Esas No
E. 2023/368
Karar No
K. 2025/421
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/368

KARAR NO: 2025/421

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/11/2022

NUMARASI : 2017/37 E.- 2022/961 K.

DAVANIN KONUSU : ADİ ORTAKLIĞIN TASFİYESİ-ALACAK

İSTİNAF TALEBİNDE

BULUNAN : DAVACI VEKİLİ

KARAR TARİHİ: 11/03/2025
KARAR YAZMA TARİHİ: 11/03/2025

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Şubat 2009 tarihinden 01/03/2011 tarihine kadar davalıya ait işyerinde, Koordinatör "Proje Müdürü" olarak çalıştığını, davacının çalıştığı süre içinde hak kazandığı ücretlerin ödenmediğini, sözleşmesinin haksız feshedildiğini, piyasada emsal görevlerde bulunan mühendislere 7.500,00 TL aylık ücret ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü haklarını saklı tutarak davacının ödenmeyen işçilik ücreti alacağının şimdilik 1.000,00 TL'sinin fesih tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, görev itirazında bulunmuş, esas yönünden ise; davacı ile davalı şirket arasında bir hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacı ile davalı şirketin ... Genel Müdürlüğü tarafından açılan bir ihaleyi birlikte kazandıklarını ve aralarındaki anlaşmaya göre ilgili ihaleye ilişkin kar ve zarar ortaklıklarının bulunduğunu, bu işin zararla neticelendiğini, buna rağmen davacının yaptığı harcamaların tamamını davalıdan talep ettiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI : Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacının davalı şirkette proje müdürü olarak çalıştığını, bilgi ve tecrübesiyle gerek teknik konularda işin yönetilmesi gerek resmi kurumlardaki yazışmaların yapılması işleri yönünden davalı şirkete hizmet verdiğini, davacının davalı şirket ile adi ortaklık ilişkisi kurduğunun kabulünün olağan hayat koşullarına ve yapılan işin mahiyetine hiçbir şekilde uygun düşmeyeceğini, davacı ile davalı şirket arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğuna dair herhangi bir bilgi, belge, tespit ve somut delil bulunmadığını, bilirkişi raporlarında da adi ortaklık ilişkisinin varlığına dair hiçbir tespit yapılamadığını, yerel mahkemenin olmayan bir hukuki ilişkinin varlığını kabul ederek bu hukuki ilişkinin de tespit edilemediğinden bahisle davanın reddine karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine ilişkindir.

Davanın ilk önce Ankara 36. İş Mahkemesinde açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece verilen 01/03/2016 tarih 2016/143 Esas 2016/82 Karar sayılı karar ile taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil, adi ortaklık ilişkisi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, hükmün davacı tarafından temyiz edildiği, kararın Yargıtay 22. HD'nin 20/10/2016 tarih, 2016/17521 E. 2016/23596 K. sayılı ilamı ile onanarak 20/10/2016 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.

Uyuşmazlık, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesince tek hakimli ya da heyet olarak bakılıp bakılmayacağı noktasında toplanmaktadır. 07/10/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5235 sayılı "Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun"un "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5/3.bendinde" Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemede bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur ve mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. "hükmünü içermektedir. 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı "Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"'un 45. maddesi ile 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk DereceMahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun"un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve mülga üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. "Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri beşyüzbin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın;

1.İflas, iflasın ertelenmesi, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yenidenyapılandırmadan kaynaklanan davalara,

2.13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işlerile davalara,

3.Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanangenel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara,

4.12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/06/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, iptal davalarına, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere,dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. Bu fıkrada belirtilen dava ve işler dışında kalan uyuşmazlıklar mahkeme hâkimlerinden biri tarafından görülür ve karara bağlanır. Başkan ve üye hâkimler arasında dağılıma ilişkin esaslar, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilir."hükmü düzenlenmiştir.

Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kâr ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK.'nun 642.vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, uyuşmazlık adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi niteliğinde olduğundan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın da Asliye Ticaret Mahkemesince heyet olarak görülmesi gerektiğinden, mahkemece tek hakimle karar verilmiş olması isabetli bulunamamıştır.

Belirtilen nedenlerle, davaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından heyet halinde bakılarak yapılacak yargılama neticesinde oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun (diğer hususlar incelenmeksizin) kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,3 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

1-)ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin, 25/11/2022

tarih, 2017/37 E.- 2022/961 K sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2.)Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3.) Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

4.)Davacı tarafça yatırılan istinaf harçlarının istek halinde taraflara iadesine,

5.)İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan- ...

(e-imzalıdır)

Üye- ...

(e-imzalıdır)

Üye- ...

(e-imzalıdır)

Katip- ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog