7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Av. ... - ....
Av. ... ....
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR
1.
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.10.2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacı ...'in idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, ... plakalı aracın kasko poliçesiyle teminat altına alındığını, sigortalı aracın ZMMS poliçesinin de davalı tarafından düzenlendiğini, bu poliçe kapsamında davalı ile sulh olunduğunu, ZMMS hadleri üzerinde kalan kısım için İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı gereğince trafik sigortası tarafından karşılanmayan zararın tazmini ile davalının yükümlü olduğunu, davacının sürekli bakıma ihtiyacının olduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında davalının bakıcı giderinden de sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 10.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.000 TK bakıcı gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; bakıcı gideri tazminat taleplerini 20.196-TL'ye; sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerini 5.702.321,89,-TL'ye yükselttiklerini beyanla, toplam 5.722.517,89-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı ... adına kayıtlı aracın 28.07.2020-2021 tarihleri arasında, .... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun poliçede yazılı özel şartlar ve genel şartların kapsamı ile sınırlı olduğunu, dava konusu sürekli iş göremezlik tazminatı ile tüm bakım ve tedavi giderleri talepleri çerçevesinde davacılar ile 390.000,00 TL tazminat ödemesi yapılarak sulh olunduğunu, 16.07.2021 tarihinde ödeme yapıldığını, bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalının bakıcı giderlerinden sorumlu tutulması halinde ZMMS kapsamındaki ölüm-sakatlık teminatı dahilinde tek teminat ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusurlu olduğunu, aile içi bakım nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılması ve kaza nedeniyle elde edilen gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
4.30.10.2020 tarihinde, davalı ... nezdinde kasko sigorta poliçesi sigortalı ... plaka sayılı araç ile davacı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı hususu çekişmesizdir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
5.Uyuşmazlık; 30.10.2020 tarihinde meydana gelen kazada: tarafların kusur durumu, davacının kaza nedeni ile uğradığı çalışma gücü kaybı oranı, zararın doğup doğmadığı, davacının bakıcı gideri zararının bulunup bulunmadığı ile çalışma gücü kaybı ve bakıcı gideri zararlarının tutarına ilişkindir. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
6.Kusur oranlarının tespitine yönelik olarak;
a).... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davalı ... nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın taraf olduğu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğu bildirilmiştir.
b)Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda; 30.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasının, .... Mahallesi sınırları içerisinde .... Sokak kavşağında ... Market önünde; yerleşim yeri içinde, bölünmüş, 3 şeritli, 3,3 m şerit genişliği, 12 m yol platform genişliğine sahip, düşey güzergahta eğimsiz, yatay güzergahta düz yol üzerinde meydana geldiği, meydana gelen kazada davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün % 100 asli kusurlu olduğu; ... plakalı sürücü eğitim aracının sürücülüğünü yapan sürücü adayı davacının ve davacı sürücü adayına refakat eden dava dışı usta eğitici ...'in kural ihlali ve ihmali bulunmadığı bildirilmiştir.
7.Çalışma gücü kaybı oranına yönelik; ....'nın 05.10.2022 tarih, .... sayılı raporunda; davacının 30.10.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; kişinin toplam vücut engel oranının % 87 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
8.Kazaya karışan ... plakalı aracın .... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... AŞ. tarafından 28.07.2020-2021 tarihleri arasında sigortalandığı, 30.10.2020 kaza tarihinde geçerli sağlık gideri teminatının 410.000,00.-TL; ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile 28.07.2020-2021 tarihleri arasında davalı ...Ş. tarafından sigortalandığı, bu poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu başlığında « sınırsız » olarak poliçe teminatına dahil edilmiştir.
9.Tazminatın belirlenmesine yönelik;
Mahkememizce alınan aktüerya bilirkişi rapor ve ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacının 30.10.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, ....'nın 05.10.2022 tarihli raporuna göre davacı ...'in; vücut engel oranının %87, bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğunun mütalaa olunduğunu, kusur bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu mütalaa olunduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre; ZMMS poliçesinin “sağlık gideri” teminatı kapsamında davacının 6 aylık bakıcı ihtiyacına istinaden 20.196,00 TL bakıcı gideri hesaplandığı, davacının %87 engel oranına istinaden iş göremezlik zararının 5.767.160,14 TL olduğu, toplam 5.787.356,14 TL zarar hesaplandığı, kaza tarihindeki ZMMS poliçesi “sakatlık-ölüm” teminatı kişi başına 410.000,00.-TL olup teminat limitini aşan kısmın 5.377.356,14 TL olduğu, ZMMS limitini aşan 5.377.356,14.-TL'nin, kasko poliçesi ile sınırsız olarak poliçe teminatına dahil edilen ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında kaldığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
10.Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan zararların ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemlerine ilişkindir.
11.Davacı, davalının zorunlu ve ihtiyarı mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada yaralandığını ve çalışma gücü kaybına uğradığını iddia ederek, sürekli çalışma gücü kaybı ve bakıcı gideri zararlarının tazmini talebinde bulunmuştur. Davacının maddi zararlarının belirlenmesi bakımından öncelikle kusur ve çalışma gücü kaybı oranlarının belirlenmesi gerekmektedir.
12.Kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun belirlenmesi bakımından, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile .... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu; ... plakalı sürücü eğitim aracının sürücülüğünü yapan sürücü adayı davacının ve davacı sürücü adayına refakat eden dava dışı usta eğitici ...'in kural ihlali ve ihmali bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
13....'ın özellikle son içtihatlarında da belirttiği gibi trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır ( ..., 30.11.2020 tarih, ....; ..., 26.10.2020 tarih, ....).
14.Buna göre dosya kapsamında yer alan KTT, ceza dosyası içeriği, ifadeler, mahkememizce alınan rapor ve .... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde yukarıda belirttiğimiz .... son içtihatları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede kazanın oluş şekline göre davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu; ... plakalı sürücü eğitim aracının sürücülüğünü yapan sürücü adayı davacının ve davacı sürücü adayına refakat eden dava dışı usta eğitici ...'in kural ihlali ve ihmali bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
15.“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile bakıcı ve tedavi gideri da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
16.Bu belirleme için de, HMK düzenlemelerinin dikkate alınması gerekmekte olup, 6100 sayılı HMK’nin 266. maddesinde; “(1)Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüsünün alınmasına karar verir ” düzenlemesi yapılmıştır.
17.Bu anlamda maluliyet oranına ilişkin belirlemenin, .... bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yasal düzenleme hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
18.Kaza tarihi 21.03.2014 olup yerleşik ... uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce ...., 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
19.Açıklanan nedenle kaza tarihinde yürürlükte bulanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı tespit edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
20.
Bu kapsamda yukarıda toplanan deliller bölümünde yer verilen ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılmak üzere ....'na müzekkere yazılmış, sözkonusu kurulca 05.10.2022 tarih, .... sayılı raporunda davacının, 30.10.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; kişinin toplam vücut engel oranının % 87 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği değerlendirilmiş, sözkonusu raporun yukarıda yapılan açıklamalarımıza uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
21.Davacı vekili 13/03/2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin kaza tarihinde 25 yaşında ve lise mezunu olduğunu, müvekkilinin meslek edindirme kurslarına katılmış olduğunu ve kuaförlük kalfalık belgesi bulunduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğu varsayımı ile tüm bakiye yaşamı için agisiz ücret üzerinden yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir.
