10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;28.04.2022 tarihinde, sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile seyir halinde iken, U dönüşü yasak olduğu halde U dönüşü yapmak isteyen müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı bulunan -----plakalı aracın çarpması sonucu çift taraflı meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 11.401,52 TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 18.08.2022 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine (Yüksek Mahkemenin (---- HD. 30.9.2004 T. ---- kararlarında da belirttiği gibi bu hususu «... ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması -yani vadesinin gelmesi- yeterlidir...» şeklinde ifade ettiği, (-----. HD. 01.04.2015 T. ----yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Rücu şartlarının oluşmadığını, davacı taraf, her ne kadar dava dışı sürücünün olay yerini terk olarak gösterse de sayın mahkemenin dosyasına sunulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere olay yerini terk sebebi yer almadığını, kaza tespit tutanağında dava dışı sürücünün 2918 sayılı KTK da yer alan sürücü kural ihlallerinden 47/1-c (trafik işaret ve levhalarına uymamak) kuralını ihlal ettiği öne sürüldüğünü, kaza tespit tutanağında yer alan gerekçe ile rücu şartları oluşmadığını, davacı tarafın sürücüye yönelik kast veya ağır kusur izafe edilebilecek her hangi bir delili dava dilekçesi ile birlikte ibraz etmediğini, sonuç itibari ile basit yargılama usulünün tatbik edildiği işbu dava türünde davacı vekili dava dilekçesi ve ekinde davalının maliki olduğu aracın kaza anındaki sürücüsünün olay yerini terk olgusundan başkaca bir rucü sebebine dayanmadığı ve bu yönüyle her hangi bir delil sunmadığının anlaşıldığını, davacı yanın dayandığı genel şart, bedeni hasara neden olan trafik kazalarına ilişkin olup, yalnızca maddi hasarın ortaya çıktığı eldeki uyuşmazlık bakımından uygulanma imkanı bulunmadığını, haksız ikame edilen davanın reddi gerektiğini beyan ile, sayın mahkemece re'sen gözetilecek sebepler ile; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini ve ---. İcra Dairesinin -----sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin dahi davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR:
Bilirkişi raporunda özetle; "KUSUR YÖNÜNDEN: Dava konusu araç sürücüsü----plaka sayılı ---- marka/tip, ---- model) dava dışı ----- kusursuz olduğu,
Davalı tarafın maliki olduğu Araç Sürücüsünün (----- plaka sayılı araç sürücüsü-Kolluk Görevlilerince olay yeri terk olarak işaretlenen sürücü ) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Kolluk Görevlileri tarafından imzalanan ---- Kaza Sıra Nolu ve 28/04/2022 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında (Kolluk Görevlileri tarafından ----- plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 47/1-c maddesini ihlal ettiği belirtilmiş olup, diğer araç sürücüsü için herhangi bir kural ihlali belirtilmemiştir) tespit edilen kusur durumunun tarafımca tespit edilen kusur durumu ile UYUMLU olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: 28/04/2022 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanaklarındaki tespitler, olay yeri hasar fotoğrafları ile ----- plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında: Dava konusu ---- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunmadığı hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 28/04/2022 tarihli kazaya ait yetkili servis ve SBM-TRAMER hasar kaydı oluşturduğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir) (*Yargıtay-----Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve -----sayılı kararı) KTK.m.90'da yer alan "trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen" hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ---- plaka sayılı ----- marka/tip, ----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararlan doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ite dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle "ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle"; serbest piyasa koşullarında 13.500,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; (13.500,00 TL Değer Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 13.500,00 TL olabileceği, Davacı sigorta şirketine hitaben hazırlanmış Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan Ek-1 Değer Kaybı Hesaplaması maddesine göre hesaplama yapıldığı ve DEĞER KAYBI tutarının 11.153,99 TL hesaplandığının anlaşıldığı, (Söz konusu hesaplama yöntemi Yargıtay İçtihatları ve Anayasa Mahkemesi İptal kararına aykırı olup, nihai karar elbette Sayın Mahkemededir) SİGORTA YÖNÜNDEN: T. C. -----. İcra Müdürlüğü-----Esas sayılı icra