Esas No
E. 2023/11385
Karar No
K. 2024/13163
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11385 E.  ,  2024/13163 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1195 E., 2023/2247 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 47. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/180 E., 2023/16 K.

Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tarım ve Orman Bakanlığı Ankara Bölge Müdürlüğü Ilgaz İşletme Müdürlüğü tarafından 29.04.2013 tarihinde yapılan açık artırmalı dikili ağaç ihalesinde şefliğe ait 64 nolu bölmedeki dikili ağaçların ...'ya ihale edildiğini, ihale sonrası yer teslimi sonrasında ... ...'in kesim işçisi olarak çalışmaya başladığını, 20.06.2013 tarihinde üzerine ağaç devrilmesi sonucu vefat ettiğini, ceza yargılamasında ... ve ...'nın cezalandırılmasına karar verildiğini ve dosyanın temyiz için Yargıtay'da olduğunu, ...'nün kendi sorumluluğunda olan işi alt işveren olarak ...'ya ihale etmiş olması sebebiyle kusurlu olduğunu belirterek, eş ... için şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 150.000 TL manevi tazminatın, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000 TL olmak üzere toplam 150.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, olay üzerinden geçen süre nedeniyle zaman aşımının gerçekleştiğini, bir başkasının kestiği ağacın kazaya sebep olduğu kesin olmadığı gibi Ceza yargısının kararının da kesinleşmediğini, olayın müteveffanın kendi kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkilinin kesim alanının kontrol ve denetimi için Orman Mühendisi ... ile anlaştığını ve sözleşme imzaladığını, iş güvenliği uzmanı ...'nun işçilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verdiğini, dolayısıyla müvekkilinin kusurunun olmadığını, müteveffanın işveren direktifi dışında mesai saatinden önce çalışma yaptığını, birbirlerine yakın kesim söz konusu olsa dahi bu durumun müteveffanın kusurundan kaynaklandığını, işçinin belinde kırık olduğunu işverenden gizlediğini, iş sahasının yetkilisinin ve sorumlusunun iş sahibi niteliğinde ...'a ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve yetki itirazlarını tekrar ettiklerini, dava konusu kazayla ilgili olarak dikili satış ihalesi sonucunda iş yaptırılan firma ile idare arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, ... Orman Ürünleri (...) nın üretim işini dikili satış olarak Ilgaz İşletme Müdürlüğünden 29.05.2013 tarihli muhasebe fişi ile satışını yaptırdığını, 29.04.2013 tarihinde açık arttırmalı dikili ağaç şartnamesini imzaladığını, söz konusu Orman Ürünleri şirketinin işveren sıfatıyla ... 'in ve ...'nin işe giriş bildirgelerini SGK'ya verdiğini, İdarede puantaj kaydı vs. tutulmamakta olup İdarenin işveren sıfatının bulunmadığını, ifadelerden işçilere eğitim verildiğinin anlaşıldığını, kesim alanının denetim ve kontrolünün orman mühendisi ...'na yaptırıldığını, ancak ... ve bazı işçilerin havayı bahane edip koruyucularını kullanmadıklarını, ayrıca müteveffanın daha önceden belinin kırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE,

2.Davalı ... yönünden açılan maddi tazminat talepli davanın kabulü ile,

a)365.347,55 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine,

3.Davalı ... yönünden açılan manevi tazminat talepli davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,

a)Davacı ... için 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

b)Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

c)Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

d)Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.06.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davalı ... vekili ile davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1) b)1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar vermiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ile diğer davalı ... arasında alt-üst işverenlik ilişkisinin açık şekilde bulunduğunu, bilirkişi raporlarında ve mahkemenin gerekçeli kararında bu durumun aksini ispatlayacak hiçbir hukuki gerekçe ortaya konulamadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarları çok yüksek miktarlar olmamasına rağmen bu tazminat taleplerinden daha düşük bir miktara hükmedilmesinin hakkaniyete ve manevi tazminattan beklenen tatmin duygusuna aykırılık teşkil ettiğini, davalılar aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tefarruatlarını kusur raporuna itirazlarında da anlattıkları üzere ... ile birlikte çalışan ...’nin ifadelerinde müteveffanın kendi kestiği ağacın altında kaldığını, mahkemece kusura ilişkin yaptıkları itirazlar karşılanmadan hazırlanan raporlara itibar edilerek hüküm kurulduğunu, hesap bilirkişisi raporunun da hatalı olduğunu, dava konusu olan tazminatın hesaplanmasında emsal ücretin değil kaza tarihindeki asgari ücretin ve yine bu asgari ücretin yıllara göre artışı oranında hesaplama yapılması gerektiğini, hesap bilirkişi raporunda yapılan fazla hesaplamalar sonucunda davacı tarafın sebepsiz zenginleşeceğinin açıkça ortada olduğunu, bu hususlara ilişkin yapılan itirazlarla yeni bilirkişi raporu alınmasına ilişkin talep ve itirazlarının reddolunduğunu, bilirkişi raporuna göre karar verilmesi ve müvekkiline %70 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
B. 1.Davacılar vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, davacılar vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B. 2.Davacı eş için hükmedilen maddi tazminatlara ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... vekilinin tüm, davacıların vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1. maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.

Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan alacak kalemleri yönünden davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.

3.Somut olayda da, aynı dava sebebine dayalı olarak, her bir davacı yönünden reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti yerine, davada ... yönünden husumetten red kararı verildiği bu nedenle tüm alacaklar yönünden ... lehine tek vekalet ücretine, diğer davalı ... yönünden ise manevi tazminatlar yönünden aynı sebeple ret kararı verildiğinden tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.

4.Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, davalı ... lehine avukatlık ücretinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

5.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davacı eş için hükmedilen maddi tazminatlara ve diğer temyiz itirazları yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.Ankara 47.İş Mahkemesi'nin 12.01.2023 tarihli, 2021/180 Esas ve 2023/16 Karar sayılı ilamında, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin tespit edildiği hükmün 5. , 7. , 8. , 10. , 11. , 13. , 14. , 16. ve 17. bendinin tamamen silinerek yerine; " 5.Davalı ... vekili için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, " ve, "7.Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen toplam manevi tazminat yönünden 9.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine," sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ...'ya yükletilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog