Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, T. 10.04.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar Tarihi
10.04.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Adi Ortaklığın Tasfiyesi - Cezai Şart
DAVA TARİHİ: 08/06/2022
KARAR TARİHİ: 10/04/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan adi ortaklığın tasfiyesi - cezai şart davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalılar arasında .....tarihinde, Trabzon Fatih Devlet Hastanesi'nin .....yıllarında yapılacak olan, 36 Aylık Malzemeli Yemek Hazırlama Servis ve dağıtım hizmetine ilişkin iş ortaklığı sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ile akdedilen işbu sözleşme gereği hizmet işi için idareyle yapılan sözleşme giderlerinin eşit olarak karşılanacağı, demirbaş malzemelerinin eşit şekilde alınacağı, aylık ve yıllık periyotlarda görülecek kar-zararın ortaklarca eşit karşılanacağı, bu iş nedeniyle doğacak tüm işçilik alacakları ve yargılama giderlerinin ortak karşılanacağı, işbu hizmet işi nedeniyle tüm sorumluluğun ortaklara ait olacağı, iş ortaklığının bitirilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağlanmadan taraflardan birinin iş ortaklığını devam ettirmemesi durumunda o ortağın sözleşme giderleri, demirbaş ve kati teminat için vermiş olduğu masrafları geri alamayacağı ve iş ortaklığından cayan tarafın 675.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığını; söz konusu sözleşmenin tarafı olan davalıların, .....tarihinde işbu iş ortaklığı sözleşmesini feshettiğini, akit tarihinden fesih tarihine kadar sözleşmeden doğan edimlerini de hiçbir şekilde ifa etmemeleri sebebiyle müvekkili şirketi ciddi anlamda zarara uğrattıklarını, davalıların sözleşme konusu hizmetin ifası noktasında hiçbir katkısı ve ediminin olmadığını, bu hususta; davalılara da tebliğ edilen, söz konusu zararların müvekkili şirkete ödenmesine ilişkin, Diyarbakır .....Noterliği'nin .....tarih .....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtaratta bulunulduğunu, Derik Noterliği'nin .....tarih ve .....yevmiye numaralı ve Diyarbakır .....Noterliği'nin .....tarih ve .....yevmiye numaralı ihtarnameleri ile verilen cevaba istinaden söz konusu bilgi ve belgelerin davalılarca denetime elverişli bir şekilde mali müşavirleri aracılığı ile incelenmek üzere Urfa Yolu .....işletmesinin altında bulunan müvekkili şirket merkezinde .....günü saat .....'da hazır olunması ve davete icap edilmesi istenildiğini, davalılarla mutabakata varabilmek adına bir çok görüşme yapıldığını, ancak iş ortaklığının uğramış olduğu zarara ilişkin paylarına düşen bedeli ödemekten davalılarca imtina edildiğini; davalıların, .....tarihinden itibaren kendilerini temsilen yetkili .....sorumluluğunda projeyi devam ettirmeyi tercih ettiğini, ancak işin yüklenilmesi nedeni ile zarara uğranıldığı gerçeğinin davalılarca kabul edilmediği gibi bu durumun aksini ispat için projeyi yüklendikleri .....tarihinden projeyi terk ettikleri .....tarihine kadar yürütülen iş nedeniyle zarar edildiğinin davalılarca da tecrübe edildiğini, davalılarca işin takip edildiği süre boyunca mal alımları için ...... Şirketi'ne fatura kestirdiğini ancak bu fatura bedellerini ödemediğinin de mal tedarikçileri tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafça Diyarbakır .....Noterliği'nin .....tarih ve .....yevmiye numaralı ihtarı ile davalılara ...... Şti.'ne fatura ettirilen mal bedellerinin bir an önce ödenmesi gerektiği, bu fatura bedellerinin müvekkili şirket tarafından ödenmesi halinde uğranılan zararlara ilişkin paylarına düşen 453.318,75 TL zararın ve sözleşmeyi fethetmeleri sebebiyle, sözleşme gereği 675.000,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 1.128.318,75 TL'nin, bahse konu ...... Şti.'ne fatura edilen bedellerin davalılarca ödenmesi halinde ise uğranılan zararlara ilişkin paylarına düşen 117.488,87 TL zararın ve sözleşme gereği 675.000,00 TL cezai şart olmak üzere top 117.488,87 TL'nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 9 gün içerisinde müvekkiline ait banka hesabına yatırılmasını, aksi halde sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava açılacağını, yargılama giderleri, harç, faiz ve vekalet ücretinin kendilerine yükletileceğini, 2020 yılı -Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları açısından uğranılan zararlar açısından son kez ihtaren bildirim yapıldığını, Bahse konu ihtarnamenin davalılardan .....Ltd. Şti.'ne .....tarihinde, diğer davalı .....ise .....tarihinde tebliğ edildiğini, defaatle girişimler ve ihtaratlarda bulunulmasına rağmen davalılarca bugüne dek herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla; taraflar arasında akdedilen iş ortaklığı sözleşmesinin akit tarihinden fesih tarihine kadar olan süre zarfında davalıların edimlerini ifa etmemeleri nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlar için 50.000,00 TL ve taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen CEZAİ ŞART için 675.000,00 TL olmak üzere toplam 725.000 TL alacağın davalı borçluların temerrüde düşürüldükleri tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, İİK.

