21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/2303
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI: 2019/222 Esas - 2021/589 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;13/06/2018 tarihinde, müvekkiline ticari kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı araca, davalının trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada sigortalı aracın hasar gördüğünü, kaza nedeniyle müvekkili tarafından ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 14.875,85-TL tazminat ödendiğini, ödenen meblağın davalıdan rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça , cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacı tarafa sigortalı aracın kaza sırasında park halinde olduğu, böylece kazanın oluşuna etkisinin bulunmadığı, davalı tarafa trafik sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza sonucu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın kazanın oluşumuyla uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, toplam hasar tutarının KDV dahil 14.875,85-TL olduğunun anlaşıldığı, dava dışı ... İnş Gıd. San Tic Ltd Şti ile davacı arasında ... plaka sayılı araç için Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden ... numaralı poliçenin tanzim edildiği, poliçenin 21/12/2017- 21/12/2018 tarihleri arasında cari olduğu ve araç bedelini temin ettiği, davacı sigorta şirketince 03/09/2018 tarihinde 12.606,65-TL ve 01/10/2018 tarihinde 2269,20-TL'nin sigortalısına ödendiği, böylece dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da halefiyet ilkesi gereğince iş bu hasara istinaden sigortalısına ödediği bedelin davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili isteyebileceği '' gerekçesiyle,1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a.İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Es sayılı takibine vaki itirazın asıl alacak yönünden İPTALİNE; takibin bu asıl alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA b.İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Es sayılı takibine vaki itirazın asıl alacak yönünden İPTALİNE; takibin bu asıl alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA
2.Davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen bedeller baz alınarak takdiren %20 üzerinden hesaplanan 2.975,17- TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İcra inkar tazminatının mükerrer olmamak kaydıyla dosyalardan birinden infazına 3. Takip öncesi işletilen 1.070,74-TL değerindeki fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebi likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına eksik ödeme yaptığını, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirket aleyhine eksik ödeme yapıldığı iddiası ile tahkime başvurulduğunu, Uyuşmazlık hakem heyetinin kesin kararı üzerine yapılan icra takibi nedeni ile müvekkili tarafından davacının dava dışı sigortalısına 898,50-TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 2.745,84-TL ödeme yapıldığını, ödenen bu bedelin hesaplanan tazminat tutarından mahsubu gerektiğini, yargılama giderlerinin müvekkili şirkete yüklenilmesi ve vekil ile temsil edilmesine rağmen müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hesaplamada KDV'nin dahil edilmesinin ve iskontosuz hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, kusuru da kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmasına rağmen bu husus göz önünde bulundurulmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan 18/09/2020 tarihli bilirkişi raporundaki kusur tespitinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı içeriği ve somut olayın özellileri ile uyumlu olması nedeniyle yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıya trafik sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; ZMMS poliçesinde maddi hasarlarda araç başına teminat limiti 33.000-TL olup bu limitin aşılmamış olmasına; dairemizce de benimsenen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince hasar hesaplamalarında KDV'nin dahil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; davacı tarafından eksper raporu doğrultusunda aracın onarımını yapan ... Oto şirketine 03.09.2018 tarihinde iskontolu hasar ve işçilik ödemesi olarak 12.606,65-TL ve 01.10.2018 tarihinde KDV ödemesi olarak 2.269,20-TL ödeme yapılmış olup; davacının dava dışı sigortalısı ...Ltd Şti tarafından davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 04.02.2019 tarih, 2018/E.69128, K-2019/8144 kararı ile ... Sigorta AŞ tarafından ... şirketine ödenmesine karar verilen ve ... Sigorta AŞ tarafından icra yolu ile ... şirketine ödendiği anlaşılan 898,50-TL'nin davacıya kasko sigortalı aracın hasar ve işçilik bedeline uygulanan iskontoya ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre, bu bedelin davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye rücu ettiği miktardan tenzilinin mümkün bulunmamasına; başka bir deyişle davalı ... Sigorta AŞ zaten hasar bedelinin iskontosuz tutarı ile sorumlu olduğundan, zarar gören aracın dava dışı malikine ödediği iskonto tutarının, davacı kasko sigortacısının sigortalısına ödeyip rücu ettiği tutardan mahsubunu isteyemeyecek olmasına göre; davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
2.Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/20850 Esas, 2017/7128 Karar sayılı ilamı) 3-Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Bu halde, davalı taraf lehine AAÜT'nin 13/2 maddesine göre 1.070,74-TL red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yerel mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Bundan ayrı yargılama giderlerinin davanın kabul-red oranına göre belirlenmesi gerekirken, davacı tarafın tüm yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
4.Davaya konu icra takiplerinde, takip tutarına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi suretiyle takip yapılmış olup, kazaya neden olan ... plakalı kusurlu aracın dosya kapsamında mübrez araç ruhsat kaydı ve poliçe örneğine göre kullanım amacı '' yolcu nakli- hususi'' olan otomobil olduğundan, takip tarihinden itibaren işletilecek faizin yasal faiz olması gerekirken, avans faizi olması da doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kabulüne, ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılıp, yanılgılı hususlar düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.