlden birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Buna göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi/getirememesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olunması durumunda hükmün açıklanabilmesi için bu ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir.
İlk hükümde uygulama şartlarının oluşmasına rağmen fark edilmeyen veya uygulanması unutulan nitelikli bir hâlin (örneğin; kasten yaralama suçunun kemik kırığına neden olacak şekilde gerçekleşmiş olduğunun fark edilmemesi durumu), hükmün açıklandığı sırada uygulanarak sanık hakkında daha ağır bir cezaya hükmolunabileceğinin kabul edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/3-421 Esas, 2018/543 Karar sayılı ilamı.) Burada önemli olan husus sanık lehine olan (örneğin somut olayımızda olduğu gibi etkin pişmanlık veya malın değerinin azlığı gibi) ancak ilk hükümde uygulanmayan bir kanun maddesinin hükmün açıklanması durumunda önceki hükümde değişiklik yapılarak sanık lehine uygulanıp uygulanamayacağıdır.
Bu durumda ikili bir ayrım yapılması gerektiği, kanundan kaynaklı zorunlu hükümlerin uygulanmaması halinde açıklanan hükümde değişiklik yapılabileceği, (örneğin açıklanan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki " mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü gereğince verilen ceza 30 günün altında hapis cezasının altında kalması durumunda hapis cezası para çevrilebilecek iken)
Kanundan kaynaklı zorunlu olmayan ancak sanık lehine olan kanun maddelerinin ilk hükümde uygulanmaması halinde açıklanan hükümde değişiklik yapılarak hükmün açıklanamayacağı, somut olayda olduğu gibi etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinin ilk hükümde uygulanmamasına rağmen açıklanan hükümde uygulanmasının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesine aykırılık teşkil edeceği, bu gibi durumlarda hükmün aynen açıklanması gerektiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin ancak üst derece inceleme makamlarınca yapılabileceği,
Bu itibarla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 22.09.2017 tarihli ve 2017/685 Esas, 2017/1163 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 62, 53 maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasının açıklanması sırasında Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesi gereğince sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak 10 ay hapis cezasının 5 ay hapis cezasına indirilmesinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11 maddesine aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle kararın bozulması gerektiği düşüncesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 26.12.2024