257.maddedeki şartların gerçekleştiği ve açılan davada amacın müvekkilin para alacağını teminat altına almak olduğu dikkate alınarak, alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak nitelik taşıdığı gözetilerek ve bu aşamada yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu da göz önünde bulundurularak davalılar adına kayıtlı taşınmaz ve taşınırlar üzerine 725.000 TL ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılara usulüne uygun tebligat gönderildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRME

Dava, adi ortaklıktan kaynaklı alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.

Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında taraflarca gösterilen ve toplanan delillerden, davacı vekilinin dava dilekçesi ile sözlü beyanlarına, davalılar vekillerinin sözlü beyanlarına, müzekkere cevaplarına ve tüm dosya kapsamına göre;

Taraflar arasındaki ihtilafın, taraflar arasında .....tarihinde iş ortaklığı sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, sözleşmenin feshedilip edilmediği, buna bağlı davacının cayma bedeli talep hakkı olup olmadığı, adi ortaklığın tasfiye şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise tasfiye payları miktarı, bu suretle talep edilebilecek alacak miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca; davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davaya konu Trabzon Fatih Devlet Hastanesinin 2018,2019,2020 Yıllarında Yapılacak Olan 36 Aylık Malzemeli Yemek Hazırlama Servis ve Dağıtım Hizmetine İlişkin İş Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında taraf defterlerinde yapılan harcamalara dair ödeme kaydı bulunup bulunmadığı, varsa dayanak belgesinin belirtilmesi, dosyanın ve taraf ticari defterlerinin incelenerek tarafların talep ve beyanları, dosya kapsamı ve özellikle .....tarihinden .....tarihleri arasındaki dönemde varsa yapılan harcamalar belirtilip değerlendirilerek taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, taraflarca ödenmiş olan veya ödenmemiş olan bedellerin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; "Mevcut bilgi ve belgelere göre net bir kanaate varmak mümkün olmamakla birlikte , söz konusu iş için kesilen tüm fatura bedelleri kdv dahil ( 7.526.378,56 ) Davacı .....Şti hesabına yattığı 2018-2019 ve .....-.....tarihine kadar yapılan gider ve harcamalar Davacı tarafından ödendiği , .....-.....tarihleri arasında işi idaresinin davalı tarafın üstlendiği bu tarihler arasında yapılan gider ve harcamaların davalılar tarafından defter ve belge sunulmadığından bilinmemesi davacının bu dönemler için dosyaya sunduğu çek ve kredi kartı slipleri hesaplandığında 380.348,43.