2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2024/11699 E. , 2024/17656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli hükümleri ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'un temyiz isteminin sadece hırsızlık suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
2.Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, katılanın ikametine suça konu eşyaları çalmak için girmesi şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 116/1 ve 119/1-c. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, mahkûmiyet hükmünün verildiği 14.06.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
3.Sanık ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, sanıkların suça konu eşyaları sattıkları kişiyi söyleyip soruşturma aşamasında bu eşyalardan bilgisayarın iadesini sağladığı ancak söz konusu bilgisayarı satın alan 3. kişinin zararının giderildiğine ya da sanığın satın alandan elde ettiği paranın kazanç müsaderesine konu edildiğine dair bir bilgi, belge veya beyan dosya içerisinde bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, kovuşturma aşamasında sanıklara zararı ödemesi için süre verildiği ve katılanın karar celsesinde zararının kısmen ödendiğine ve kısmi iade nedeniyle indirim yapılmasına rıza gösterdiğine dair beyanda bulunduğu, mahkemece de zararın yargılama aşamasında giderildiği kabul edildiği ve indirim oranı da 1/2 olarak uygulandığı hâlde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesi yerine sehven aynı Kanun'un 168/1. maddesi olarak gösterilmesi bozma nedeni yapılmayarak Tebliğname'de yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.