dosyasından 16.11.2022 tarihinde, davacı - alacaklı ----- tarafından dosya borçlusu ----ve ------ aleyhine olarak, icra takibinde, dosya borçluları tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 11.1453,99 TL. asıl alacak 247,53 TL. işlemiş yasal faiz olmak üzere toplanı 11.401.52 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayalı açılan, sigorta şirketinin zarar gören sigortalısına yaptığı ödemeyi rücuen 3. Kişi davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Davacı, dava dilekçesinde ve mahkememiz yargılaması devamında beyanları kapsamında kazanın maddi hasarlı olduğu ve davalı şirketin işletini olan aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden bahisle ZMSS genel şartları madde B.4/f uyarınca davacının rücu isteminde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.Davacı ----- plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve bu esasa dayalı olarak işletene yönelik dava ikame edildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda meydana gelen kazada davalıya atfedilen kusur maddi hasarlı kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağı ile anlaşıldığı üzere U dönüşünün yasak olduğu trafik işaret levhasına rağmen kural ihlali ( KTK 47/1-c) yapılmış olmasıdır.
Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ------- karar sayılı ilamında; " Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olması rücu sebebi olarak düzenlemiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde." sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir. İstisna olarak gösterilen sebepler sınırlı olarak gösterilmemiş, ileri sürülen sebeplerin zorunlu hal sayılıp sayılmayacağı olayın oluş şekli, ayrılma sebebi, sürücünün veya sigortalının ayrılmadan sonraki tutum ve davranışları çerçevesinde zorunlu hal olup olmadığı hakim tarafından değerlendirilecektir." şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmüştür. Getirtilen ----.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasında davacı tarafça davalı hakkında başlatılan takipte davalıya ödeme emrinin tebliği ile süresinde takibe itiraz edildiği mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. ----. İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklı ---. vekili tarafından borçlu .... --- Şirketi aleyhine 28/04/2022 tarihinde şirketin sahibi olduğu araçla kusurlu olarak dava dışı araca araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğinden dolayı toplam 11.401,52 TL için ilamsız takipte bulunulduğu, borçlunun süresinde borca itiraz ettikleri ve takibin durduğu davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığı, mahkememizce bilirkişi raporu tanzim ettirilerek kusur ve zararın tespit edildiği hususları hep bir arada değerlendirilerek 28/01/2025 tarihli denetime açık hükme esas alınabilecek şekilde hazırlanmış bilirkişi raporundaki tespitler nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
28/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı davalı yanın ileri sürdüğü itirazlar incelendiğinde itirazların merkezinde rücu şartlarının mevcut olmadığına ilişkin savunmalar olduğu, söz konusu rücu şartlarının mevcut olup olmadığı bilirkişi incelemesine esas bir durum olmadığı, rücu şartlarının mevcut olup olmadığının değerlendirmesinin mahkememiz görev alanında bulunduğu, bu nedenle yeniden rapor alınmasının dosyaya her herhangi bir katkı sağlamayacağı değerlendirmeleri ile yeniden rapor alma yoluna gidilmemiş olup benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde söz konusu rucü şartları değerlendirilerek sonuca gidilmiştir.
Alacağın likit olması- konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayımızda trafik kazası olayından kaynaklı oluşan zararın kusur durumu ile birlikte davalı tarafından belirlenebilmesi mümkün olmadığından, böylece borçlunun borçunu yalnız başına tahkik ve tayin etmesi beklenemeyeceğinden ayrıca takibe itiraz dilekçesindeki hususlar nazara alınarak davalı aleyhine yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
1.Davanın KABULÜNE; davalı tarafından----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,
2.İcra İnkar tazminatına ilişkin talebin alacak likit bulunmadığından reddine,
3.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 778,83 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 351,23 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.401,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL ile 12.389,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 13.244,20 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7.Arabuluculuk ücreti 2.080,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK.
333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.