-TL ödemelerin bulunmasının yanı sıra işçilik giderlerinin de davacı tarafından ödendiği ve bu dönemlere ait tahsilatlarında davacı tarafın hesabına yattığı, Davacı ve Davalı arasında yapılan iş sözleşmesine göre kar ve zarar ortaklığı olduğu , olası zararların aylık veya belirli periyotlara göre görüleceğine değinilmiş olsa da hesaplamanın hangi zaman aralığında yapılacağı net olmamasından dolayı hesaplamaların yıllık olarak yapıldığı, 2018 yılı toplam gelirin 2.533.039,11.-TL olduğu toplam giderlerin 3.045.135,71.-TL olduğu tespit edildiği, 2018 yılı zararının 512.096,60.-TL olduğu ve ortaklık oranına göre %50 davacı ve %50 davalı tarafından karşılanması gerektiği. 2019 yılı toplam gelirin 2.785.111,40.-TL olduğu toplam giderlerin 3.614.825,90 olduğu tespit edilmiş olup 2019 yılı zararının 829.714,50.-TL olduğu ve ortaklık oranına göre %50 davacı ve %50 davalı tarafından karşılanması gerektiği. 2020 yılı için iki farklı hesaplama yapılmıştır. Hesaplama 1: 2020 yılı toplam gelirin 2.208.228,05.-TL olduğu toplam giderlerin 3.483.070,50.-TL olduğu tespit edilmiş olup 2020 yılı zararının 1.274.842,45.-TL olduğu ve ortaklık oranına göre %50 davacı ve %50 davalı tarafından karşılanması gerektiği.

Hesaplama 2: 2020 yılı toplam gelirin 2.208.228,05.-TL olduğu toplam giderlerin (1.380.077,11 TL Sgk) + (380.348,43 TL davalıların işi üstlendikleri süre sonunda davacı tarafından ödenen ) + (921.860,12.-TL davacı .....Şti tarafından 2020 yılı mal alımlarına ödenen ) = 2.682.285,66.-TL olup 2020 yılı zararırın 474.057.61.-TL olduğu ve ortaklık oranına göre %50 davacı ve %50 davalı tarafından karşılanması gerektiği.

Dava dosyasında tarafların 2018 yılı için hesap mutabakatına vardığı (Davacı .....Şti Diyarbakır ...... Noterliği .....ve .....yevmiye nolu ihtarneme , Davalı .....Diyarbakır .....Noterliği .....tarih ve .....nolu ihtarneme ve Davalı .....Şti .....tarih ve .....yevmiye nolu ihtarnemesi ) ve varılan bu tutarın davalılar tarafından hesaplama yapılmadan ödendiği bildirilmiş olup davacı tarafından hesaplanan zarar tutarı hakkında ve davalı tarafından davacıya ödenen tutarın belirtilmemesinden dolayı hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği görüş ve kanaati hasıl olmuştur. (Kanaat 1) 2019-2020 yıllarında yapılan işlerin toplam zararı (829.714,50 + 1.274.842,45) = 2.104.556,95.-TL olmakla birlikte bu zarın mevcut duruma göre davacı tarafın 1.052.278,47 TL davalı tarafından 1.052.278,47.-TL olarak karşılamaları gerektiği yapılan hesaplama 1'e göre; 800.784,84 TL'nin davalılar tarafından karşılandığı hesaplanmış olup davacı tarafından fazladan ödenen 251.493,63.-TL'nin davalılar tarafından davacı .....Şti'ne ödemesi gerektiği, (Kanaat 2) 2019-2020 yıllarında yapılan işlerin toplam zararı 1.303.772,11.- TL olmakla birlikte bu zarın mevcut duruma göre davacı tarafın 651.886,05 TL davalı tarafından 651.886,05.-TL olarak karşılamaları gerektiği yapılan hesaplama 2'e göre davacı tarafından fazladan ödenen 651.886,05.-TL' nin davalılar tarafından davacı .....Ltd Şti'ne ödemesi gerektiği" şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür.