22.Ancak davacı vekili, dava dilekçesi içeriğinde davacının asgari ücretin üzerine geliri olduğunu bir vakıa olarak ileri sürmediği gibi buna yönelik de her hangi bir delil ortaya konulmamıştır. 6100 sayılı HMK’nın 119/1-f maddesine göre; dava dilekçesinde iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, 129/1-e maddesine göre de, cevap dilekçesinde; savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin belirtilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nın 137 ve 140. maddelerinde ise; 119 ve 129. maddelerdeki düzenlemenin aksine, delillerin belirtilmesinden değil, tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapmasından bahsedilmiştir. Buna göre; delillerin dava ve cevap dilekçelerinde belirtilmesi; dilekçelerinde belirtikleri delillerin en geç ön inceleme duruşmasında mahkemeye sunulması, başka bir yerden getirtilecek olması halinde delillerin toplanması için gerekli işlemlerin yapılması gerekir. Yani dava ve cevap dilekçelerinin verilmesinden sonra tarafların iddia ve savunmalarını kanıtlayıcı delil bildirmeleri mümkün değildir.
23.Bu bakımdan davacı vekilinin müvekkilinin sürekli asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabul edilemeyeceği yönündeki iddiasına bu anlamda kabul edilmemiş ve gelirin asgari ücret düzeyinde olduğu ve davacının da ev hanımı olduğu kabul edilmiştir.
24.Bu durumda ise gelirden asgari geçim indirimi yapılması gerekip gerekmediği hususunda değerlendirme yapılması gerekmiştir.
25.7349 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile asgari ücretin yıllık brüt tutarı üzerinden hesaplanan ve çalışanların şahsi ve ailevi durumlarını, bakmakla yükümlü oldukları çocuk sayılarını dikkate alarak ödemeleri gereken gelir vergisinin azaltılmasına imkan tanıyan, ücretlilerin şahsi ve ailevi durumlarını dikkate aldığı için de vergide adaleti tesis etme fonksiyonu ağır basan asgari geçim indirimi müessesesinden vazgeçilerek yerine, ücretli olarak çalışan herkesin ücretleri üzerinden ödeyecekleri gelir vergisi ve damga vergisinden, asgari ücretin net tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisi ve asgari ücretin brüt tutarı üzerinden hesaplanan damga vergisinin mahsup edilmesi imkanı getirildi. Bir başka ifade ile tüm ücretlilerin eşit bir şekilde yararlanmalarına imkan veren gelir vergisi ve damga vergisi istisnası yasalaşırken, diğer taraftan da halihazırdaki gelir vergisi teşviki olan asgari geçim indirimi kaldırılmıştır.
26.7349 Sayılı Kanun düzenlemesi ile birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren AGİ uygulaması kaldırılmış ve yerine tüm ücretlilerin elde ettikleri aylık net ücretleri (... prim kesintisi sonrası kalan ücretin gelir vergisi matrahı) üzerinden ödeyecekleri gelir vergisinden, aylık asgari ücretin net tutarı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinin mahsup edilmesi imkanı ile ücretlerin brüt tutarı üzerinden hesaplanan binde 7,59 oranındaki damga vergisinden de aylık asgari ücretin brüt tutarına isabet eden damga vergisinin mahsup edilmesi imkanı getirilmiştir. Burada özellikle belirtmek gerekir ki ücretlilerin aylık ücretlerinden asgari ücretin aylık tutarı mahsup edildikten sonra gelir vergisi hesaplanmamakta yani matrahtan indirim usulü değil vergiden indirim usulü tercih edildiğinden öncelikle normal ödenmesi gereken gelir vergisi ve damga vergisi hesap edilmekte ve bu tutarlardan asgari ücrete isabet eden gelir vergisi ve damga vergisi tutarları indirilmektedir.
27.Görüldüğü gibi Asgari Geçim İndirimine ilişkin düzenleme çalışan kişilere yönelik bir düzenleme olup bu anlamda ...'ın pasif dönem ve çalışmayan kişiler için (ev hanımı) yerleşmiş içtihatlarının uygulanmasının devam ettirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Zira ... içtihatları gereğince çalışmayanların ve pasif dönemde bir çalışma karşılığı olmayan ücretlerde AGİ’siz asgari ücret uygulamasında olduğu gibi (asgari geçim indiriminin çalışma karşılığı olduğu ve çalışanların ücretinden yapılan gelir vergisi ve damga vergisinden yapılan indirim uygulaması olduğu) somut olayda olduğu gibi bir çalışma karşılığı olmayan ve yalnızca ücretliler bakımından istisna öngörüldüğü anlaşılan davacı gibi çalışma karşılığı olmayan kişilerde ise vergi istisnasından yararlandırılamayacağı kabul edilmelidir.
28.Buna göre pasif devre zarar hesabında, hesaplamaya esas alınan asgari ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu kabul edilmiştir. Bu sebeple de çalışmanın karşılığı olarak aktif hayata katılanlara ödenen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif devre hesabında dikkate alınamayacağı, AGİ'siz asgari ücret dayanağında hesaplama yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Bu kapsamda, mahkememizce alternatifli bir hesaplama yapılması yönünde alınan 28.06.2023 tarihli EK raporda; “fiili çalışmanın karşılığı” olarak hesaplanan sigorta kesintileri ve vergi kesintileri brüt asgari ücret miktarından tenzil edilerek, 2023 yılı pasif dönem tazminat hesabından uygulanacak (AGİ hariç) asgari ücret miktarları tespit edilerek hesaplama yapılmış olup; mahkememizce bu hesaba itibar edilmiştir.
29.Davacının talep etmiş olduğu maddi tazminat türlerinin hesabına yönelik olarak mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; yukarıda yer verilen ve hükme esas alınan .... raporunda; kişinin toplam vücut engel oranının %87 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği bildirilmekle, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre yapılan hesaplamada; ZMMS poliçesinin “sağlık gideri” teminatı kapsamında davacının 6 aylık bakıcı ihtiyacına istinaden bakıcı giderinin 20.196,00 TL; % 87 engel oranına istinaden iş göremezlik zararının 5.767.160,14 TL olmak üzere toplam 5.787.356,14 TL zarar hesaplandığı, kaza tarihindeki ZMMS poliçesi “sakatlık-ölüm” teminatı kişi başına 410.000,00.-TL olup teminat limitini aşan kısmın 5.377.356,14 TL olduğu, ZMMS limitini aşan 5.377.356,14 TL'nin, kasko poliçesi ile « sınırsız » (poliçe içeriğindeki klozlar incelendiğinde her hangi bir sınırlamaya yer verilmemiş) olarak poliçe teminatına dahil edilen ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
30.Davalı ... şirketinin, hesaplanan bakıcı gideri ve sürekli çalışma gücü kaybından sorumluluğunun bulunduğu, davacının dava öncesindeki ödeme başvurusunun tebliğ tarihi dikkate alınmakla 09.08.2021 tarihinde temerrüt koşullarının oluştuğu, davacının yaralanmasına neden olan aracın hususi araç olduğu anlaşılmıştır.
31.Davacının zararın oluşmasında ve artmasında müterafik kusuru bulunmadığı anlaşıldığından hüküm altına alınan tazminat tutarlarından herhangi bir indirim yapılmamıştır.
32.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak davacının davasını kısmen kabulüne dair aşağıdaki biçimde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM
1.Davanın KISMEN KABULÜNE,
2.Bakıcı gideri zararı olarak 20.196,00.-TL, sürekli çalışma gücü kaybı olarak 5.357.160,14.-TL olmak üzere toplam 5.377.356,14.-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 09.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 367.327,20.-TL harçtan peşin ve tamamlama harcı ile alınan 19.545,93.-TL harcın mahsubu ile bakiye 347.781,27.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
4.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcı, vekalet harcı toplamı 19.613,73.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 233,00.-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 2.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.233,00.-TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 2.098,31.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin red/kabul oranına göre 79,62 TL'sinin davacıdan, 1.240,38 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
8.Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 353.547,12.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9.Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T. 3, 13/3 maddeleri gereğince 53.774,26.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 23/11/2023 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/11/2023 Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"