40. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2021/1492
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:28/06/2021
NUMARASI:2020/87 (E) - 2021/499 (K)
DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araç ile seyir halinde iken karşı yönden gelen ve müvekkilinin şeridine giren davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki... plakalı motosikletin müvekkiline ait araca çarpması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin aracında maddi hasar oluştuğunu, 04/09/2019 tarihli rapor ile KDV dahil 3.021,62 Euro hasar tespit edildiğini, davalının 219 Euro tutarında kısmi ödemede bulunduğunu, bakiye hasar miktarının 2.802,62 Euro olduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, bakiye hasar bedeli olan 2.802,62 Euro tutarındaki maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 09/01/2020 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki ...Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 905,37 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yetersiz, gerekçesiz ve denetime elverişsiz bilirkişi kök ve ek rapora dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hasarın telafisi için gerekli yedek parçaların nitelikleri gereği tamir edilemez durumda olduğunu, araç tamiri Almanya'da yapılacağından Almanya araç servis hizmetlerindeki usul ve rayicin dikkate alınarak hasar tespiti yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmeden dosyanın Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderilmemesinin hatalı olduğunu, davalıdan tahsiline karar verilen tazminat tutarı hakkında faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, hükme esas alınan hasar tazminatına ilişkin kök ve ek bilirkişi raporunda malzeme ve işçiliklerin yer aldığı listenin araştırılıp incelenerek, aracın hasarlı fotoğraflarına bakılarak hasar görmüş olan parçaların onarımının uygun olduğu, ekspertiz raporunun uygun bulunduğu belirtilerek meydana gelen hasarın araç Türkiye'de onarım görecekse 1.350 TL (+KDV) işçilik bedeli, yurtdışında onarım görecekse 1.124,37 Euro (+KDV) işçilik bedeli olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Hasar bedeline yönelik bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a maddesinde"Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle davacı vekili dava dilekçesinde faiz de talep etmiş olduğundan, kabul edilen Euro cinsinden tazminat için 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanması gerekmektedir.
A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre:1-Davanın kısmen kabulü ile 905,37 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 408,69 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 315,89 TL'nin mahsubu ile bakiye 92,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 315,89 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 62,20 TL ilk masraf, 117,40 TL posta masrafı, 1.800 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.979,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%32,30 kabul) 639,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,6-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320 TL'nin %32,30 kabul oranı üzerinden hesaplanan 426,36 TL'sinin davalıdan, 893,64 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 69,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/01/2025