Mahkememizin .....tarihli ara kararının 1 no'lu bendi uyarınca, davalının yerleşim yeri olan Derik Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak; Davalı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davaya konu Trabzon Fatih Devlet Hastanesinin 2018,2019,2020 Yıllarında Yapılacak Olan 36 Aylık Malzemeli Yemek Hazırlama Servis ve Dağıtım Hizmetine İlişkin İş Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında taraf defterlerinde yapılan harcamalara dair ödeme kaydı bulunup bulunmadığı, varsa dayanak belgesinin belirtilmesi, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığının dolayısı ile delil niteliğine haiz olup olmadığının tespiti, davaya konu faturanın/faturaların ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının kayıtlı ise kayıt tarihinin tespiti ve dosyada daha önce alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek ve karşılaştırılmak suretiyle; faturaya/faturalara istinaden ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının varsa ödeme miktarı ve ödeme tarihinin bildirilmesi var ise dayanak belgenin ibrazı, dosyanın ve taraf ticari defterlerinin incelenerek tarafların talep ve beyanları, dosya kapsamı ve özellikle .....tarihinden .....tarihleri arasındaki dönemde varsa yapılan harcamalar belirtilip değerlendirilerek taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, taraflarca ödenmiş olan veya ödenmemiş olan bedellerin tespiti, ayrıca dosyada daha önce alınan bilirkişi raporu da karşılaştırılmak üzere bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.

Derik Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yoluyla aldırılan .....bilirkişi raporunda sonuç olarak; "Davalı dosyası üzerinde yapılan incelemelerde; davacı ...... GİDA TAAHH. TİC. VE SAN. LTD.ŞTİ ve TRABZON FATİH DEVLET HASTANESİ ile ilgili herhangi bir fatura, tahsilat makbuzu, ödeme, tahsilat vb. tevsik edici belge, hesap hareketine rastlanılmadığı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.

Mahkememizin .....tarihli ara kararının .....nolu bendi uyarınca, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler, mahkememize sunulan .....tarihli ve .....tarihli bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle taraflar arasında imzalanan .....tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin geçerlilik durumu, buna bağlı olarak davacının cayma bedeli, talep hakkı ve miktarının tespiti ile adi ortaklığın tasfiye durumu ve tasfiye payının tespiti amacıyla dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ve borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiştir.

Ankara .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla aldırılan .....bilirkişi raporunda sonuç olarak; "Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, adi ortaklıkta mahkemeye başvurulmadan tek yanlı fesih hakkının ancak sözleşme ile saklı tutulduğu durumlarda kullanılabileceği, dava konusu İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin böyle bir hakkı saklı tutmadığı, dolayısıyla, söz konusu sözleşmenin .....tarihinde feshedildiğine ilişkin kabule itibar edilemeyeceği, sözleşmede belirtilen cayma tazminatının sözleşmenin feshine getirilebilecek bir cezai şart olarak kabulüne imkan bulunmadığı, tarafların usulüne uygun 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin;

HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, davacının kendi ticari defterlerinde 36 adet toplam KDV dahil 7.526.378,56.- TL tutarlı fatura içeriği yemek hizmeti işini dava dışı kuruma yerine getirdiğinin kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinden dava konusu işin maliyeti hesaplanamadığından dava konusu iş ortaklığına ait kar zararında hesaplanamadığı, davalının ticari defterlerinde dava konusu iş için davacıya ödeme yaptığının diğer bir deyişle dava konusu işin maliyetlerine katılmış olduğuna ilişkin kayıt görülemediği, dava konusu işin maliyetinin sektör bilirkişisi tarafından emsal fiyatlar esas alınarak hesap edilebileceği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.

Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca, Bir mali müşavir, bir gıda mühendisi, bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı tasfiye memuru atanmak suretiyle; tarafların beyanları doğrultusunda herhangi bir mal varlığı olmadığı gözetilerek söz konusu iş sebebiyle yapılan harcamalar, alınan ödemeler değerlendirilerek ortaklık bilançosunun çıkartılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; " Taraflar arasında ortaklık sözleşmesi düzenlendiği halde ortaklık adına herhangi bir ticari defter onayı yapılmadığı, vergi dairelerinde iş ortaklığı veya adi ortaklık kaydı yapılmadığı görülmüştür. Ortaklık adına alınan veya verilen herhangi bir fatura veya ödeme belgesine de rastlanmamıştır. İhale makamına karşı sorumlu olan asıl firmanın kayıtları da incelendiğinde hesapların işyeri bazlı ve alınan ihalelere göre kayıt tutulmadığından davaya konu yapılan iş ile ilgili herhangi bir kar veya zarar hesabı yapılamamıştır. Dosyaya sunulan faturaların içeriğinde yemek üretim maliyetlerinin hangi hizmet işine ait olduğu tespit edilememektedir. Taraflar arasında imzalanan .....tarihli iş ortaklığı sözleşmesinde yer alan “675.000,00-TL tazminatın” TBK 179/3 maddesi anlamında dönme cezası niteliğinde olabileceği, Dönme cezası ile birlikte asıl edimin ifası niteliğinde olan %50 zararın aynı anda istenemeyeceği,

Davalıların 2019-2020 yıllarına ilişkin olarak davacılara herhangi bir zarar ödemesi yapmamasının, borcun, hiç veyahut gereği gibi ifa edilmemesi durumunu oluşturabileceği ancak bu durumun sözleşmeden dönme iradesi olarak değerlendirilmesi halinde davacının sözleşmede kararlaştırılan 675.000,00-TL dönme cezasını talep edebileceği, aksi halde talep edemeyeceği" şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Son alınan rapor hüküm kurmak için elverişli ve yeterli görüldüğünden, itiraz edilen hususlar mahkememizce hukuki değerlendirme olarak çözülmesi gerektiğinden, davacı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, gelen müzekkere cevapları, alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında geçerli olarak adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme ile meydana getirilen ortaklık adına herhangi bir ticari defter onayı yapılmadığı, vergi dairelerinde iş ortaklığı veya adi ortaklık kaydı yapılmadığı, ortaklık adına alınan veya verilen herhangi bir fatura veya ödeme belgesine rastlanmadığı, davacının kayıtları incelendiğinde hesapların ve kayıtların işyeri bazlı ve alınan ihalelere göre tutulmadığı, davaya konu yapılan iş ile ilgili herhangi bir kar veya zarar hesabı yapılamadığı, dosyaya sunulan faturaların içeriğinde yemek üretim maliyetlerinin hangi hizmet işine ait olduğunun tespit edilemediği, adi ortaklıkta mahkemeye başvurulmadan tek yanlı fesih hakkının ancak sözleşme ile saklı tutulduğu durumlarda kullanılabileceği, dava konusu iş ortaklığı sözleşmesinin böyle bir hakkı saklı tutmadığı, sözleşmenin yürürlükte olduğu, sözleşmenin .....tarihinde feshedildiğinin kabulünün mümkün olmadığı; davacının iş ortaklığı sözleşmesinden kaynaklı olarak uğranılan zararı ve cezai şartı talep etmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, netice olarak davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.

Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Uğranılan zarar için açılan tazminat davasının REDDİNE,

2.Cezai şart davasının REDDİNE,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın, peşin alınan 12.381,19.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.765,79‬.-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,

5.Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 112.750,00.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile 1/2'şer oranında davalılara ödenmesine,

7.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan Üye Üye Katip

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog